SEÇİMLERE HAFTA KALDI

Ömer CELEP
Mahalli seçimlere bir haftadan az fazla bir zaman kaldı. Her seçim arefesinde olduğu gibi bu seçimde de bir söylenti yayılmaya başlandı. Doğruluk derecesini maalesef tam anlamıyla bilemiyoruz. Biz mefhum u muhaliften hareketle şunu paylaşmak istedik. Önce söylentiyi ifade edelim.
Bazı adaylar şimdiden kumanyalar dağıtmaya başlamışlar. Şimdiden evlere kapalı zarflar, çeyrek altınlar hesap numaralarına çeşitli miktarlarda paralar v.s.
Eğer bu söylentiler doğruysa;
Kumanyaları, kapalı zarfları, çeyrek altınları v.s. dağıtanların;
Ya bir kenarda kazandıkları haram paralar olmalı ve onları dağıtıyor olmalı, ya da yeni haram kazanımlar için kendilerine ortam hazırlıyor olmalılar.
Bu düşünce içinde olanlar herhalde, harcadıklarının birkaç mislini almak kumarı oynamaktadırlar.
Böyle olmasa bile bir ahlaksızlık sergilemekteler. Ahlaksızlıkla alınan yetki, sahibine ne gibi ahlaksızlık yaptırabilir dersiniz?
Bunun sınırını siz çizin lütfen.
Çok bildik bir konu var. Hemen her seçimden sonra, seçim kaybedenler kaybı birilerine fatura ederler. Biz seçimden önce uyarıyoruz insanları.
Size sadece seçim dönemlerinde bu tür yaklaşım içinde olanlara asla itibar etmeyiniz. Çünkü bu insanların sermayesi ahlaksızlıktır. Sermayesi ahlaksızlık olan kimseler her türlü ahlaksızlığa müsait demektir, güvenilmezdir. Eğer seçimi kaybederlerse size verdiklerini başınıza kakar ve sizi deşifre eder.
Bu yola tevessül edenler bilmeliler.
“Zulm ile âbâd olanın âhiri berbâd olur.” (Zulüm ile neşelenenlerin sonu berbat-darmadağın olur.) Bu genel kaideden hareketle deriz ki; ahlaksızlıkla makam ve mevki elde etmeye çalışanların sonu perişanlık olacaktır.
Öyle ya… Siz “param var, harmanda buğdayım, ambarda unum var” diye gert gert geyireceksiniz, dar gelirli vatandaşların imkansızlıklarını istismar ederek kendinize makam elde etme fırsatına çevireceksiniz ve “kazandım” edasıyla caka satacaksınız ha?
Aziz milletimiz!
Bu tip ahlaksızlıklara fırsat vermeyelim. Onlara imkan da vermeyelim. Onlara makam, mevki, yetki ve şans bile vermeyelim.
Bu millet, bu yüce millet artık bundan böyle, kendisine hizmet edeceklere yetki ve görev vermeyi bir vazife bilmeli. Kendisine kurulan ve kurulmakta olan tuzakları görmeli, sezmeli. Kurulan bu tuzaklara karşı ceddinden miras kalan basiretlilik faziletini harekete geçirerek aklıyla hareket etmeli ve aklının gereklerini yerine getirmelidir.
Kimden, ne ve ne güçle hizmet alacağının akıllıca hesabını yapmalı. Birlerine makam ve şöhret sunmak adına beldesine ve gelecek kuşaklara bırakacağı mirasın fiziki ve ahlakî boyutunu iyi hesaplamalı.
İlçemiz kiminle ne kazanır, kiminle ne kaybeder hesabını iyi yapmalıyız.
Bilmeliyiz. Karar doğru zamanda verilirse doğrudur. Doğru kararı doğru zamanda veremezsek o karar hükümsüzdür.
Örneğin; belediye başkanımızı kimi seçeceğimiz konusundaki kararı otuz marttan önce verirsek değer kazanır. Biz bu doğru kararı otuz marttan sonra verirsek, verdiğimiz karar doğru bile olsa hükmü yoktur.
Bu seçim bize göre çok önemlidir. Doğru karar için doğru zaman işte otuz mart günüdür. İyi düşünmeli, aklı kullanmalıyız…
Hadi hayırlısı…

Yorum Ekle

CEVAPLA

Yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz.