KARTAL YUVASI BİR VEFA BEKLİYOR!…

Bugün ( 24 Kasım 2021  Çarşamba)  öğleden önce 975 rakımlı Kılıçaslan Geçidi  Amasya- Samsun il sınırı  yakınında bulunan Küpecik Köyü’nden Sebahattin Gece’nin Kartal Yuvası’nda Suluova’daki  gönüldaşlarımızla bir buluşma devriyesi yaptık.
12 Eylül öncesi İstanbul Matbaa Meslek Lisesinde okurken tanıdığım değerli ülkücü ağabeyim Muhsin Celep ile Suluovalı can dostlarımızla güzel bir gün yaşadık.
Mekana vardığımızda mekan sahibi altı buçuk yıl cezaevinde yatmış Sebahattin Gece ve Suluova’dan arkadaşlar Gürsel Koçak, Necip  Çon,  Hamza Yücel ve Recep Saraç bizi karşıladılar. Hafif yağmur, puslu ve soğuk havada  kısa bir hoşbeş ve hal hatırdan sonra “kendin pişir kendin ye” usulü ile ortadaki masaya yanımızdaki malzemeyi koyduk ve bir yandan da derin bir muhabbet başladı. Sohbet içimizi ısıttı. Saygıdeğer Gürsel Koçak başkan her zaman olduğu gibi  mangalda maharetini gösterdi.
Her şey çok güzeldi…
Herkesin eline gönlüne sağlık…
Hava bulutluydu yağmurla birlikte soğuğu hissediyorduk. Yarım asır öncesine varan sohbet ve hatıralarla, gah dünlere, gah bugünlere, gah yarınlara uzanarak ısınıyorduk.
Aslen ilçemize bağlı Ilıca köyünden gerçek bir ülkü devi merhum Hamza Dursun’u şehitlerimiz Mustafa Özarslan (yüzbaşı), Davut Durak’ı hayırla yad ettik.
En gencinin 60 yaşında olduğu ortamda  arkadaşlarımızla sohbet ederken Sebahattin Gece ile ortak arkadaşımız yine bir ülkü devi can gardaşımız Ümit Deniz Kulluk ile telefonda hasret giderdik.  Yalan dünyada  ömrümüzden bir yaprak daha eksilmişti. Bu güzel dostlarımızla  sondan kaçıncı görüşmemizdi, onu ancak Cenab-ı Allah bilirdi.
Hatıraların kenarından geçe geçe  akşama doğru Sevgili Sebahattin Gece’yle helalleşerek yağan yağmurla birlikte Kartal Yuvası’ndan ayrıldık.
Sebahattin Gece’nin hayatı adeta bir roman! Belgesel formatında bir proje ile gençlerimize tanıtılması gereken bir arkadaşımız. Konuyla ilgili şimdilik düşünce planında bir hazırlık var. Altı buçuk sene mahpushanede yatmış. Yıllarca kaçak gezmiş. Yaşadığı bütün derdin, sıkıntının sebebi de 80 öncesindeki siyasi bir kişilik olmasından kaynaklanıyormuş. Hayatına İzmir’de devam ederken nefes darlığından duyduğu rahatsızlığa çare olur umuduyla Küpecik Köyü’ne dönmüş ve Asarlık mevkisindeki tarlasında -yaklaşık dört buçuk dönüm- önce bir seyvan kurmuş daha sonra mekanı büyütmüş. Zaman zaman isyan etmiyor da  değil,  en çok vefasızlığa üzülüyor. Yalnızlık çok zor. Ladik ve çevredeki ülküdaşları onu yalnız bırakmıyor ama yine de yalnızlık çok zor. Kedileri, köpeği, tavukları  etrafındaki  itgülü, pelit, gürgen ve kayın ağaçları  onun can yoldaşı olmuş.
24 Kasım Öğretmenler gününü kutlarken,  kendisine hayırlı, sağlıklı uzun  ömürler diliyoruz. Selam sevgi ve hürmetlerimle..
Ahmet Günaydın

Yorum Ekle