Memleketimde Eğitimin Halleri (Bölüm 6)

Ortaokulların ve Liselerin Yeniden Yapılandırılması 

Çocuklarımızı sağlıklı, yüksek özgüvene sahip aynı zamanda daha sosyal, daha mutlu ve içselleştirilmiş bir disiplinle yetiştirebilmek adına spor ve sanat ile buluşturmak zorundayız. Bu bağlamda her birey elbette spor yapmalı ve sanatın bir veya birkaç dalıyla ilgilenmelidir. Ancak profesyonel anlamda sporcu ve sanatçı yetiştirmenin en temel kurallarından biri de ilgi ve yeteneği buluşturabilecek eğitimin zamanında verilmesidir. O halde spor ve sanat gibi alanlara özel ilgi ve yeteneği bulunan öğrencilerimiz için de ortaokullar açılmalıdır. Spor Ortaokulu, Güzel Sanatlar Ortaokulu gibi… Hatta bazı alanlar için mesleki eğitimin de ortaokul düzeyine çekilmesi uygun düşecektir.

Bugüne dek farklı isimlerle karşımıza çıkan liselere geçiş sınavlarının hem çocuklarımızda hem sosyal hayatımızda oluşturduğu derin tahribatlara yeniden değinmeye lüzum yoktur. Artık, ilgi ile yeteneği buluşturabilecek modern bir sisteme ivedilikle geçilmelidir. Liselere geçiş sınavlarının kaldırılmasını mümkün kılacak bir düzenlemenin hayata geçirilmesi elbette devrim niteliği kazanacaktır. Bu sınavların neredeyse tek müsebbibi durumuna getirilmiş ve dört yıl boyunca öğrencilerini sadece birkaç saatlik bir imtihana hazırlamayı yegâne hedef edinmiş Fen liseleri ile Anadolu liseleri ivedilikle meslek liselerine ve/veya genel liselere dönüştürülmelidir.

Bu manada liseler; Spor, Genel, Güzel Sanatlar ve Meslek Liseleri olmak üzere dört ana türde toplanmalıdır. Bir taraftan da meslek liseleri, hemen hemen her iş kolunun ihtiyaçlarına cevap verecek sayıda çeşitlendirilmelidir. İlgili işkolunun temel becerilerini, terminolojisini, deontolojisini kavramış kalifiyede personel yetiştiren bir eğitim anlayışına kavuşturulmalılar.  Hukuktan bilişime, teknolojiden iktisada, medyadan ziraata, ilahiyattan meteorolojiye, güvenlikten sağlığa, bebek bakımından kuaförlüğe, motorlu araç bakımından tutun mühendisliğe kadar akla gelebilecek her alanda meslek lisesi programları açılmalı, mevcutlar daha kapsamlı daha donanımlı hale getirilmelidir. Dolayısıyla genel liselerin toplam öğrenci kontenjanı aşağı yukarı %30, meslek liselerinin ise %70 civarında olacak şekilde planlanma yapılmalıdır.  Okuduğu okuldan veya bölümden hoşnut kalmayan öğrencilere, makul bir süre içinde okullar ve/veya bölümler arası geçiş hakkı verilmelidir.

Yazımızın önceki bölümlerinde belirttiğimiz gibi, temel eğitim sürecinde çocuklarımızın ilgi ve yetenekleri doğru gözlem, istişare, ölçüm ve analizlerle belirlenmeli, titizlikle e-okul sistemine işlenmeli ve alınacak çıktılar muhafaza edilmelidir. Ortaokul son sınıfta ise ayrıca, yerinde meslek tanıtımları yapılarak her öğrencinin ilgi ve yeteneğine uygun meslek ile tanışabilme, buluşabilme koşulu yaratılmalıdır. Ortaokuldan mezun olan öğrencilerden mesleğine karar verenler ikametgâhına en yakın ilgili alanın meslek lisesine, karar vermeyenler ise en yakın genel liseye kaydını yaptırarak lise öğrenimine başlamalılar. Bu düzenleme liselere geçiş sınavlarına son vereceği gibi, çocuklarımızın hemen hemen tamamına ailesinin yanında lise öğrenimine devam etme imkânı da sağlamış olacaktır. Bununla birlikte bugün sınav ile öğrenci alan birçok lisenin bahçesinde bulunan pansiyonların yaklaşık %70-80’i boşa çıkacaktır. Bu pansiyonlarda, köylerden geliş-gidiş yapan, bilhassa kış mevsiminde evinde çalışma imkânı bulunmayan çocuklarımız ağırlanmalıdır.

Üniversiteler öğrenci kontenjanlarını planlarken, aynı alandan mezun olan meslek lisesi mezunları için %70, genel liselerden mezun olanlar için ise %30 kontenjan planlamalıdırlar. Bu arada meslek liselerinin bölümlerine alınacak öğrenci kontenjanları da, ilgili alanın üniversitelerdeki toplam öğrenci sayısının en az %70’i olmalıdır.

Dilerseniz “sağlık alanı” üzerinde örnek vererek konuyu daha anlaşılır hale getirmeye çalışalım.

Örneğin A üniversitesi; bünyesindeki tıp fakültesinden iki yıllık sağlık yüksekokuluna kadar, “sağlık” ile ilgili tüm programların %70’ini sağlık meslek lisesi mezunlarına, %30’unu genel lise mezunlarına ayıracak şekilde kontenjan planlaması yapacaktır. Bu durumda Sağlık Meslek Lisesi mezunlarının üniversitelere geçişi ise şu şekilde sağlanacaktır.

Sağlık meslek lisesinden okuduğu alana göre “teknisyen” ve/veya “yardımcı” unvanıyla mezun bir öğrencinin; %70 ağırlıklı sağlık derslerinden, %30 ağırlıklı Matematik (orta düzey), Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih ve Coğrafya derslerinden müteşekkil, merkezi bir sınava girerek almış olduğu puan ile yükseköğrenime geçişi gerçekleştirilmiş olacaktır. Öğrencimiz Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Fizyoterapi, Sağlık Eğitim, Ebelik, Hemşirelik Fakülteleri ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu programlarını (Tıbbi Dökümantasyon, Odyometri, Radyoloji, Tıbbi Laboratuvar, Anestezi, Eczacı Teknikerliği, Acil Tıp Teknikerliği, Ameliyathane Teknikerliği, Ambulans ve Acil Yardım Teknikerliği vb.) ilgi ve yeteneği doğrultusunda, aynı zamanda puanını da dikkate alarak tercihini yapacaktır. Üniversiteye yerleşemeyen sağlık meslek lisesi öğrencileri okuduğu alana göre “teknisyen” ve/veya “yardımcı” unvanıyla mezun olacak, aynı zamanda bu unvan ile kamuda veya özel sektörde çalışabileceklerdir. Ayrıca her yıl her öğrenci gibi üniversite sınavına girme hakkına da elbette sahip olacaklardır.

Sağlık alanı için örneklediğimiz bu uygulama bütün meslek liseleri için geçerlilik kazandığı takdirde her birey teknisyenliğini kavradığı mesleğin akademik eğitimini alma imkânına kavuşmuş olacaktır. Dolayısıyla en çok mustarip olduğumuz hatta özlemini çektiğimiz “işinin erbabı” olarak ifade ettiğimiz nitelikli, aynı zamanda işini seven mutlu insanlar yetiştirme bahtiyarlığına erişmiş olacağız.

Genel liseler için müfredat yeniden hazırlansa da muhtemelen mevcut durumdan pek de farklı olmayacaktır. Ancak çeşitlilik ve teferruat açısından az da olsa bir onarıma muhtaç olduğu aşikârdır. (Her düzeydeki okullarımızın ders, müfredat ve faaliyetleriyle ilgili önerilerimiz yazımızın sonraki bölümlerinde ele alınacaktır.) Genel liselerden üniversiteye geçişler, yine dört yılın sonunda yükseköğrenime geçiş sınavından alınan puanlarla gerçekleşecektir.

İlkokul sürecinde tutulan kayıtlar ışığında özel istidatları tespit edilen öğrencilerin önce Güzel Sanatlar ve Spor Ortaokullarına, sonra Güzel Sanatlar ve Spor Liselerine, devamında kendi alanlarının yükseköğrenim programlarına hiçbir sınava tabi tutulmadan geçişleri sağlanacaktır. Sadece % 5-10 civarında cüzi bir kontenjanın diğer liselerden mezun olan öğrencilere ayrılması yeterli olacaktır. Bu arada, spor ve sanat liselerine alınacak öğrenci sayısının, aynı alanın yükseköğrenimine ayrılan öğrenci kontenjanını geçmemesi esas alınacaktır.

Özet olarak,

  1. Fen Liseleri ile Anadolu Liselerine son verilerek, bu okulların Meslek Liselerine ve/veya Genel Liselere dönüştürülmesi
  2. Ortaokulların çeşitlendirilmesi (Spor Ortaokulu, Güzel Sanatlar Ortaokulu, Mesleki Eğitim Ortaokulu)
  3. Liselerin yeniden yapılandırılması (Meslek liselerine ağırlık verilmesi. Her işkolu için meslek lisesi açılması)
  4. Liselere geçişlerin sınavsız olarak gerçekleştirilmesi
  5. Spor ve Sanat Lisesi mezunlarına okudukları alanın yükseköğretim programlarına sınavsız geçiş hakkı verilmesi
  6. Yükseköğrenime geçiş sınavları için hazırlanan sorulara, meslek liselerinin alan müfredatından %70 ağırlıklı yer verilmesi
  7. Meslek Lisesi mezunlarına alanlarının yükseköğretim programları için %70 oranında kontenjan ayrılması

Sunmaya çalıştığım âcizane öneriler uzmanların da görüşleriyle harmanlandığı takdirde daha sağlıklı, daha olgun bir eğitim sistemine kavuşmuş olacağız. Eğitim hayatına henüz başlayan çocuklarımıza dahi, Fen Liseleri ile Anadolu liselerini önlerine birer hedef olarak koymaya zorlayan ve zihinlerine sınav korkusunu kodlaya kodlaya nakşederek kişisel gelişimlerini engelleyen imtihan odaklı mevcut sistemden kurtulabilmek arzusu ve ümidiyle diyerek yazı dizimizin altıncı bölümünü noktalıyoruz.

Devam edecektir
Saygılarımla…

Yorum Ekle

PAYLAŞ
Önceki haberTaşova’da IPARD II Lansman tanıtım toplantısı düzenlendi
Sonraki haberMEDYA FM, SİHİRLİ MİKROFONA ADAY
1966 Ağrı/Taşlıçay/Aşağı Toklu Köyünde doğdu. İlk ve ortaokulu memleketinde okudu. Konya Atatürk Sağlık Meslek Lisesinden 1985 yılında mezun olduktan sonra, Adıyaman'ın Gerger ilçesinin Güngörmüş Sağlık Ocağında dört yıl sağlık memurluğu yaptı. 1989 yılında girdiği Erzurum İbrahim Hakkı Sağlık Eğitim Enstitüsünden 1992 yılında bölüm birincisi olarak mezun oldu. İnönü Üniversitesinden lisans tamamladı. Amasya Taşova Sağlık Meslek Lisesinde meslek dersleri öğretmeni, müdür yardımcısı ve okul müdürü olarak çalıştı. Amasya Merkez Anadolu Sağlık Meslek Lisesinin kurucu müdürlüğünü yaptı. Halen Afyon İhsaniye İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Hemşirelik alan öğretmeni olarak görev yapan yazar, evli ve iki çocuk babasıdır.