YEREL SEÇİM FIKRASI

0

Bir önceki yazımızda sizlere bir fıkra sözü vermiştik. Bu kez sizlere söz verdiğimiz o fıkra ile konuk olmak istiyoruz.
Bilindiği gibi fıkralar başlangıçta günlük gazete yazıları ile doğmuştur. Tür olarak ilk yayınlandığı yıllar Tercüman-ı Ahval gazetesi yıllarına dayanır ve bu günkü günlük gazetelerde çıkan köşe yazılarının yerini tutardı. Sonraları mizah türü içinde değerlendirilmiş ve kullanım alanı genişletilmiştir.
Yine eskiden belediye başkanlarına şehr ül emin denilirdi. Anlatacağımız fıkra bir şehr ül emin fıkrasıdır.
Bir belediye başkanı çalıştırdığı işçilerin paralarını ödemezmiş. Çalışanlardan birinin eşi evdeki yokluğa dayanamayıp isyan etmiş. Evde her gün kavga gürültü derken belediye çalışanı eşine;
-Ne yapayım karcığım, elimden bir şey gelmiyor. Çalışıyorum ama belediye başkanı maaşımı ödemiyor. İşi bıraksam hepten aç kalacağız. Biraz idare edelim. Paramız yok, ama hiç değilse umudumuz var. Şeklinde hanımını teskin etmeye çalışır.
Kadının canına tak etmiştir anlamaz. Bir hışımla çıkıp belediye başkanının makamına ulaşır.
Tam bu sırada belediye başkanı ile muhasebe müdürü de maaşların ödenip ödenmeyeceği konusunda tartışma halindelerdir. Kadın kızgın vaziyette sorar.
-Hanginiz başkansınız?
Muhasebe müdürü belayı def edercesine;
-İşte bu! Başkanımız işte bu hanım bacı.
Önce kendini tanıtır,
-Ben filan işçinizin eşiyim
Der ve açar ağzını yumar gözünü. Ekmeksiz aşsız kaldığını, çocuklarına aylardır gereği gibi bakamadığını v.s. bağıra bağıra haykırır.
Kadını teskin işi yine muhasebe müdürüne düşer.
-Hanım lütfen sakin ol. Sizin maaşınızdan giden ayı ödemedi. Bu ayı da ödemedi. Gelecek ayı belki öder.
Yorumsuzca bilgilerinize sunulur.

Yorum Ekle