KARANLIK AYDINLAR.


            Medyadaki yazarlar vatandaşı bulunduğu devlete ve politikalarına ters yazılar ve eylemlerde bulunması onlar için artık bir tutku haline geldi. Hatta öyle kendilerinden geçer hale geldiler ki bence mensubu bulunduğu millete ait benlikleri çoktan bedenlerini terk etmiş. Terk etmiş derken pantalonlarındaki cebe girmiş olmalı zamanımızda her şey olabiliyor.


 

         Yine son günlerimizin yeni versiyonu empati. Aydınlarımız kendilerini 1 dünya savaşı ile şekillenen kimin kimi arkadan sattığı belli olmayan dönemlerde yaşanmış, sonrasında nakil edilmiş Ermeni toplumu için empati kuruyorlar ve onlardan özür diliyorlar. Metin nedir bir bakalım.’’1915’te Osmanlı Ermenilerini maruz kaldığı büyük felakete duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor,onlardan özür diliyorum.’’ 

 

      İşte  metin bu,  neymiş içinde soykırım kelimesi kullanılmadan özür diliniyormuş. Peki yazarlar onların yerine kendileri koyacakları yerde kendi atalarının; eğer ki atalarımız ataları ise;  bir empati yapsınlar bakalım ne çıkacak.

 

           Mesela eşi, cephede olan kadının tecavüze uğradığı anda kendini koysun acaba ne hissedecek. Veya diğer insanlarla bir araya toplanarak ateşe verilen, camii içerisinde düşünsün kendini ve etrafındaki çığlıkları benliğinde  hissetsin sıcağa bakıp aldanmasın  bu sahilde güneşlenmeye benzemiyor. Ve yine hamile kadının karnından deşilip alınan bebek yerine koysun kendini, daha dünyaya gelmeden çektiği eziyeti yaşasın, doğmadan ölsün. Empati kurmaya devam edelim yabancı seyyahlar tarafından  Türk’ün  hristiyanına Ermeni denir, tanımı ile ne kadar, kendimizden ayırmamamıza rağmen akbabaların üstümüze üşüştüğü anda, Rus ve Fransız üniformaları giyerek bizi  yani kendinden ayırmayan komşusunu arkadan vurduğunu empati yap ki, Türkiye’nin duygularına tercüman olabilesiniz.


 

            Birbirleri’ne de kendi köşelerinden destek olurken yine bir yazar Ermenistan’da yaptığı konuşmada zaten kendi adına özür dilediğini;  Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’den 24 Nisan 2009 acınızı paylaşıyoruz. Diye resmi empati bekliyorlar. Herhalde bu ülkenin temsil  ettiği makam katil den çok kendi ataları için ve  eziyete göğüs geren kendi halkı için bir empati yapması daha uygun olur.

 

          Bir empati yapması gereken varsa oda karşı taraf dır. Yukarıda belirttiğim alçaklıkları yapan ataları yerine empati yapması cezası ne olması gerekir iken,   buna rağmen gerekli ceza verilmeyerek, sadece nakil ve sevk cezası verilmesi, kendi atalarının ne kadar şanslı olduğu hükmüne karar verecektir.


Yaşanan münferit olaylar olmuş muhakkak, karşı taraf tanda cephe gereği ölümler ve nefsi müdafaa yaşanmıştır.  Bizler km lerce ileriden gelip bu vatan toprağında canını teslim eden Anzaklar’a karşı dahi değer verirken Ermenilerin çeşitli yalanlarla maziyi karıştırması aslında bizim hafızalarımızı da diri tutması açısından önem teşkil ediyor.


 

            Ülkemizde yaşayan, Türkiye cumhuriyeti vatandaşı Ermenilerin bu tür olaylardan uzak tutuyoruz. Onların bizlerden birisi olarak görüyor, eskiden seyyahların dediği gibi Türk’ün hristiyanına Ermeni denir. Diyoruz..

Yorum Ekle