SANCI…

Elime aldığım hiçbir kitabı sevmesem, ilgimi çekmese de  şimdiye kadar bitirmeden, bırakamadım. Onca emeğe, onca uğraşa kıyamıyorum.
Herkes aynı mıdır? bilmiyorum. Ben kitabı okumaktan öte kahramanlarıyla birlikte yaşar, yoldaş olurum. Kimi zaman tutamam kendimi onlarla ağlarım. Kimi zaman bırakır kendimi, hiçbir şeye aldırmaz kahkahalarla gülerim.
Kitabın verdiği hissiyatı günlerce içimde yaşarım. Yeni insanları tanımış yeni yerleri gezmiş biri olarak mutlu olurum.
Gecenin geç saatleriydi; Arkadaşımdan okumak için aldığım, Aziz Nesinin bir kitabını okuyordum. Nasıl güldüysem: bitişik odadan babam uyanmış, anneme “ben sana demedim mi bu çocuk böyle okursa delirecek diye, bak kendi kendine gülüyor ”demişti.
Bazen okuduğun kitap sıkar insanı, bitse de bir başka kitaba geçsem diye zoraki okursun. Elimde okuduğum kitap bitmeye yakın eğer bir başka kitabım yoksa Sancılarım başlar, kıvranmaya başlardım.
Yaşadığımız dönemde bizlerin kitap alması, kitaba ulaşması o kadarda kolay değildi. Kitap arkadaşlığımız olurdu, aldığımız kitapları arkadaşlarımızla paylaşırdık.
Emine Işınsu’yla ülkücü şehit Ertuğrul Dursun Önkuzu ve yaşadığı dönemin sancılarını anlattığı SANCI romanıyla, çocukluktan gençliğe geçtiğim yıllarda tanıştım. İş zamanıydı, Annemin oğlum yeter artık demelerine rağmen kitabı elimden bırakamadım. Bir ya da iki gün içerisinde bitirdim.
Ertuğrul Dursun Önkuzu’nun hayatını duygu seli içerisinde gözyaşlarıyla okudum. Gençlik yıllarımda unutamadığım, etkilendiğim kitapların başında yer alır.
Kitap çok çabuk bitmişti. Birkaç gün sonra kitabı tekrar elime alıp yeniden okumaya başladım.
Lise ikinci sınıfı Erzurum’da Atatürk lisesinde okuyordum. Öğle arası her zaman saygıyla andığım, sevdiğim bir arkadaşımla kitapçılar çarşısında dolaşarak geçirdik. Bir kitapçının önünde uzun süre takılı kalmışım. SANCI romanından tanıdığım yazarın vitrindeki Çiçeklerde büyür kitabını o kadar fazla içten bakmışım ki arkadaşımın gözünden kaçmamış. Ertesi gün okula gittiğimde arkadaşım elinde hediye paketiyle yanıma gelip paketi uzattı.
Paketi açtığımda vitrinde gözümün düştüğü ama alamadığım Çiçekler Büyür kitabı avuçlarımın içindeydi.
Çok mutlu olmuştum.
Emine Işınsu Babası ve babaannesinden batı Trakya Türklerine yapılan zulmü, baskıyı dinleyerek büyümüştür. Bizlerde onun kitabıyla İlayda’yı tanıdık sevdik onu. Türklüğü için verdiği mücadelesine aşık olduk. Uğradığı işkenceye, tecavüze lanet okuyarak onunla ağladık.
Emine IŞINSU çoğu ülkücünün Kitaplarıyla buluştuğu, kalbinde yerini aldığı Türk Milliyetçilerinin biricik ablasıydı.
Balkanlarda Türklerin dramını, Irak Türklerin sıkıntılarını özlemlerini, dışarıdaki soydaşlarımızı acılarını onun kaleminden öğrendik.
Esarette soydaşlarımızın var olma mücadelesini, çaresizliklerini gözümüz yaşlarla onun kitaplarından okuduk.
Ülkücülüğü bize sevdiren, dış Türklerin acısını bize duyuran biricik ablamızı kaybettik. Yazdıkları fikirleri her zaman yanı başımızda olacaktır. Nur içinde yat Mekânın cennet olsun ülkücülerin biricik ablası.

Yorum Ekle