ÜLKEMİZDE MİSYONERLİK FAALİYETLERİ -I-

Latince bir kelime olan misyon Türkçe’mizde görev anlamını içermektedir.


 


Genel anlamı ile incili Hıristiyan olmayanlara tanıtıp Hıristiyanlığı yaymaktır.Misyoner ise kilise tarafından görevlendirilen görevi gerekçesi ile Hıristiyanlık dinin yaymak olan kişilerdir.,bunlar yeri geldiğinde bir öğrenci, yeri geldiğini de doktor, bilim adamı, öğretmen yada sıradan bir turist olabilir.


 


Ülkemizde de bu güçlerin en önemli faaliyetleri.,halkımızı önce örf adet gelenek ve göreneklerden uzaklaştırarak batılı güçlerin sinsi planlarına alet etmektir.


 


Anadolu topraklarında  yüzyıllardır Hıristiyanlıktan Süryaniliğe kadar farklı kültürlerdeki gruplar Müslümanlarla birlikte yaşamışlardır.


 


Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi otoritesinin sağlam olması, bu birlik ve  beraberliği sürekli olarak korumuştur. 19. yy. sonlarında Osmanlı’nın siyasi, ekonomik ve kültürel yapısındaki bozulma, o yıllardaki Avrupa devletlerine tanınan ayrıcalıklar sayesinde İngiliz ve Amerikan himayesinde Anadolu’ya yerleşen siyasi gruplar ve misyoner örgütleri Anadolu’nun çeşitli yerlerinde açtıkları okullarda Hıristiyanlığı yaymaya başlamışlardır.


 


Anadolu’da en büyük misyonerlik faaliyeti, merkezi ABD’de bulunan American Board of Commissioners Foreign Mission, kısaca ABCFM ve aynı zamanda BOARD diye anılan örgüt tarafından 1820 li yıllarda başlatılmıştır. Bu örgüt ilk olarak Osmanlı içindeki gayri Müslim kesimi ele almıştır. Bu örgüt çeşitli yerlerde açtığı okul, hastane  ve yetimhanelerle bu grupları kendilerine yaklaştırmıştır.


 


 1870’li yıllara gelindiğinde Board Anadolu içerisinde tam faaliyete geçip, Anadolu içinde kurduğu üç faaliyet bölgesi ile çalışmalarını sürdürmüştür. Batı Türkiye misyonu, merkezi İstanbul olmak üzere İzmit, Bursa, Manisa, Kayseri, Sivas ve Merzifon’da; Merkezi Türkiye misyonu, merkezi Antep olmak üzere Adana, Antakya ve Maraş’da; Doğu Türkiye misyonu, merkezi Harput olmak üzere Bitlis, Erzurum ve Mardin’de faaliyetlerini sürdürmüştür. Bu faaliyetler içinde ilk olarak 1846’da İstanbul’da Protestan kilisesi, 1863’te  ABD’nin ilk defa başka bir ülkede açtığı okul Robert Koleji, 1894 tarihinde Elazığ’da  83 adet Protestan okulu açılarak bu sayı  zaman içerisinde 800lere çıkartılmıştır.


 


 Osmanlının parçalanmasında bu misyoner okulları büyük rol oynamıştır. Misyonerlerin bu faaliyetlerine karşı ilk çalışma İttihat ve Terakki Hükümeti tarafından yapılmışsa da etkili olamamıştır.


 


Merkezi Merzifon olan Amerikalı misyonerler, klüplerinin satın aldığı arazilerde açtıkları okul, hastane, kütüphane, öksüzler ve dilsizler yurtları, eczane gibi bir çok müesseseyi kullanarak faaliyet alanlarını genişletmişlerdir. 1914’lü yıllara gelindiğinde ülkedeki tablo 600’den fazla Fransız, 500’den fazla İngiliz ve ABD okulu, 200 İtalyan, 25 Alman ve 60 Rus okulu açılmıştır


 


 Milli mücadele döneminde misyoner okulları, işgalci güçlerin en büyük destekçisi konumundadır. Merzifon Amerikan kolejine getirilen amerikan silahları ile Rum gençleri örgütlenmiştir. Bu olayların yaşandığı günlerde Ulu Önder Atatürk, 1921 senesinde İçişleri Bakanlığına gönderdiği yazıda; ‘ Amerikalılar tarafından numune çiftliği vesaire benzeri müesseseler husule getirilip buralarda kendi tabamızdan olan binlerce çocuğun Türk  hükümeti ve milletine dostane olmayan ve sadıkane olmayan hissiyatla donanmış olarak yetiştirilmesine müsaade edemeyiz’ diyerek misyonerlik faaliyetlerine  olan  tepkisini belirtmiştir. Aynı yıllarda Bursa Amerikan Koleji’nde üç kız çocuğunun Hıristiyanlaştırıldığı ortaya çıkartılmış ve okul Ulu Önder Atatürk’ün emri ile kapatılmıştır.


 


Misyonerlik faaliyetleri zaman içerisinde genişletilerek, 1949’da imzalanan anlaşma gereği Amerikan Eğitim Komisyonu kuruldu. Bu komisyon ile Amerikan memurlarının uzman ve araştırmacı olarak okul, üniversite ve bankalara yerleşmesi gibi faaliyetler gerçekleştirdi. 1861 tarihinde Barış Gönüllüleri adı altında kurulan dernekle misyonerler yine aynı faaliyetlerle, amaçlarını gerçekleştirmek üzere çalışmalarını sürdürdü.


 


1972 yılında saptanan verilere göre Türkiye’de 1585 barış gönüllüsünün misyoner faaliyet gösterdiği hatta PKK terör örgütünün temellerinin bile bu dernek tarafından atıldığı söylenmektedir.


 


Bu olaylar neticesinde karşımıza çıkan  tablo kilise olarak İstanbul’da 40, İzmir’de 40, anakara’da 10 merkez bulunmaktadır. Bu sadece kayıtlı olan kayıtlı olmayan hakkında net bilgi bulunmamaktadır


 

Yorum Ekle