Haber: Ahmet Tüzün – Fotoğraflar: Yurttaş Kıyak Ahmet Günaydın
İLK ADIMDAN SON ADIMA TÜRKİYE’DEN TURAN’A
Turan Yolcuları, her yıl olduğu gibi bu yıl da 19 Mayıs’ta Samsun’da oldu. Türkiye’nin dört bir yanından gelen Ülkücüler, “Atatürk’ün İzinde Ayyıldız’ın Gölgesinde Turan Yolcuları” olarak, ilk adımın atıldığı yerde bayram kutlamalarını 16 – 19 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fatsa Kabakdağı ve Samsun merkezde coşkuyla gerçekleştirdi. Vatandaşların da katılımıyla, birlikte marşlar söylendi, Atatürk’e, Türk milletine, cumhuriyete bağlılık yemini edildi, dosta güven, düşmana korku verildi.
Meydana marşlarla giren ülkücüler, vatandaşlardan büyük alkış aldı. Hep birlikte İzmir Marşı, Kürşad Marşı, Bozkurt Marşı söylendi. 12 Eylül’de ağır bedeller ödeyen ama asla geri adım atmayan ülkücüler, 19 Mayıs’ta Samsun’da buluşarak bütün Türkiye’ye birlik ve kardeşlik mesajları verdi.
Adana, Ankara, Eskişehir, Manisa, İzmir, Afyonkarahisar, Antalya, Karabük, İstanbul, Bursa, Çorum, Amasya, Sivas, Tokat, Trabzon, Erzurum, Gümüşhane, Elazığ, Balıkesir, Sinop, Hatay gibi Türkiye’nin birçok şehrinden Samsun’a gelen Türk milliyetçileri, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda, kurtuluş meşalesinin yakıldığı İlkadım’da bayraklarıyla, pankartlarıyla, marşlarıyla vatandaşların ilgisini çekti, sevgisini kazandı.
Turan Yolcuları; bayram sevinci ve milli heyecanın Türk gençleri arasında yüksek seviyede görülmesinin son derece memnuniyet verici olduğunu kaydederek, “Atatürk’ün ülkeyi emanet ettiği gençlerin milli bilinç içinde coşması, geleceğe dair ümitlerimizi artırıyor. Bizler, Türkiye’nin en çalkantılı yıllarında bedel ödemiş ve inançlarından asla ödün vermemiş bir neslin temsilcileriyiz. 12 Eylül döneminin acılarını yaşamış, cezaevlerinde işkence görmüş, gençliğini idealleri uğruna feda etmiş gönüldaşlarımızla yıllar sonra hasret gidererek, meydanlarda bayram sevincini yaşamak, bizim için son derece kıymetli ve anlatılması zor bir durum.
BİR AVUÇ VATAN TOPRAĞI HERŞEYDEN KIYMETLİDİR
Turan Yolcuları, 19 Mayıs törenlerine katılımı kapsayan dört günlük bir buluşma gerçekleştirdi. Hayatları Türk milliyetçiliği ve ülke sevdası uğruna çileyle geçen Süleyman Gündüz ve Hüseyin Kocaoğlu’nun evsahipliği ve mükemmel organizasyonuyla Fatsa’nın Kabakdağı köyünde toplanan 300’ü aşkın Turan Yolcusu, burada çeşitli etkinlikler düzenledi, konferanslar verdi, şehitlerimiz Recai Genç ve Oktay Orbey’in kabirlerinde dua etti.
Günlük politik çekişmelerin özellikle uzağında duran Turan Yolcuları, ülkemizin cennet vatan topraklarında zararlı kimyasallarla maden aramaları yapılmasını da protesto etti. Fatsa Kabakdağı’nda köylülerle bir araya gelen ve bütünleşen ülkücüler, vatanın her karış toprağının, hiçbir değerli madenle kıyaslanamayacak kadar kutsal olduğunu ve ülke sınırlarını korur gibi topraklarımızı korumaya özen göstereceklerini kaydederek, “Atalarımız bizlere nasıl ki, tertemiz kanlarıyla suladıkları vatan topraklarını emanet ettiyse; biz de çocuklarımıza, torunlarımıza, gelecek nesillerimize, paha biçilmez ‘yeşil vatan’ topraklarımızı aynı temizlikle teslim etmenin savaşını tâvizsiz bir şekilde vereceğiz. Ülkücüler, güzel yurdumuzun her karış toprağını kirletmek isteyenlere karşı her zaman dimdik duracak ve milletimizin yanında yer alacaktır.
Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı topraklarda söz veriyoruz: Bu durum bizim için milli ve hayati bir davadır. Farklılıklarımızı değil, bizi birleştiren değerleri büyütmek için buradayız. Kabakdağı’nın, Fatsa’nın ve tüm halkımızın her zaman yanındayız. Yüce Türk milleti üzerine oynanan her oyun bozulmaya mahkûmdur” dediler.
“Madene ve Geleceğimizi Karartan Tüm Zararlı Kimyasallara Karşı Omuz Omuza” toplantısına, siyasi partilerin temsilcileri, dernek ve vakıf başkanları katılarak tam destekte bulundu. Prof. Dr. Emin Kuru da “Biyolojik Harp” konulu bir konferans verdi.
Turan Yolcularının desteğinin çok önemli olduğunu kaydederek teşekkür eden Kabakdağı Muhtarı Meryem Keskin, “Madene ve Geleceğimizi Karartan Tüm Zararlı Kimyasallara Karşı Omuz Omuza toplantısı, bize güç ve moral verdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen bütün ülkücülere teşekkür ediyorum. Ülkemiz için birlikte hareket ettikçe, hiçbir güç karşımızda duramayacak ve gelecek nesillerimize bereketli topraklar ve yemyeşil bir vatan bırakmış olacağız” dedi.
Toplantıya Ankara’dan gelip destek veren Yazar Emine Özgenç, Turan Yolcuları’nın özgün bir çizgisi olduğunu belirterek, “Bütün siyasi parti ve görüşlerden kendini sıyırmış Turan Yolcuları yurdumuzun her yanından gelerek Samsun Atatürk Heykeli önünde toplandı. Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ilk ayak bastığı yerde onu minnetle yâd ederek Türk’ün milli bayramını kutladılar. Var olsunlar… Güzel insanlarla geçen saatlere doyum olur mu hiç? Günler yetmedi sohbetimize. Hüseyin Kocaoğlu ve Süleyman Gündüz kardeşimizin davetine iyi ki icabet etmişiz. Güzel ülkemizin her yanından gelen ve yüreği vatan sevdasıyla çarpan kardeşlerimizle ‘Atatürk’ün İzinde Al Bayrağın Gölgesinde Turan Yolu’ dedik ve yolumuzu Fatsa’nın Kabakdağı köyüne düşürdük. Şarkılarla, marşlarla, kemençeyle, sohbetle, kadim dost sesiyle, neşeyle dolu saatlerin ardından mutmain gönüllerle ayrıldık. İnşallah seneye yine nasip etsin Yüce Allah” dedi.
BİYOLOJİK HARP
Prof. Dr. Emin Kuru, Turan Yolcuları isminin çok güzel ve anlamlı olduğunu kaydederek, “1980 öncesi Yesevi Ocağının çilehanesinde kemâlat yolculuğu yapan vatan evlâtları, Fatsa’nın Kabakdağı köyünde bir araya geldik, ilelebet tütmesini istediğim Turan ateşini yaktık. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen misafirlere ‘biyolojik harp’ konulu konferans verdim. Turan ateşini dünya durdukça yakmaya talip olan Türk çocuklarına selam olsun. Türk âleminin Turan yolculuğu kutlu olsun” şeklinde konuştu.
Ülkü Ocakları’nın ilk genel başkanlarından Sami Bal, ülkücü kardeşlik hukukunun önemine değinerek, “12 Eylül öncesinin Fatsalı ülkücüleri ve tüm Türkiye’den gelen gönüldaşlarımız; bir araya gelip hasret gidermek ve şehitlerimizi ziyaret etmek maksadıyla bir toplantı düzenlemişler. Bizi de davet ettiler. Çok güzel şeyler yaşadık hep birlikte. Bir çok ülküdaşımızla yeniden kucaklaştık. Sanki daha dünmüş gibi, geçmişimizi hep birlikte yâdettik. En başta Fatsa’mızın timsal isimlerinden sevgili Hüseyin Kocaoğlu olmak üzere emeği geçen herkese takdir ve teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Türk milletinin istiklâli uğruna zor şartlarda yıllarca mücadele veren Şahan Özgenç de, 12 Eylül döneminde beraber çile çektiği ve kader birliği yaptığı birçok ülküdaşını yıllar sonra yeniden görmekten dolayı büyük mutluluk yaşadığını ifade ederek, “Çok manalı bir buluşma oldu. Tertip edenlere ve başta Hüseyin Kocaoğlu ve Süleyman Gündüz olmak üzere hepsine teşekkür ederim. Ülkücüler Türkiye’nin her köşesinden gelmişlerdi. Kucaklaşarak hasret giderdik. Ayrılık zor oldu. Kabakdağı köylülerine de teşekkür ederim. Onlar bizlere kucak açarak evlerinde ağırladılar. Onlarla da çok iyi kaynaştık. Turan Yolcuları inşallah bu İlk Adım organizasyonunu her yıl tekrarlar ve biz de gönüldaşlarımızla hasret gideririz” şeklinde konuştu.
Avrasya Kültür ve Spor İş Birliği Derneği Başkanı Gazeteci-Yazar Ahmet Tüzün, “Siyasi bir yapıdan çok; kültür, ideal ve gönül hareketi olan Turan Yolcuları; sadece Türkiye değil, büyük Türk dünyasıyla bağlarını güçlendirmek ve ortak medeniyet tasavvurunu zirveye çıkarmak yolunda, Ahmet Yesevi’nin gönülleri birleştiren ateşini sonsuza kadar canlı tutmakta kararlı. 300 milyonluk Türk Dünyası gücünü toplayıp birlikte hareket ettiğinde; bugün insanlığı kan ve gözyaşıyla yöneten emperyalizme dünyayı dar edecek, yeryüzünde adalet ve merhameti yeniden öne çıkaracaktır. Turan Yolcuları buna inanıyor ve bu uğurda yürüyor” dedi.
Taşova Gazetesi Editörü Ahmet Günaydın da, “İlki geçtiğimiz yıl Samsun’da yapılan ve Terme’de Turan Ateşi yakılan ve benim de katıldığım etkinlik bu yıl daha kapsamlı bir şekilde gerçekleştirildi.
Türkiye’nin dört bir yanından Samsun’a gelen Turan Yolcuları, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda, kurtuluş meşalesinin yakıldığı İlkadım’da bayram coşkusunu doyasıya yaşadı.
Turan Yolcuları, sıradan bir topluluk değil; Türkiye’nin en çalkantılı dönemlerinde bedel ödemiş, inançlarından taviz vermemiş bir neslin temsilcileri. Bu hareket, geçmişe vefa ve geleceğe sorumluluk ve ümit taşıyor. Turan Yolcuları için 19 Mayıs, yalnızca tarihî bir dönüm noktası değil; milletin yeniden ayağa kalkışının sembolü, bağımsızlık iradesinin ilanı. Bu yaklaşım, ayrışmanın değil kucaklaşmanın; öfkenin değil ortak hâfızanın sesi olarak değerlendiriliyor. Turan Yolcuları, ‘Türk milleti ilelebet payidar olsun. Allah ülkemize, milletimize ve devletimize zeval vermesin’ diyerek, vatana bağlılıklarını en veciz şekilde dile getiriyor. Her yıl, hep birlikte, daha da büyüyerek devam etmesi dileğiyle” şeklinde duygu ve düşüncelerini dile getirdi.







































