NOSTALJİ Mİ VEFA MI

     Esençay Belediye Başkanı İlhan Ardıç geçtiğimiz Pazar günü Şahin Yaylasına davet etti. Nazik davetini memnuniyetle kabul ettim ve bütün şartlarımı zorlamak suretiyle Ağustosun 17. günü yaylayı buldum. Belki biraz da hazıra konmuştum. Birleştirilmiş masanın iki yanına oturmuş bir grup çınar… Bir zamanlar bulundukları beldenin söz sahipleri, esen, gürleyen, tuttuğunu koparan, kaçınca kurtulan, koşunca yakalayan; düşünen üreten hatta kimi zaman sevk ve idare eden çınarlar…

      Şimdilerde; sadece ürettikleri ve geride bıraktıklar eser ve hatıraları bazen, buğulu bazen da puslu gözlerle izleyen koca çınarlar. Şairin ifadesiyle “KUŞE-İ UZLETLERİ” nde anılarını veya eserlerinin gururunu yaşayan bu insanlar sermayeleştirdikleri alın terinin incileştiği bu topraklarda şimdilerde belki biraz olsun ilgi bekliyorlar, Tatlı ve gülücük dolu bir “merhaba” bekliyorlar belki.
Onların bu beklentilerine tercüman olanlara ne mutlu!
Hemen her etkinliğinde farklılık kokan İlhan Arduç bu çınarları Şahin yaylasında bir araya getirmiş, onların duygularını paylaşmış, birikimlerinden yaralanmayı ve onları bir arada “ONORE ETMEYİ” düşünmüş ve ulaşabildiklerini bir araya getirmiş. Kutluyorum İlhan Arduç seni, bütün içtenliğimle kutluyorum. İlhan’a organizede yardımcı olan Sayın Sabri Yolaçan ve Sayın Abdullah Karakişi’yi de selamlıyorum.
Bulundukları yeri paylaşmakla şeref duyduğum bu çınarlar arasında; Yanık Mustafa, Memo, Cin KAYA, Kalfa Sami, Cin Ömer ve Dörtyol Köyü eski Muhtarı Niyazi Soyel de var.
Taşova Medyası duayeni Sayın Cesarettin Tuzla, omuzladığı demode kamerasıyla hem görüntü alıyor ve hem de katılanların görüşlerini kaydediyordu.
Bu nezaketinden dolayı İlhan Arduç’a  herkes teşekkür ediyordu ama bunlardan biri teşekkür dahi edemiyordu. Yüzde gülüyor ama gözde ağlıyordu. Önündeki tabakta bulunan köftelere bakıyor, kameraya bakıyor etrafı süzüyor, ağzından anlam içeren kelimeler değil, insandaki adeta gülmek nağmesiyle ağlamak ezgisini çağrıştıran duygu dökülüyordu. Bu adam Cin Ömer di Yani Ömer Arduş, yani İlhan Başkanın babası…
Bu çınarları onere eden vefa örneği oğlu İlhan la gurur duyuyordu. Onun bu davranışı kendisinin oraya davet edilişini değil, oğlunun başarısından ve hassasiyetinden duyduğu gururun göz yaşıydı.
Her ikisini de kutluyoruz. Başarılı bir evlat yetiştren babayı ve başarılarını vefa ile besleyen İlhan Başkanı.
Siz bu etkinliğe ister nostalji deyin ister vefa…
Adı ne olursa olsun bu güzel bir düşünce, maliyeti ucuz ama çok değerli bir etkinlik. Emeği geçen herkese selam.

 

Yorum Ekle