1 MAYIS



 

 

 


Bugün 1 Mayıs. İşçilerin, gençlerin, kadınların, çalışanların, tüm ezilenlerin ve halkların birlik ve dayanışma gününü çevreciler olarak kutluyoruz. Benden önce ki konuşmacılar, sendikacılar 1 mayısın önem ve anlamını ifade ettiler. Bende doğa,  çevre ve yaşamın toprak, su ve tüm canlıları ilgilendiren ülke bütününde süren HES’ler (hidro elektrik santraller) termik santraller ve nükleer ünitelerin doğaya ve tüm canlılara verdiği zararları ve de ilimizde süren Amasya Taşova arasında ki vadiye yapılan heslerle ilgili betonlaşmayı ve doğanın bozulmasını ifade edeceğim.


 


Heslerin amacının sadece elektrik üretmek olmadığını suyun özelleştirilmesi yani suyun 49 yıllığına kullanım hakkını almasıdır. Amasya Taşova arasına 22 tane yapılacak HES projesi vardır. Bunun 16 tanesi suyun kullanım hakkını almıştır. Bu ırmakların derelerin suyunu almaktır. Doğanın insanlığa binlerce yılda hazırlayıp bu vadilerin yaşayan tüm canlıların yok edilmesidir. Suyun betona alınması, suyun topraktan koparılması toprağın çölleşmesi demektir. Nasıl ki insan anatomisinde aort damarının kesilmesiyle o canlının ölümü demekse suda toprakların aort damarıdır. Eğer suyu topraktan koparırsak yani betona tünele alırsak o toprak ölür. Toprak nemini koruyamadığı için toprakta tuzlanma ve çölleşme başlar. Suda yaşayan sucul canlılarında ölümü demektir aynı zamanda. Dünyada yaşayan bir canlı türünün nesli tükenirse eko sistemin bozulmasıdır bu. Günlük haberlerde görüyoruz. Toprak kayması, anlık yağmur yağışıyla sel baskınları, kısa süreli hortumlar küresel ısınmamın artık dünyayı yaşanamaz sürece götürdüğünü artık görüyoruz. Tüm bunlardan dolayı uluslar arası sermayenin ve onların işbirlikçilerinin ülkede yaygınlaştırdığı doğal yaşama saldırı yaşanılmaz bir doğa bırakmaktır. Bu da en çok yoksulları, ezilenleri, horlananları geleceğimiz olan çocukları yani neslimizi etkilemektedir. Kapitalizm sömürü çarklarını biledikçe yoksullaşma, işsizlik, baskı ve zulüm devam edecektir. Dünya halklarına, ülkemizdeki halklara uygulanan baskı ve zulüm sermayenin bitmek tükenmez kar hırsıdır. Dolar milyarderleri yarattıkça kalkınıyoruz diyenlere cevabımız elbette ki vardır: O kalkınma değil lokmamızın küçülmesidir. Yoksulluğun, açlığın, sömürünün daha da katmerleşmesidir. İnsanca yaşamak için bölüşüm ve paylaşımdaki adaletsizliğe dur demek için yaşam alanlarımıza suyumuza, toprağımıza, sahip çıkmak için bu sömürü düzenine son vermeye var mısınız? Onun için geleceğimize, toprağımıza, sahip çıkmalıyız. Kahrolsun sömürü düzeni, HES lere hayır, yaşasın halkların kardeşliği sizleri mücadelemizde ortaklaşmaya çağırıyoruz. Hepinize saygılar.

Yorum Ekle