ZİL ve TENEFFÜS

 


Tatil bitti.


8 Eylül 2008 Pazartesi günü okullarımız açılıyor. Yaklaşık iki ay çalmayan ziller yine çalacak, öğrencilerden oluşan koro her tarafı şenlendirecek.


Öğrenci öğretmen, idareci, memur, veli… bütün ilgililere sabır ve başarı diliyorum…


Elbette sayısı kabarık sorun dosyalarımız var. Şimdilik buna değinmeyeceğim. Yalnız öğrencilere bazı anımsatmalar yapacağım.


Sevgili öğrenciler,


Bazılarınız ilk kez sınıfla tanışacaksınız. Evinizdeki yaşantıya benzeyen bir yaşantı olacak sınıfınızda. Okulunuzu, sınıfınızı seviniz. Evdeki görgü eğitiminiz,  okuldaki bilgi eğitimi ile bütünleştirilecek. Bütün çabamız, bunu başarmak için olacak. Diğer hedeflerimiz buradaki başarımıza bağlı. Oniki yıl sürecek olan bu yaşam sizler için olduğu kadar, aileniz ve ülkemiz için de çok önemli. Bir böcek sabrı ile çalışacaksınız. Karıncaları, arıları örnek alabilirsiniz. Bütün zorluklar, bilimin gösterdiği yol ile aşılacak. Bu konuda öğretmenlerinize güveniniz.


Okulu tanıyan öğrenciler,


İnsanın iki büyük hazinesi var. Akıl ve deneyim. Düştüğünüz hatalardan dersler çıkarınız. Çok kitap okuyunuz. Yeteneğinizi geliştiriniz. Kısa ve uzun vadeli hedefleriniz olsun. Bu konuda öğretmenlerinizden yardım isteyiniz. Kendinizi, sorumluluk alacak biçimde geliştiriniz. Toplum içinde söz alıp, konuşunuz. Üstlendiğiniz sorumlulukları yerine getiriniz. Zaman çok çabuk geçiyor. Uzakta sayılan görevler birden karşınıza çıkıverecek. Daha doğrusu, günlük yaşantıda ayrımına varmadığımız süreç, kendi yasasını işletiyor. Okul sonrasının zorluklarına hazırlanınız. Bilinçle, sevgiyle, sabırla öğrenmeyi öğreniniz. Soru sorup, doğru yanıtlar alınız. Yanlışları, çeldiricileri, doğru seçenekten ayırmayı başarınız.


Okul yıllarının güzelliğine yakışmayacak davranışlardan kaçınınız. Bu konuda duyarlı olunuz. Sınıfınızda, evinizde konuya açıklık kazandırılacaktır. Bunları can kulağı ile dinleyip özümseyiniz.


Hepinizin gözlerinden öpüyorum.


        *                *            *


Tatil boyunca acı haberlerle içimiz yandı. Terör, orman yangınları, trafik kazaları, düğünlerde atılan silahların neden olduğu ölümler ve benzerleri…


Orman yangınlarına kısaca değinmek istiyorum.


2008’de orman yangınlarında inanılmaz bir artış oldu. Anımsarsanız karakış günlerinde bile orman yandı. Antalya’da çıkan son orman yangınında yitirdiğimiz ormanın büyüklüğü kırkbin futbol sahası büyüklüğünde… Korkunç bir durumla karşı karşıyayız. İvedi olarak ağaçlandırmayı artırıcı bir çalışma başlatalım. Yöneticilerimizle birlikte bu konuyu kısa sürede bitirelim. Ağaç dikme mevsiminden önce ne yapacağımız kesinleşmiş olmalı. Siyesi partiler, sendikalar, vakıflar, dernekler, kulüpler konuya eğilsin. Yoksa “teneffüs”ün anlamı kalmayacak.


Bir de yangınların söndürülmesindeki gecikmeler ve yetersizlikler var. Teknik yönden yapılacak harcamalar için acaba siyasi partiler alacakları hazine yardımını bağışlamayı düşünür mü?.. Siyasi partiler bu konuda bir görüş belirtse iyi olur diyorum. Yakın çevremizde başlatılacak bir tartışma belki ülkemiz için hayırlı bir başlangıç olur. Ülkede yangın varken, seçim çalışmalarında onca parayı harcamak doğru olmaz diye düşünüyorum.


Elbette bu konunun uzmanları var, onlar daha güzel yazılar yazacaklardır. Ben bir öğretmen olarak düşüncemi sizlerle paylaşıyorum.


Her ülkede yangın çıkıyor, fakat hiçbir ülke orman yangınına teslim olacak kadar çaresiz kalmadı. Bazı yerlerde yanacak ağaç kalmadığı için yangın söndü. Okuduğum kadarıyla iş teknik yetersizliğe ve yetişmiş eleman sayısına dayanıyor.


Ülkemizin Kahramanmaraş’tan başlayıp, Akdeniz ve Ege sahil bölgelerinden İstanbul’a kadar uzanan 1700 kilometrelik kıyı bandının büyük bir bölümü yangınlar açısından çok risklidir. Yine okuduğuma göre ormanlarımızın yüzde altmışına denk gelen on iki milyon hektarlık kısmı yangına çok duyarla bölgelerde yer almaktadır.


Bu konuya kafa yormak ulusal bir görevdir. Aynı zamanda küreselleşen bir dünyada uluslar arası bir görevdir. Başta TEMA olmak üzere vakıflar, siyasi partiler, sendikalar, dernekler, kulüpler görev üstlenmeli, işbirliği yapmalı.


2007 yılında 2829 orman yangını olmuş. 11.664 hektar ormanlık alan yanmıştır. Bu yangınların %14’ü yıldırım düşmesinden, %10’u kasıtlı yakmaktan, %76’sı ihmal ve dikkatsizlikten kaynaklanmış.


Orman yangını ihbarı için telefon:ALO 177


Sevindirici olan şu: yangın sonrası, aynı alanlar başta askeri birlikler, vakıflar aracılığı ile yeniden ağaçlandırılıyor. Bu yaz Ege bölgesinde bunun örneklerini gördüm. Bu çabayı yaygınlaştırmak gerektiğine inanıyorum.


Olumlu çabalarda şunlar:


1  Son beş yılda 350 adet havuz ve gölet yapıldı. (gerçi su yok)


2  Kiralama yoluyla 15 adet Türk Hava Kurumu uçağı, 12 helikopter bu işler için kullanılıyor.


Bütçenin durumu ortada. Yukarıdaki verilenlerin yetersizliği de ortada. Bu nedenle bir vatandaş önerisi: siyasi partiler paylarına düşen hazine yardımını orman yangınlarının önlenmesi için,gerçekçi bir proje için bağışlasınlar.


Hayal mi görüyorum?


Hoş ve esen kalınız.

Yorum Ekle