SAMSUN’DA 19 MAYIS…

0
2
SAMSUN’DA 19 MAYIS…
BİR BAYRAMDAN ÇOK, BİR RUHUN YENİDEN DİRİLDİĞİ GÜNLERDİ
1960’lı yılların Samsun’unu yaşayanlar çok iyi bilir…
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı yalnızca bir tören değildi.
O günler, bir milletin bağımsızlık ruhunun yeniden ayağa kalktığı, gençliğin Cumhuriyetle bütünleştiği günlerdi.
Ben o yıllarda Akpınar İlköğretim Okulu öğrencisiydim.
Aylar öncesinden hazırlıklar başlardı.
Beden eğitimi öğretmenlerimiz bizleri yalnız spor için değil, DİSİPLİN, DAYANIŞMA VE VATAN SEVGİSİ için yetiştirirdi.
Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalar…
Toprak sahalarda yapılan yürüyüşler…
Defalarca tekrar edilen hareketler…
Ayaklarımızın altında yükselen toz…
Ve Samsun’un caddelerinde yankılanan öğrenci adımları…
Bugün hâlâ kulaklarımda o sesler vardır.
Çünkü biz yalnız yürümüyorduk…
MUSTAFA KEMAL’İN SAMSUN’A ATTIĞI İLK ADIMIN İZİNDEN GİDİYORDUK.
O yıllarda Samsun Stadyumu bambaşka bir heyecan taşırdı.
Toprak pistin üstünde yürüyen her öğrenci, kendisini Cumhuriyetin bir neferi gibi hissederdi.
Bizim beden eğitimi öğretmenimiz Ercan Ersu…
Herkesin “Koca Yusuf” dediği o güçlü, disiplinli öğretmen…
Sadece spor öğreten biri değildi.
O bize DURUŞ öğretirdi.
Yürümeyi…
Dik durmayı…
Takım olmayı…
Pes etmemeyi öğretirdi.
Göğsünde ay-yıldızlı arma ile sahaya çıktığında hepimiz onu hayranlıkla izlerdik.
Adımları sert ama güven vericiydi.
Sanki:
“GENÇLER, CUMHURİYET SİZE EMANET” der gibi yürürdü.
Ben de o törenlerde kortejin en önünde yürüyen öğrencilerden biriydim.
Ve o günlerden birinde…
Resimde görülen o ölüm direğine tırmanan öğrenci de bendim.
Şimdi yıllar sonra dönüp baktığımda şunu daha iyi anlıyorum:
Bizler yalnız beden eğitimi hareketleri yapmıyorduk…
KENDİMİZE GÜVENMEYİ ÖĞRENİYORDUK.
Yüksek direklere korkmadan tırmanırken aslında hayata hazırlanıyorduk.
Düşsek kalkmayı…
Yorulsak devam etmeyi…
Birlikte hareket etmeyi öğreniyorduk.
19 Mayıs kutlamaları Samsun’da bir başka olurdu.
Şehir günler öncesinden bayram havasına girerdi.
Evlerin balkonlarında bayraklar…
Caddelerde marşlar…
Stadyum çevresinde insan seli…
Yaşlısı, genci, öğrencisi, işçisi…
Herkes aynı heyecanı taşırdı.
Çünkü insanlar 19 Mayıs’ın ne demek olduğunu biliyordu.
19 Mayıs yalnız bir tarih değildi.
ESARETE BAŞKALDIRIYDI.
UMUTTU.
GENÇLİĞE DUYULAN GÜVENDİ.
Bugün bazen düşünüyorum da…
O yılların yoklukları vardı ama gençliğin içinde büyük bir inanç vardı.
Öğretmenler yalnız ders anlatmazdı.
YAŞAYARAK ÖRNEK OLURLARDI.
Bizler de öğretmenlerimize bakarak büyürdük.
Bugün hâlâ Ercan Ersu’nun o toprak pistteki yürüyüşünü unutamıyorum.
Çünkü o yürüyüş bana hep şunu anlatır:
“BİR MİLLETİ AYAKTA TUTAN ŞEY, GENÇLİĞİNE VERDİĞİ RUHTUR.”
Ve ben bugün hâlâ o günlerin ayak seslerini içimde duyuyorum…
Samsun’un caddelerinde yankılanan o sesler aslında bir neslin Cumhuriyete bağlılığının sesiydi.
İsmail Erdal
Emekli Eğitimci

Yorum Ekle

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz