YOL MEMLEKETE DÜŞTÜ

0
“İnsanın memleketi, ne doyduğu yer, ne de doğduğu yerdir; çocukluğunun geçtiği yerdir.”
Bildiğim, sözün sahibi ülkemizin en önemli fotoğraf sanatçısıdır. Fotoğraf çekmek çok ince bir ruh, gözlem, oldukça itina gerektiren, yetenek, nezaket isteyen bir sanat. Hem zamanı, hem serencamı, hem mekanı; hayatı, tabiatı, asumanı gönül ve göz aynasında toplamak, işlemek, tartmak, tasarlamak, görüntüleyip fotoğraflamak; sonra çekilen fotoğrafı insanların ruhuna, gönlüne, geçmişine, yaşamına, anına dokundurmak; büyük sanat. Fotoğrafa bakan, gören insan, kendinden, hayatından, etrafından bir şeyler bulmalı, hissetmeli. Fotoğraf sanatı aynı zamanda, hayata, mekana, yaşam koşullarına, hayatın akışına, niteliğine tarih düşmektir. Bugünden yarına vefadır, sefadır; diğer tarafıyla, belki çiledir, cefadır. Fotoğrafın ve fotoğrafçılığın sanat olarak yer etmesinde, yerleşmesinde, yaşamasında, var olmasında ve sevilmesinde asıl sebep belki de hayatın her tarafına nazar etmesidir; dünü bugüne taşımasıdır, insanın hüznüne, sevincine, kıvancına vurduğu mühürdür, damgadır.
Nereden nereye? Asıl anlatmak istediğimden ayrılınca, başka mecralara daldım gitti. Asıl konu fotoğrafa gelmeden evvel seyahat, yolculuk, bir diğer tarafıyla memleket ziyareti idi.
Yaz aylarının gelmesiyle beraber, ömrünü, geçimini, yaşamını gurbete adayanların, memleketlerine, doğdukları topraklara, sılaya giderek, bir kaç ay dahi olsa, orada hayatlarını idame ettirme hayali, gayesi düşüncelerinde öteden beri yer etmiştir.
Bu nedenden olacak, şehrin kalabalığından, trafiğinden, keşmekeşinden, sıcağından ve hatta meşguliyetinden bunalanların, seyahat ve hasret türküsü çoktan otobüs terminallerinde çalınır oldu. Bu seyahatlerin kıymetli olduğu da aşikar.
Gezip görmek, seyahat etmek, bildik, tanıdık insanlarla karşılaşıp selamlaşmak, eski ama eskimeyen dostlarla merhabalaşıp halleşmek, ruhen, bedenen yenilenmek, insanı her zaman mutlu edecektir.
Seyahat ve tatil, bir sayfiye yerinden ziyade menzilini memleket olarak belirleyince, adı memleket ziyareti oluveriyor. Memleket ziyareti, diğer bir deyişle sıla-i rahim dinimizce de hoş bir eylem olarak görülüyor, tavsiye ediliyor. Belki de, beraber ve birlik, dirlik içinde, unuttuğumuz, umursamadığımız muhabbet, sohbet ortamının yeniden tesisi bu gibi eylemlerle yeniden inkişaf edecektir. Memleketimizin yeşiliyle, mavisiyle, toprağıyla, dağıyla, ovasıyla, ırmağıyla gezmeye, görmeye ve seyahat edilmeye özgü ayrı, gayrı tarafları var ve buna değer.
Ayrıca, imkanlar ölçüsünde, fotoğraf çekerek, hem bir sanatın amatörce dalından tutmak ve hem de tanıdık veya tanımadık insanlarla paylaşmak, eski samimi, içten ortamları geri getirecek, insani yaklaşımların artmasına, kültür ve gelenek, göreneğin yaşamasına, yarınlara güzel şeylerin bırakılmasına sebep teşkil edecektir, kim bilebilir?
Enver Seyhan

Yorum Ekle