AMASYADAKİ TAŞOVALILAR

0

  Dernek, vakıf, cemiyet, kulüp vb. organizasyonlar, insan hayatını kolaylaştıran, güzelleştiren, daha yaşanır hale getirmeye yönelik çalışmalar yapan, bu uğurda gönüllü katılımlarla yürüyen / yürütülen yapılanmalar olması hasebiyle mühimdir. Son zamanlarda da moda tabiriyle “sivil toplum kuruluşları(STK)” olarak anılan bu yapılanmalar, insanlar arasındaki birlik, beraberlik ve dayanışma duygusunu da geliştirmektedir.


 


Amasya’da yaşayan Taşovalılar olarak da böyle bir yapılanmaya ihtiyacımızın olduğu herkes  tarafından dile getirilmekteydi. 1999 senesinin bahar aylarında, gönüllü birkaç arkadaşımızın destek ve yardımıyla “dernek” kurma aşamasına gelindiği halde aynı günlerde yapılacak olan milletvekili ve mahalli seçimler sebebiyle ne yazık ki akamete uğramıştı.


 


Böylelikle, Amasya’da giderek artan Taşovalı nüfusun “birlik ve dayanışması”nı sağlamayı  öngören derneğimizin kuruluşu beş-altı sene sonra gerçekleşmiş oldu. Emeği geçenlere, maddi-manevi yardımlarını esirgemeyenlere ve bugünlere gelinmesini sağlayan üyesinden yöneticisine herkese teşekkür ediyorum.


 


Amasya merkez ilçede yaklaşık olarak 5-6 bin ivarında Taşovalı hemşehrimizin olduğu düşünülürse, önemli bir çekim ve güç merkezi olmamız gerekmekte iken hak ettiğimiz yerde olmadığımız kanaatindeyim.


 


Gerek kamu kurum ve kuruluşlarında, gerek özel sektörde, ticaret, san’at, iş dünyası ve sosyal hayatta Taşovalıların varlığı hiç de küçümsenemez. Temsil seviyesinde değişik dönemlerde il müdürlükleri, il başkanlıkları, kurum müdürlükleri ve yönetimlerinde, siyasi manada çeşitli partilerde yönetim kademelerinde ve adaylıklarda bulunmuş, milletvekili seçilmiş, halen bu görevlerini devam ettiren hemşerilerimizin varlığına rağmen toplum nezdinde istenilen etkiye sahip olamadığımız da içimizi burkan bir gerçektir.


 


Bir özeleştiri yapmak gerekirse, buna derneğimizin faaliyetlerinden  başlamak lazım, diye düşünüyorum.


 


Sosyal faaliyetler, tanıtım ve “bazı mes’eleler”de birlikte hareket etme gibi çalışmalarda  derneğimizin imkânlar nisbetinde başarılı olduğunu söylemeliyim. Özellikle  tiyatro ve gösteri sunumlarıyla Taşova’mızın   tanıtımında olağanüstü gayretlerinden dolayı Orhan Bol hocamıza bilhassa teşekkür ediyorum.


 


Bu kadarı yeter mi? Elbette bu sorunun cevabı “hayır” olacaktır.


 


Taşovalı dostlarımızla ve hemşehrilerimizle yaptığımız sohbetlerde “beklediğini – umduğunu bulamamışlık”, derneğimizin ve yönetimdeki arkadaşlarımızın üzerinde en çok durması gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.


 


Son birkaç senedir ülkemizde yaşanan seçim ve siyasi süreçler, derneğimiz çatısı altında yapılan ve ekseriyetin tasdik etmediği, siyasi partilere yakınlık-uzaklık ölçüsünün korunamaması, “Ortak Akıl Hareketi, Deniz Feneri Derneği” gibi faaliyetler, bana da pek hoş gelmeyen, oportünizm kokan gelişmelerdir. Tabi ki bu durumlar, sağduyu sahibi insanlarımızı ziyadesiyle üzmüş, derneğimize bakış ve yaklaşımlarını da menfi yönde etkilemiştir.


 


Her ferdimizin tabii olarak bir siyasi dünya görüşüne sahip olduğunu düşünür ve saygı duyarız. Ancak, bu tür faaliyetlerin hiç olmaması gereken bir yerde, derneğimizde yapılması taraflı-tarafsız hemşerilerimizi incitmiştir.


 


Son olarak 29 Mart’ta yapılan Mahalli(Yerel) Genel Seçimler öncesi yaşananlar da öncekilerin üzerine “tuz biber” olmuştur. Bu süreçte Taşovalı olsun olmasın çeşitli siyasi partilerden aday olanlar, derneğimizde düzenlenen tanıtım ve propaganda çalışmaları yapabilirken, aynı zamanda üyemiz ve sevdiğimiz bir kardeşimiz olan bir insanımızı, hemşerimizin Amasya Merkez ilçede İl Genel Meclisi üyeliğine aday olması sebebiyle yapmak istediği toplantıya duyarsız kalınması, hiçbir “gerekçe” ile açıklanamaz. Bu davranışı kabul edilebilir bulmak da mümkün değildir.


 


Geçtiğimiz günlerde derneğimizin yaptığı olağan genel kurulunda bunları yüksek sesle dile getirmeyi düşünüyordum. Ancak, aynı gün ikisi resmî (mecburi katılım gerektiren), üç toplantıya birden katılmam mümkün olmadığından konuyla ilgili duygu ve düşüncelerimi sizlerle bu sütunda açık açık paylaşmayı uygun buldum.


 


Taşovalılar, hiç şüphesiz daha iyisine layıktır. Her ferdimiz tek başına önemli ve özeldir. Taşovalılık da hak ettiği yerde olmalıdır. İktidarlar, siyasi partiler gelip geçicidir. Aslolan Taşovalıların kocaman, sevgi dolu yürekleri ve samimiyetleridir. Kimse yanlış anlamasın…


 


Bol güneşli, bereketli, sağlıklı günlerde buluşmak dileğiyle…     


 

Yorum Ekle