TAŞOVA’DAN VİYANA’YA UZANAN YOL…

İlçemize bağlı Karsavul köyü doğumlu Eğitimci-Şair Necdet Nabi Canik’in Taşova’dan Avusturya’nın başkenti Viyana’ya uzanan hayat hikayesini sizlerle paylaşmak istedik.

33 yıldır Viyana’da ikamet etmekte olan hemşehrimiz Canik, 2020 yılında ilk şiir kitabı “Suda Yanan Işık” isimli kitabını yayınladı. Necdet Nabi Canik’in hayat hikayesini kendi anlatımı ile dinliyoruz:

”Hayat öyküm: 1948 yılının 1 Kasım’ında doğmuşum. 5-5,5 yaşlarında Amasya-Taşova ilcesine taşındık. İlkokul ve ortaokulu Taşova’da, öğretmen okulunu Amasya’da okudum ve 1967 Haziran’ında çok iyi bir derece ile mezun oldum. Diyarbakır Eğitim Enstitüsü sınavları için oraya gittim. Uzun tren yolculukları ve Diyarbakır’ın atmosferi beni tatmin etmedi. Beş gün kaldım ve sonuçları beklemeden geri döndüm. Kısmette Viyana varmış demek ki. Vatani görevim Amasya merkez köyü dahil, Isparta Er Eğitim Tugayı 3 ay sürdü, devamla Ankara Mamak Muhabere Okulunda bir yıl öğretmenlik, Samsun Çarşamba, Bursa-Yenisehir köylerinde (iki ayrı köy) olmak üzere 20 yıla yakın Türkiye’de çalıştım. Mamak’taki asker öğretmenliğim ki 1969-70 yıllarını kapsar; sınıfıma Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay girdi. Bekliyorduk ama hangi sınıflara gireceğini bilemiyorduk. Bir çok general arasında dev gibi, iri yarı bir Cumhurbaşkanını görüyordum karşımda. Takdir edersiniz ki, çavuştan korktuğumuz Isparta erliğinden sonra, Cevdet Sunayla karşılaşıyoruz. Tekmil verdik. Okul komutanı Albay Zeki bey yanıbaşımda. Sert bir asker. Sorular sordu asker ögrencilerime ve memnun olarak ayrıldı. Bu anımı hiç unutamam. 1986 yılı galiba Nisan ayında yurt dışı sınavlarına girdik. TÖB-DER üyesiydik ve ümitsizdik aslında bu nedenle. Fakat kazandık, sözlü mülâkatı da kazandıktan sonra, 1986’nın Haziran’ında Almanca kursuna çağrıldık. 1987 yılının Şubat’ında Viyana’ya indik. Viyana’da 24 yıl Türkçe anadil öğretmenliği yaptım. Şimdi 56 yaşında olan Mandolinimin, 40 yıllık sazımın eşliğinde çok etkin folklor ve çocuk şarkıları etkinlikleri yaptık. TC. Büyükelçiliğinde, 1955 yılında, Avusturya’nın bağımsızlığını imzaladığı halının üzerinde sergilemeler devam etti. 2011 yılında emekli oldum Viyana’dan. Yazları yurtta, kışları buralarda kalıyoruz. Evliyim ve 3 kız babasıyım, 6 torunum var. 2. ve 3. kızım öğretmen. Büyük kızım ise, hala bir şeylerin peşinde, okullarda yardımcı öğretmenlik için çabalıyor. Bu yıl Şubat ayında ilk şiir kitabım yayımlandı. “Suda Yanan Işık”.  Okuma ve yazma hevesim gittikçe kabarıyor, Korana günlerinde daha çok okuyorum.”

Necdet Nabi öğretmenimize bundan sonraki hayatında sağlık, mutluluk içerisinde uzun ömürler diliyoruz.

KÖRDÜĞÜM

gözlerinden gülüyor içten yakıyorsun
menekşemsi kokuyor beni bayıyorsun
mecnununum gör artık yıkık bir kabirim
elde kırık kaleminle kader yazıyorsun

bil ki asil duruşun tanrıca Athena’dır
aşk derdinin gizlisi sahrada yangındır
uçurumun başında tutsan ellerimi
gecenin siyahında sevgin yüz ak’ındır

son mektuptu okuyup konsula sürdüğüm
bulutlar gölgesinde bir alaca göğüm
ne ettimse kendime altından kalkılmaz
İskender’in çözmeyip kestiği kör düğüm

geride bıraksam da sevdam tutunduğum
güneş olup doğsan da günler karanlığım
yüreğimi dağlasan da çaresi sendedir
son vedaydı canım dönüp baktığım

aşk namesiydi ismin sazımın telinde
şarkındı o duyduğum gönül bahçesinde
vakitleri öteler aşkın yelkovanı
uyurgezer gibiyim sakla düşlerinde

Necdet Canik
10.Haziran.2020

AKŞAMLARI SENİ ÖZLEMEK VAR YA

seni çok özlediğimde
akşam saatleri sıraya girerdi
umutsuzluğun gerisindeki ümidi düşlediğimde
sen gelirdin sesinle
sen geldiğinde de
isyanlarımı silerdim yeryüzünden
akşamı yakalardın ilk çizgisinden

günün batışını seyrederdim
karşı dağın doruklarından
gölgeler bana kalırdı sonra
bir kısrak gibi kıvrılırdı şose
mesafeleri kısaltırdı da
senin sessiz şehrine uzanıverirdim
akşamı yakalardım ilk çizgisinden

gizlerdin göz yaşlarını
üzüntünü bulutlara saklardın
ölgün bahar yağmurları örtsün isterdin
ve sonra
dalgın bakardın en sevdiğim yanın
hüznü çağırırdı gözlerin
ama önce ben hep ben özlemimden
akşamı yakalardım ilk çizgisinden

şimdilerde hele de geceler
istenmeyen donduran çöl soğuğu
sert rüzgarların estiği zaman dilimi
vahşi atların sağrısına inen kırbaç

ruhumun ilacı varlığın
gittikçe kayıyor ellerimden
yıldızları sayıyorum
yalnız gezeni seçiyorum içlerinden
dokunuyorum gizine son kez
yakalıyorum yine akşamı
Yakalıyorum
ilk çizgisinden
Necdet Canik
1.Mayıs.2020

ŞAİRİN ÖLÜMÜ

Vakitsiz terketme vazgeç gitmekten
Usanmam unutma seni sevmekten
Gün gelir ararsın yorgun gözünde
Şairler de ölür bu bekleyişten

Umut dediğin de verdiğin güldür
Derdinle yanarken baharım güzdür
Masumum inan ki bakışın haktır
Bana acı veren bir kötü sözdür

Sitemini duydum birazcık gülsen
Elbette okurum yazıya döksen
Aylardır zemheri soğuğundayım
Deliyim çılgınım pişmanım bilsen

Necdet Nabi Canik
21.Nisan.2020 Viyana

Yorum Ekle