ERCAN AYDIN’DAN YENI KITAP ÇALIŞMASI

İlk kitabı “Tevazu ve Kibir”i 2012’de “Yönetimin Ruhu” adlı kitabını 2014’te yayınlayan Ercan Aydın’ın yeni kitabı “Uygulamalı Kaos Teorisi” yayınlandı.

Ercan Aydın’ın Kutupyıldızı Yayınları arasında çıkan yeni kitabının ilk basımı yapılırken “Tevazu ve Kibir” ile “Mükemmel Yönetimin Ruhu” isimli eserlerinin genişletilmiş 2. baskıları aynı yayınevi tarafından basıldı.

Uygulamalı Kaos Teorisi kitabının içeriği özetle şöyledir:

Altın Oranlı Büyüme Modeli ile “Yönetimin Geleceği” değil “Geleceğin Yönetimi” konuşulacaktır. Geleceğin yönetimine mucizevî yaradılış oranı olan Altın Oranla ulaşılması öngörülmüştür.

Kaos Teorisinin işletme alanına uygulanması Altın Oranlı Büyüme Modelinin uygulanması ile mümkün görünüyor. Ancak ne var ki Model, günümüzün işletmesine uygun değildir. Çünkü Modelin uygulama alanı itibari ile yeni küresel anlayışa ihtiyaç duyar. Bunun için Doğunun moral değerlerinin işletme yönetimine katılması gerekmektedir. Model, doğudan yoksun küreselleşme anlayışına bağlı gelişmiş işletmelere cevap veremeyecektir. Ayrıca Kaos Teorisine göre geliştirilen Model, eski küresel sistemin geliştirdiği Düzen Teorileri ile gelişmiş işletmelere yine cevap vermeyecektir. Modelin günümüz işletmelerine uygulanamamasının bir diğer sebebi, yine mevcut küreselleşmeye bağlı yapılmış yönetici tanımlarıdır. Günümüzün yönetici tanımları modelin uygulanamamasının önündeki diğer bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple Model günümüzün işletmesi değildir.

Altın Oranlı Büyüme Modeli; yeni küresel anlayış, yeni teori ve yeni yönetici tanımları üzerine kurgulanmış durumdadır. Bu şartlarda Modelin vaat ettiği bir takım kazanımlar söz konusudur. Bu kazanımlar; canlı işletme refleksi kazanması, tahminlerin ötesinde kâr kazanç sunması, uzun ömürlü işletmeler var etmesi ve yeni yönetici tanımları sunmasıdır.

Ticari işletmeler, uygulamalı Kaos Kuramı ile artık statik (kati bütçeleme) yapısından kurtulup, dinamik yapıya (esnek bütçelemeye) geçebilecekler. Borsada işlem gören hisse senetlerinin zikzaklı (kalp grafiğinde olduğu gibi canlılık davranışı gösteren) yapısına uygun yönetim organizasyon yapısına geçebilecek. Başka bir değişle kaotik piyasa koşullarına uyum sağlayabilecekler. Bu yönetim bilgisine Ceteris Paribus dışında yeni bir yaklaşım. Determinizm ötesi. Okonofizik böylece daha anlamlı yapıya kavuşacak. Fraktal yapının ve örüntü bilgisinin işletme yönetimi açısından bir uygulaması ile karşı karşıyayız.

Rowan Gibson’un Geleceği Yönetmek kitabında dendiği gibi, “Şüphesiz geçmiş önemlidir. Bir tarih anlayışına ihtiyaç duyuyoruz. Ancak kötü bir şey olur diye arkamıza bakarak geleceğe ilerleyemeyiz. Geleceğe dönük geri adım atamayız.”

Mükemmel Yönetimin Ruhu kitabının içeriği ise özetle:

Mükemmel Yönetim Ruhu kitabımızda gelecekle ilgili muhtemel yaşanacak tufana dair hazırlıklar yer almaktadır. Yine cansimidi dediğimiz şeyin ne anlama geldiği ve kimlerin gemiyi imar ettiği anlatılmaktadır. Cansimidinin aslında üçüncü prensip olduğu ve üçüncü prensibi de üç büyük mütefekkirin kurguladığı anlatılmaktadır. Ayrıca üç mütefekkirin içinde bulunmadığı hiçbir hazırlık tam ve yeterli olmayacaktır. Bugün “neden” sorusuna cevap verilememesinin sebebi üç mütefekkirin işin içine katılmamasıdır.

Mükemmel Yönetimin Ruhunu; yani Cansimidini, yani Nuh’un Gemisini, yani Üçüncü Prensibi üç büyük mütefekkir kurgulamıştır. Bu mütefekkirler:

  1. Montesquie,
  2. İmam Gazali,
  3. Erzurumlu İbrahim Hakkı’dır.

Doğudan ve batıdan bu büyük mütefekkirler kitabımızda sanal olarak bir araya geldiler. Bizim için atölyeye girdiler. Atölyede çok güçlü dost olduklarını gördük. Geminin ve cansimidinin formülünü bizim için birlikte ürettiler. Nasıl yapıldığını atölyede onlardan öğrendik. Gemilerde bulunsun diye bu kitapla beraber formülü bilgi denizine fırlattık attık. O gün gelir de, işgörenlere sorulan soru bizede sorulursa bizde aynısı diyeceğiz.

“Mühim olan cansimidini atanlar değil, cansimidini ve gemiyi yapanlardır, biz sadece vasıta olduk.”

Bugün cansimidini ürettik. Yarında birileri çıkacak gemi inşasına başlayacak…

Yönetime Benlik Yaklaşımı – Tevazu ve Kibir kitabının içeriği:

Yönetime Benlik Yaklaşımında ele aldığımız benlik, çalışma hayatını şekillendiren önemli bir değişken olarak karşımıza çıkıyor. Benlik değişkeni kendini ya tevazu ya da kibir olarak gösterir. Benliğin kendini göstereceği üçüncü yolu bulunmaz.

Tevazunun ya da kibrin iyiliğini ya da kötülüğünü, benliğin hukuka karşı gösterdiği saygısı belirler. Örneğin hakkı veya hukuku çiğneyene karşı tevazu gösterilmez. Bu tevazu kötüdür. Bunun yanında hakkı ya da hukuku çiğneyene karşı da kibir göstermek esastır. Bu kibir iyidir.

Günümüzde, benliği yok etmeyi düşünmek veya öldürmeyi düşünmek bir erdem olarak algılanıyor. Böyle bir algı yanlıştır. Benliksiz hayat olmaz. Benliksiz yönetici olmaz. Benliksiz yönetim olmaz. Benliksiz tevazu ya da kibir olmaz. Benliksiz hukuka saygı olmaz.

Yönetim bilgisi, bilimsel yaklaşımlar dışında şayet sanatsal yaklaşımlarla incelenmiş olsa idi benliğin önemi anlaşılacaktı. Yönetimin sanat tarafını incelemek benliği incelemek demektir. Yönetime Benlik Yaklaşımı ile yönetimin sanat tarafı, özgün tarafı dolayısı ile benlik tarafı incelenirken tevazunun ve kibrin yönetim açısından etkiside incelenmek zorundadır. Bu açıdan tevazuyu, kibri ve benliği yönetim kültürü açısından inceledik. Bu açıdan tevazu, kibir ve benliği Yönetim Kültürü açısından incelemiş olduk.

Yazarımız Ercan Aydın’ı kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Yorum Ekle