OSMAN BOLULU’DAN SEVGİLERLE

0

Çalışkan, üretken büyüklerimiz bizi bırakıp gidiyor…

Yalnızlaşıyorum…

Bütün değerlerin laçkalaştığı son yıllarda, Osman Bolulu, Mehmet Başaran, Vedat Günyol, Ahmet Cemal, Gertrude Durusoy, Yaşar Kemal… Benim için sığınaktı… Kötülere, kötülüklere karşı yazdıklarıyla bizlere güç veriyorlardı. Yine bu listeye Metin Demirtaş’ı, Vecihi Timuroğlu’nu, Tayfun Talipoğlu’nu da eklemeliyim… Elbette başkalarını da…

Osman Bolulu Öğretmenimi Taşova’ya getirmiş olmak, yaptığım işlerin en güzeli idi.

Unutulmaz günler yaşattı bizlere…

17 Mayıs 2007’de Taşova’daydı… Demek on yıl olmuş… Yıllar ne çabuk geçiyor!

*                               *                                     *

2013 Nisanının 17. günü telefon bağlantısı kurarak, Köy Enstitülerinin kuruluşunu kutlamıştık… Sesini kaydettim, duruyor.

“Aralık 1947. Yerkozlu İlkokulu’nun çatısı onarılıyor. çocuklar yağmurdan yaştan korunacak, eğitim öğretim sağlıklı yürütülecek. O okulun, çiçeği burnunda tek öğretmeniyim. Her fırsatta ustaya yardım ediyorum. Usta ile çatıda çalışıyoruz. Muhtar aşağıdan:

-Usta, in çabuk bize gideceğiz.

-Ne edeceksun da?

-Odun eylemeye gideceğim, benim baltaya sap tak!

Karadenizli usta sanki duymamış onun sözünü.

Muhtarın ısrarı üzerine, usta ayağa kalktı, elini namlu gibi yöneltti muhtara. Bana soruyor:

-Muallim Bey, ha bu da on sekiz milyon nüfusa dahil mudur da? (O zamanki nüfusumuz onsekiz milyon)

İnsanlığın Solmaz Gülleri, Kültür Bakanlığı)

*                                       *                                  *

“Öğretmenlik sürekli bir iştir, emekliliği yoktur. Öğretmenliği bir kez özümseyen, öğretmen olarak ölür… Öğretmen ölmez, emekli olmaz, hep öğretmen olarak kalır. Bilgisini, duyarlılığını, toplumsal erdemlerini aktardığı öğrencisinde yaşar. İnsanlığın en önemli mesleğidir öğretmenlik…”

Bir eğitim müzesi oluştursak… Ne güzel olur değil mi?

Hoş ve esen kalınız.

Yorum Ekle