Bir Arkeolog gözüyle Gerezini

0

Ali Önder-Emekli Arkeolog

Taşova İlçemiz Tatlıpınar köyü güney yamaçlarında, Canik dağlarının devamı olan Boğalı ormanı içinde, Taşkınçay yamaçlarında Gerezini adıyla ünlü Tarihöncesi çağlardan beri iskan görmüş bir mağara bulunmaktadır. Bu mağarayı bağlı bulunduğu Tatlıpınar köyü Gerazini diye adlandırıyorlar. Gerez dağı Tevrat’ta adı geçmekte olup, Ortadoğu’da yer almaktadır.

Çocukluğumdan beri bu mağaraya birçok kez girip dolaşmışımdır. Bazen yöre insanları da ellerine aydınlatma aracı alarak bu mağaraya gezmeye giderler. 1990’lı yıllarda köyümüzden bir arkadaş  ile bu mağarayı gezmeye gittik. Bir de ne görelim defineciler mağara girişinde derin bir çukur açmışlar, çukurdaki tüm çanak-çömlek kırıklarını da etrafa yığmışlar. Malzemeler genellikle mağaranın en son iskanından kalan Helenistik ve Roma çağı çanak-çömlek kırıkları idi. Ancak kaçak define arayıcıları mağaradaki tabakaları altüst etmişlerdi. İleride yapılacak bilimsel çalışmalar için büyük kayıptı. Mağara oldukça derin. Kış aylarında yaklaşık 50-60 m.ilerledikten sonra derin bir göl karşınıza çıkar, ancak yaz mevsiminde bu gölün tabanındaki su kurumuştur. O yüzden mağaranın istediğiniz istikametine yönelebilirsiniz. Şayet kuzey kenardaki koridora girecek olursanız ki bu koridorda sürünerek ilerlemek zorundasınız. Bir boşluktan sonra yukarıda bir deliğe ulaşmanız gerekir ki, ben bu delik kısma tırmanamadım ve ilerisi nereye kadar uzanıyor bilemeyeceğim. Ancak mağara bana Bulgaristan’da bir mağarada ele geçirilen kalkolitik devir malzemeleri ile dolu bir mağarayı hatırlatıyor. Bulgaristan’daki bu mağarada malzemelerin çoğu da bakır çağına ve tunç çağlarına ait savaş baltaları, ok uçları, mızrak uçları v.b. idi. Sanki savaş malzemelerini burada depo etmişler. Gerezini mağarasında da detaylı bir bilimsel araştırma yapılırsa, belki de bizlere mağara duvarlarına çizilmiş aşı boyası resimlerini dahi karşımıza çıkarabilir. Mağara içindeki sarkıt ve dikitlerin oluşturduğu rengarenk görüntüleri arkadaşım Ballıca köyünden bir arkadaşımız fotoğrafladı. Ancak bu muhteşem renk oyunlarının olduğu bu fotoğraflar sayfaya eklenemiyor. Yöremizde yontma taş çağına ait bir el baltasını Yeşilırmak kenarındaki bir kum ocağından tesadüfen buldum. Mezolitik çağ dediğimiz orta taş devri ve neolitik çağa ait aletler dahi görülmekte. İnsanlar tarlalarında çalışırken gördükleri bu olağandışı aletleri evlerinin önüne getirip sergiliyebiliyorlar. Örneğin bir vatandaşımız tarlasında bulduğu neolitik çağ sürtme taşlarını evi önüne taşımış. İlk defa Çatalhöyük kazısında rastladığım kil topaklarına da burada rastladım.  İnsanlar henüz çanak-çömlek yapmayı öğrenmeden önce taş kaplarda yemeklerini yapıyorlarmış. Taş kaplar ateşe dayanmadıkları için  bu kil topaklarını ateşte kızdırıp taş kaplar içine atarak suyu ısıtırlar ve yemeklerini pişirirlermiş. Bu durumu İngiliz arkeolog, Çatalhöyük Kazı Başkanı Ian Hodder, şahsıma 1996 yılı kazı sezonunda birlikte çalışırken anlatmıştı. İşte bu kil topağı örnekleri köyümüzde bir yerleşim yerinde ele geçiyor.  Tekstil tezgahlarının kireç taşından yapılmış ağırlık taşı; ancak burada yaşayanların tekstili örmeyi bildiklerini de gösteriyor. Tipik neolitik döneme ait, kenarlarında mahmuz şeklinde tutamakları olan çömlek parçaları  bu yerleşim yerinde mevcut. İnşallah birgün bu alana da arkeologlar el atıp bilimsel kazı çalışması yaparlar. Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY) ekibine ve başlarındaki arkeolog Gülay Sert Hanım’a bu alanı gezdirip haritasına işaret ettirdik. Gerezini Mağarası’na o gün için ulaşamasak da ellerindeki haritaya tahminen mağaranın yerini, koordinatları ile işaret etmişlerdi,  2016 yılı Ağustos ayında bu mağara alt taraflarından köyümüze gelen içme suyu borularının selden hasar görmesi üzerine bir tamirat çalışması başlatıldı. Gelen greyderlerin bu tarihi ve doğal mağaraya yol açabilmesi için gayret sarfettim. Ancak başarılı olamadım. Amasya Özel İdare Sekreteri bu mağara ile ilgili resimler getir dedi. Flaş belleğime bir çok fotoğraf yükleyip kendisine teslim ettim. Ancak greyder operatörü burada greyder çalışmaz deyip yolun açılmasını engelledi. İnşallah er veya geç bu mağaraya ulaşım yolu açılır da ziyaretçi akınına uğrar burası.

Mağara üzerinde Bizans çağına ait bir kale mevcut. Kale yakınında Bizans mezarlığı bulunmakta. Bu kültürel varlıklarımızın son zamanlarda  Amasya Müzesi tarafından tescil dosyalarının hazırlanarak Samsun Kültür ve Tabiat  Varlıkları Bölge Kuruluna sunulduğunu sevinçle öğrenmiş bulunmaktayız.

Yorum Ekle