NELER OLUYOR AK-PARTİ DE

NELER OLUYOR AK-PARTİ DE
Ömer CELEP
Yaklaşan Ak-Parti ilçe teşkilatı seçimleri konuşulalı olur olmaz şeyler tartışılmaya başlandı. Öncelikle belirtelim; “konuşuluyorsak iktidarız” demektir. Tabi iktidar olunca da leyhte ya da aleyhte (iftira ve hakaret olmadığı sürece) konuşulmasında hukuken ve ahlaken sorun olmaz. Ancak etrafta konuşulanlardan sonra, konuşulanlara yorumlar da yapılır.
Geçenlerde bir dostumu ziyarete gittim. Gündem bu olunca bana hemen bir soru yöneltti;
-Hocam iktidar partisinin bilindiği gibi görünürde iki adayı var. Sizce bunlardan hangisi ilçemiz için daha hayırlı olur.
Beni yakın tanıyanlar bilir. Dolambaçlı cevapları sevmem. Hemen cevap verdim.
-Yeniler ve yenilikler topluma yeni enerji verir.
Gülümsedi teşekkür etti. Anladım ki yeni adayı destekliyor. Saygı duymak lazım. Arkasından ekledi;
-Beni iki gün önce H. Fevzi diye birisi aradı ve dedi ki;
-Seni Recep Yurteri listesine yönetim kurulu üyesi olarak yazıyorum.
Şaşırdım, durakladım bir süre düşündüm. Biraz daha düşündüm. Kim bu H. Fevzi?
Açık kimliğini sordum söylemedi. Eğer benim tahmin ettiğim ise vay memleketin haline!
Recep İmam-Hatip Lisesinden öğrencimdir severim ve ayrıca bir yerlere talip olmasından ve başarılı olmasından da son derece mutluluk duyar dua ederim. Bu iyi dileğim bütün öğrencilerim içindir. Ancak;
Recep’le ilgili bir iki duyum daha aldım. Adaylık icazeti için bu partiden ilişiğin kesmiş, hatta bu parti aleyhine çalışmış, daha ilerisini de söylemiyorum… Birilerini aracı yaparak il başkanlığına gitmiş. Onun tercihidir ama bence son derece yanlıştır.
Değerli okuyucularım. Esasına bakarsanız kişilerin şahsiyetini hedef alarak kimse aleyhine yazmayı sevmiyorum. Makamları, görevleri ve yapılan işleri eleştiri ahlakidir bunu ayrı tutmak lazım.
İktidar partisinin ilçe başkanlığı hem partilileri hem de diğer hemşerilerimizi ilgilendirdiği için konu ile ilgili yazmak hakkımız olduğunu düşünüyorum.
Eğer duyduklarımız doğruysa, vay Recep’in haline! Kimleri kılavuz etmiş be? Kendisine kılavuz tayin ettiği adamın bir “tabak döner” için ne kadar döndüğünü bilmez mi acaba? Klavuzunun; el ovuşturarak gezdiğini ve el ovuşturmanın; “Yahudilerin en belirgin özelliği” olduğunu bilmez mi acaba? Yahudi’nin ise; “yumurtasını pişirmek için dünyayı yakan millet” olduğunu bilmez mi acaba? Kılavuzunun; para için “b…una düşen sineğin ayaklarını yalamadan salmadığını” bilmez mi acaba? Kılavuzunun “belki bin kocadan artan birisi” olduğunu bilmez mi acaba?
Sevgili Recep’im!
Öğretmenin, ağabeyin ya da bir büyüğün olarak söylüyorum. O özellikteki insanlarla aydınlığa gideceğine, kendi dünyandaki dehliz karanlıkları inanıyorum ki seni daha itibarlı ve daha onurlu yapacaktır.
İtibarını ve onurunu kaybetmiş insanların senin aracılığınla itibar kazanma peşinde olduklarını sana hem üzülerek ve hem de acıyarak hatırlatıyorum.
Recep’im bazen etrafımızdakiler bizim göremediklerimizi görürler. Milletten bir şeyler gizlediğini zannedenler kafasını kuma gömenlerdir. Sen her ne kadar “onlar benim etrafımda yok” desen de, onların senin etrafında olduğunu belki de göremeyen tek kişi sensin.
Parti değiştiren insanları kınamak yadırgamak asla ahlaki değildir. Bu ülkede değişmek sorun değildir efendiler, değişememek sorundur. Kimi insanları eleştiriyorsak parti değiştirdikleri için değildir, değiştiremedikleri içindir.
Bir kimsenin “ne pahasına olursa olsun ben bu partidenim” demesi bize göre bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.
İnsanız biz; kendi partimizden başka partilere gidenlere hep “dönek” deriz de başka partilerden kendi partimize gelmeyenleri de “vatan haini” ilan ederiz.
Recep’in kılavuzlarına yaptığımız eleştiriler onların parti değiştirdiklerinden değildir, düşüncelerindendir. Biz kişileri değil onların düşüncelerini ve işlerini eleştiririz.
Bunu niçin yazarak ifade ettik?
İtibarını ayaklar altına alanların yeni itibar kazanmak için ne tür şaklabanlıkar içine girdiklerini herkes duysun istedik. Seni değil, senin üzerinden çarık giymeyi hedefleyenleri herkes görsün istedik.
Hiçbir problem konuşulmadan çözülmez. Sorunları konuşarak çözmek en medeni ve en haysiyetli yoldur.

Yorum Ekle

CEVAPLA

Yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz.