MADEN ARAMA KONUSU

Bugünlerde Taşova ve Erbaa ilçelerinde maden üretimi konusunda herkes bir ses bir nefes olmuş durumda. Belirlenen maden sahalarında maden istihsali sırasında siyanür kullanılacağının duyulmasıyla bilinmesiyle birlikte işin çevre boyutu yaşam boyutu su boyutu canlı boyutu devreye girmiş görünüyor.
Özellikle sosyal medya üzerinden görünen o ki bölge insanını bir telaş bir kaygı bir endişe sarmış vaziyette. Kendi ölçüsünde bazı oluşumlar bile teşekkül ettirmişler. Maden arama ve faaliyet sahalarını göz hapsine almışlar. Tabiatın tahrip olacağı canlı yaşam alanlarının bozulacağı akarsuların ve tatlı su kaynaklarının zehirleneceği dolayısıyla bölgenin yaşanmaz kılınacağı gönüllerde dillerde söylemlerde dolaşıyor.
Sosyal medya üstünden takip ettiğim oluşumların arzulanan amaca ulaşma konusunda hangi aşamada olduklarını nasıl bir yol yordam yöntem takip ettiklerini bilmiyorum. Sadece sosyal medya üzerinden olup bitenlere yazılıp çizilenlere aşina oluyorum.
Fakat şunu ifade edebilirim ki bu gibi hallerde sivil oluşumların öznesi halktır. Halkın temsil yetki ve selahiyet verdiği şahıslar vekaleten onlar adına işleri takip ederler. Bu manadan olarak ifade ettiğim unsur yani halk yasal sınırlar içinde sivil oluşumların gücü ve kuvvetidir. Bu elzem hususun dikkate alınmış olduğunu umuyorum.
*
Hadise bu safhaya gelmiş madem, Taşova ve Erbaa havalisinde tarih içinde maden sahaları konusunu irdelemek incelemek yapılan araştırma ve çalışmaları netice itibariyle görmek bilmek ve bilgiyi paylaşmak gerektiğine kanaat getirdim. Çünkü bölgede bakır ve dolayısıyla altın üretimi yapılacaksa bunun evveliyatında bir bilgi bir araştırma bir faaliyet söz konusu olmalıdır. Yoksa durup dururken böyle bir yatırıma gerek duyulabilir mi? Asla mümkün görünmüyor.
“Anadolu’da nabit bakırın ilk kullanıldığı tarih günümüzden yaklaşık 9 bin yıl öncesini kapsamaktadır.” (Kaptan E.)
Erbaa’da M.Ö. 2100 yıllarını işaret eden Horoztepe kalıntıları ve buluntuları tunç, altın ve gümüş üretimine kanıt teşkil eder durumdadır.
O devirlerde burada ergitme ve dökümcülük konusunda çok ileri teknik kullanılmıştır. “Gümüşlük Eski Madenlik Mevkii” olarak halk arasında bilinen maden sahası bu anlamda örneklerine ulaşılmış bir yerdir. (Kaptan E.)
Horoztepe ören yeri olarak tarif edilen yer, bugünkü Erbaa ilçesinin yaklaşık 35 km
güney yönüne düşmektedir. Kozlu Köyü hudutları dahilinde Kozlu Köyü’nün 9 km güneyinde yer almaktadır. Madenlik alanın yarısı gürgen ve kayın ağaçlarıyla kaplıdır. Bir kısmı da boz bir alan olup güney istikametinde çöküntü biçiminde yumuşak bir meyil takip etmektedir.
Bölgede 1957 yılında kısa süreli de olsa arkeolojik araştırma ve incelemelerde bulunulmuştur. (Özgüç ve Akok)
Ayrıca 1972 – 1974 ve 1977 yıllarında Kozlu Köyü maden sahası ve Horoztepe’de arama tarama faaliyetleri ve kazılar yapılmıştır. Kazılarda maden yatağının varlığı tespit edilmiştir. (MTA)
1988 ve 1997 – 1998 senelerinde Horoztepe ve Kozlu Köyü maden alanında “yüzey inceleme ve araştırmaları” gerçekleştirilmiştir. (M.Özsait ve Ş.Dönmez)
Kozlu Köyü maden yatağının yerleşme sahası yaklaşık olarak 1892 m2’dir.
Maden yatağında bakır istihsali M.Ö. 4’ncü bin yıldan M.S. 4. yüzyıla kadar devam etmiştir. Bölge Tunç Çağı’nda önemli bir bakır üretim merkezidir. (Kaptan E. 1982)
Ayrıca Anadolu’da bilinen en eski maden sahasıdır. Yöre Kalkolitik dönemden beri daima yerleşim görmektedir. (Uyanık H)
*
7 metre derinlikten alınan maden kütüğü numuneleri üzerinde yapılan C – 14 testi sonuçlarına göre tarih M.Ö. 2800 yıllarını işaret etmektedir. (Finlandiya Jeoloji Araştırma E.)
C I maden kuyusundan 8.2 metreden alınan numuneler de C-14 testine tabi tutulmuş ve tarih M.Ö. 3789 yıllarını göstermiştir. (ODTÜ Fizik Bölümü.) (Uyanık H.)
Bütün bu bilgiler muvacehesinde bölgenin maden varlıkları ve maden yatakları bakımından yatırım yapmaya elverir düzeyde olduğundan dolayı plan ve proğram içinde bölgede arama tarama ve sondaj faaliyetlerinin
gerçekleştirildiği, yeterli verilere ulaşıldığı ve yatırım için uygunluğuna karar verildiği görülmektedir.
Gazete haberine göre “Bakır Maden Ocağı’ndan
alınan numuneler üzerinde yapılan tetkiklerde
ton başına 3.95 ile 12.55 gram arasında altın madeni cevheri tespit edildi” deniyor.
*
Kozlu Köyü 2019 tarihi verilerine göre 131 toplam nüfusa sahiptir.
Haber kaynağında “bölgede çok eski zamanlarda maden çıkarıldığı ama yakınlarda maden faaliyetleri konusunda bir çalışma olmadığı, bölgenin çok geniş ve ormanlık alan olduğu, halkın bu durumu endişeyle takip ettiği” belirtiliyor.
Yine haber kaynağında bir yetkilinin olayın ciddiyetini ve önemini şu cümle ile vurgulaması dikkat çekiyor:
“Doğanın bir dengesi var. Bu dengeyi bozmaya hiçbirimizin hakkı yok.”
10 Ocak 2021
Enver Seyhan

Yorum Ekle