1 MAYISLAR BAYRAM OLSUN…

0

      Çörçil’in güzel bir demokrasi tarifi vardır. ‘Sabahın alaca karanlığında kapınız çalındığında gelenin sütçü olduğundan emin olduğunuz rejimin adıdır demokrasi’ der Çörçil…


         Kısaca korkusuz yaşamanın adıdır demokrasi.


 

         Günün aydınlığında dünyada bayram olan ve bayram sevinci içinde kutlanması gereken 1 Mayıs İşçi bayramında İstanbul’da yaşananların adına ne yazık ki demokrasi diyemeyeceğiz.


 

          Pascal; kuvvete dayanmayan devlet aciz, adalete dayanma-yan kuvvet zalimdir derken adalete yani şiddetle şefkat dengesine dikkat çekmek istemiştir.

 

          1 Mayıs 2008’de Taksim’de yaşananlar bozulan ve kaybolan bu dengenin sonucudur.


 

           900 yıl bizi ayakta tutan kuvvet, adalet yani şiddet ve şefkat dengesi ‘orantısız güç’ kullanılarak bozulmuş 1 Mayıs’ta İstanbul’da ki görüntüler;

 

        ‘Yere düşen bayanın tekmelenmesi, gaz bombalarından etkilenip soluk almada zorlanan insan görüntüleri, hastaneye atılan gaz bombaları, kırmızı boyalı tazyikli su sıkmalar, sökülen kaldırımlar, parçalanan telefon kabinleri, coplanan turistler 1 Mayıs 2008 işçi bayramının ürkütücü ve düşündürücü görüntüleri olarak tarihe geçmiştir.


 

         Dünyanın tüm demokratik ülkelerinde şarkılar ve danslarla meydanlarda sabahlara kadar süren 1 Mayıs kutlamalarından geriye tonlarca çöp kalırken Avrupa televizyonlarının haber bültenlerinde İstanbul’dan Irak’ı aratmayan dehşet görüntüleri verildi. Dünyanın incisi İstanbul’un sokakları atılan gaz bombaları ile savaş alanına çevrildi.

           1 Mayıs 2008’de İstanbul’da yaşananlardan ders çıkarıl-malıdır. 1 Mayıs emek ve dayanışma günü bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de marşlarla, türkülerle, halaylarla kutlanmalıdır.


 

           Küresel bir bayram olan 1 Mayıs dünyanın her yerinde öz-gürce kutlanırken bizde korku günü haline getirilmiş, Taksim’e çıkmak isteyenlerle, Taksim’e çıkmak isteyenlere izin vermeyenlerin inadından doğan bir Taksim sendromu yaratılmıştır.

 

            1 Mayıs hepimizin 1 Mayıs’ı haline getirilmelidir. Korku günü olmaktan çıkarılıp şölen havasında çalışanların, emekçilerin haklarının savunulduğu mesajların verildiği, işçilerin aileleri ile çocuklarının ellerinden tutarak, toplumun Nevruz’a, Hıdırellez’e verdiği coşkuya benzer bir heyecan ile tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi özgürce kutlanmalıdır.


 

            Devlet nizamını tesis ve koruma görevini üstlenen güvenlik güçlerimizin ‘güvenlik adına’ hiçbir ölçülülükle açıklanamayacak ‘orantılı güç(!)’ kullanımı devletini ezelden beri ciddi, merhametli ve adaletli bir baba gibi gören bu nedenle de ona ‘Devlet Baba’ gözüyle bakan İstanbul halkını ve milletimizi üzmüştür.

 

            Canların yanmadığı, camların kırılmadığı, gerçek işçilerin kutladığı bir bayram olsun 1 Mayıslar…



Yorum Ekle