SİYASET DEDİĞİN

0

Her birimizin siyasi görüşü olmasına rağmen bunu açıklamak veya yönetiminde yer almak istemeyiz. Amaç kendini gizlemek değildir tabii ancak bu işi abartan benden, senden, ondan ayrımcılığına giren çoğul bir kesim olduğuna göre buda pek ters bir şey değildir aslında.


 


Yerelde siyasete ilçenin önde geleni olsun, arkadan gideni olsun sonuç itibari ile insan ilişkilerine önem veren, uzak durmaya meyillidir. Muhakkaktır ki biraz düşünüldüğünde aslında yapılanda doğrudur. Toplum birlik beraberliği açısından ve geçmişte yaşanan siyasi olaylar göz önüne alındığında siyaset dediğin şeyin  insanı kişisel haklarını kısıtlayabilme olasılığı da mevcuttur.   Peki bu işleri ele alması gereken aklı başında, ayırıcı değil birleştirici, yerel siyasetçiler olmadan da olmayacağına göre, işi abartmadan, insanları ayrıştırmadan yapılması kendileri ve toplum açısından faydalı olacaktır.  Taşova için yerel seçimlerde başa gelen kişinin iktidar veya diğer partiden olmasının Taşova’nın şu an ki kötü talihine bir şeyler katacağına inanmıyorum. Taşova’da  % 51,45  gibi çoğulun oyunu alıp, belediye koltuğu olmazsa bizden değilsiniz mantığı da akla uygun düşmez.  Ancak güncel olaylar ve kişisel ilişkiler işi değiştirecektir. Bu koltuğu istiyor iseniz buyurun önce biz, sizi görelim. Ne de olsa senelerdir böyle olursa şöyle yaparız….   taktiği  yok, kalsın, yemezler.


 


Artık bu ilçeye bir şeyler yapmalısınız. Ben buradan akıl mı veriyorum?  Hayır toplum adına bende ne koparsam kâr diye görüyorum. 9 binlik ilçe mensubu olmak, devamlı göç vermek hiç hoşuma gitmiyor. Aksine  İlçe yönetiminin de elini kuvvetlendiriyorum, bak bizim için ne yazıyorlar diye. 1990’lı yıllarda  Demirel taktiği gitmiyor.  –Düşün arkama.  ‘ ‘Amasya mitingi’’


 Bakınız yazı dili  kullanmak çok risklidir o an yazdığınız defalarca okunur ve atladığınız konudan öyle bir vurulursunuz, nerede ise düşman olursunuz.  Hazır aklıma  tatlı bir hikaye gelmişken, kaynağı aklımda olmamakla beraber ileteyim. Osmanlı döneminde Anadolu’nun bir köşesinden siyaset öğrenmek için bir genç atlar gelir. Tabii dönem itibari ile siyasetin merkezi olan istanbul’da kolay değildir siyaset.  4 yıl siyaset eğitimi alan genç bütün derslerinde muvaffak olur. Hocası başarılı öğrencisine kal, işin hayattaki ilmini öğretelim der. Kendine bu öğrendiklerinin yettiğini düşünen öğrenci kabul etmez ve memleketine yola çıkar. Bir mola yerinde namaza yetişen genç, İmamın vaazından hiçte memnun değildir. Kendine ters  şeyleri telkin eden hocaya ayağı kalkarak:  -Ey cemaat, bu hoca  yalancı, size yanlış şeyler söylüyor, hoca sahtekardır. Hoca, bunun üzerine  ey cemaat size bahsettiğim kafir, zındıklar işte bunlardır. Cemaat genci al aşağı eder. Genç pişmanlık ile  siyasetin ilmini  öğrenmek gayesi ile hocasına tekrar müracaat eder. Ve bir yıl tekrar eğitim alır ve tamamlar. Tekrar Memleketine doğru yola çıkan bu genç, aynı yerde, aynı hocaya denk gelir. Hoca yine kendisine çok ters şeyler söylüyordur. Cemaate, bunun üzerine tekrar ayağa kalkarak. Ey cemaat bu hoca ne mübarek bir hocadır. Saçının bir teli milyonlarca sevap, sakalının bir teli milyarlarca sevap der. bunun üzerine cemaat saldırmış  hocaya, ne saç ne sakal, yolmuşlar hepsini..  Genç adam hocanın yanına gidip, YAA HOCAM; GÖRDÜN MÜ !   SİYASET NASIL OLUYORMUŞ. der.


 Yine son günlerde Belediye Başkanı Mustafa Korkmaz ağabeyimiz hakkında yazılanlar defalarca mail adresime düştü. Peki bu yazılanlar ne aile terbiyesine, ne de toplum terbiyesine uygundur. Çamur at izi kalsın taktiği hoş olmadığı gibi çalışanlarında psikolojik yaralar bırakacağı, hiç istenmeyen olaylara gebe olması içten değildir. Siyasette lütfen yalan dolanı, iftirayı karıştırmayalım. Bir an olsun; o hassas teraziye! bineceğimizi akıldan çıkarmadan yalana, dolana başvurmadan ve insanların aile yaşamlarına saygı göstererek, sağ duyulu bir başkan seçimi olması hepimiz için güzel olacaktır. Bu işin diğer taraftarlar tarafından yapıldığı izlenimi varmış. Bakınız taraftar olabilmek için önce tarafa layık olmak gerekir.


 


 İnşallah bu konulara değindiğime pişman olmam. Sevgi ve saygılarımla.


 


Bu söz adaylara ve parti yönetimlerine.


 


Bir amaca doğru yürürken, kişisel düşünce ve çıkarları bir tarafa bırakarak el ele vermek icap eder; başarının sırrı budur. Unutulmamalıdır ki; bizlerin gerçek vazifesi toplumumuzun gelecekteki yüksek çıkarlarını sağlamaya çalışmaktır.


GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.


 


Bu ise bizlere.


 


Vatandaşınız olan herhangi bir şahsı istediğiniz gibi sevebilirsiniz. Kardeşiniz gibi, arkadaşınız gibi,babanız gibi, evladınız gibi, sevgiliniz gibi sevebilirsiniz. Fakat, bu sevgi sizi milli varlığınızı bütün sevgilerinize rağmen herhangi bir şahsa, herhangi bir sevdiğinize vermeye sebep olmamalıdır. Bunun aksine hareket etmek kadar büyük bir hata olamaz. Bir millet için, bir milletin varlığı, bir milletin şerefi ve haysiyeti, bir millet büyüklüğü için bu kadar hata olamaz.


GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.

Yorum Ekle