Kartal Yuvası Sebahattin’in Yeri’nde Hususi Bir Gün!

Bugün (5 Haziran 2021 Cumartesi)  öğleden sonra 970 rakımlı Kılıçaslan Geçidi hududunda Asarlık mevkisinde bulunan Küpecik Köyü’nden Sebahattin Gece’nin Kartal Yuvası’nda dostlarla beraberdik.
Taşova Gazetesi’nin Değerli Editörü Ahmet Günaydın, Ulusal bir gazetenin eski Taşova Bürosu Temsilcisi Osman Gürbüz ve Emekli Maliye Şefi Talip Korkmaz saat 13:30 gibi beni Yeşilyurt Köyü’nden aldılar ve Sepetli Köyü geçesine geçerek Dereboğazı’ndan yaklaşık yarım saatlik bir yolculukla Kılıçaslan’a vardık. Kılıçaslan Geçidi’nin hemen karşısındaki mekanda durduk.
Mekana vardığımızda mekan sahibi Sebahattin Gece ve Suluova’dan arkadaşlar Gürsel Koçak, Necip Con,  Hamza Yücel ve Recep Saraç bizi karşıladılar. Kısa bir hoşbeş ve hal hatırdan sonra “kendin pişir kendin ye” usulü ile ortadaki masaya yanımızdaki malzemeyi koyduk ve bir yandan da derin bir muhabbet aldı başını yürüdü gitti.
Sevgili Başkan Gürsel Koçak mangalda maharetini gösterdi. Sevgili Osman Gürbüz de evden hazırlıklı geldiği için masayı düzenledi.
Her şey ziyade güzeldi…
Dostlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum…
Herkesin eline gönlüne sağlık…
Hava bulutluydu ve rüzgar kuzeyden estiğinden dolayı hafiften de olsa soğuğu hissediyorduk. Yemek, sohbet ve muhabbet uzadıkça uzadı. Bu yörede çocukluğum geçti. Ladik ile Taşova’nın tam sınırı burasıdır. Karşımızda masmavi Ladik Gölü ve Ladik’in yeşile boyanmış doğası insanı cezbediyor. Canik Dağları ile Akdağ bu yörede birbirinden ayrılıyor ve kendi tabiatlarına dönüyorlar.
Takiben Soğanlı Köyü”nün içinden geçerek Hamitköy’ün yaylalarını gezip dolaştık. Yaylada Gürsel Bey’in arkadaşı Necati Bey bizi karşıladı. Yayla evine konuk olduk. Akdağ’ın doruklarından çıkıp gelen billur gibi pınar suyundan demlenmiş çayımıza koyun peynirini katık ettik. Eskilerden yenilerden oradan buradan şuradan, tarihten lafladık, konuştuk ve dahi gülüştük. İkramları için hane sahibine teşekkür ederek yayla evinden ayrıldık.
Yolumuz üzerine geri dönerek Cüceköy yoluyla anayola çıktık. Suluova’dan gelerek bizlere katılan arkadaşlarla yol ayrımında vedalaşarak onları Ladik’e doğru yola koyduktan sonra biz tekrar Kartal Yuvası’na döndük. Hava iyice soğudu ve yavaş yavaş da yağmur çiselemeye başladı. Mekanın aşenesindeki sobayı yaktık, oda iyice ısındı, çay demlendi. Sevgili Osman Gürbüz soba ateşinde çoban kavurma yapıverdi. Nasıl diyeyim, kış günü misali sobanın kahrı da çekiliyordu. Sohbetimiz geçmişten geleceğe hatıralara anılara, gah dünlere, gah bugünlere, gah yarınlara uzandı gitti. Ne çok ortak noktamız, ne çok ortak paydamız varmış. Yeni tanıştığım arkadaşlarla çok yakın tanıdığım şahısların tanışmaları ve arkadaşlıklarıysa beni oldukça mutlu etti. Yalan dünyada geçen ömrümün her gününe dokunan hatıraların kıyısından geçe geçe akşam ezanına doğru Sevgili Sebahattin Gece’yle helalleşerek yağmurla birlikte Kartal Yuvası’ndan ayrıldık.
Sebahattin Gece’nin hayatı da adeta bir roman! Altı sene mahpushanede yatmış. Yıllarca kaçak gezmiş. Yaşadığı bütün derdin, sıkıntının sebebi de 80 öncesinde siyasi bir kişilik olmasından kaynaklanıyormuş. Hayatına İzmir’de devam ederken nefes darlığından duyduğu rahatsızlığa çare olur umuduyla Küpecik Köyü’ne dönmüş ve Asarlık mevkisindeki tarlasında -yaklaşık dört buçuk dönüm- önce bir sayvan kurmuş daha sonra mekanı büyütmüş. Çakır adlı köpeği ve bir iki aylık yavru eniği, tavuğu horozu cücüğüyle, etrafını itgülü, pelit, gürgen ve kayın ağaçlarının bürüdüğü mekan zaman ilerledikçe halkımızın uğrak ve durak yeri olmuş.
Ne kadar da güzel olmuş…
Selam sevgi ve hürmetle!
ES
05 06 2021
Yeşilyurt Köyü

Yorum Ekle