“KADINLAR İNSANDIR, BİZ İNSANOĞLU”

Sabah uyandığında henüz güneş doğmamıştı. Geç kaldığını düşünerek yatağından panik halinde kalktı. Saate baktı daha zaman vardı. Rahatladı. Mutfağa geçti. Çaydanlığa su doldurup ocağa koydu. Bakkaldan ekmek aldı geldi. Kahvaltı hazırladı. Haydi yavrum kalk okula geç kalıyorsun diyerek kızını uyandırdı. Tekrar mutfağa geçti. Çocuk, anne çorabımın teki nerede bulamadım diye annesine seslendi. Çorabın tekini buldu getirdi çocuğa verdi. Kahvaltı yaptılar. Beslenme çantasını hazırladı. Kılık kıyafetini kontrol etti. Hazır olduğunu görünce okul çantasını kendi aldı, çocuğa beslenme çantasını verdi. Evden çıkmak üzereyken kocası, gelirken bakkaldan sigara almasını söyledi. Okulun bahçesine girdiler. Çocuk okuldan içeriye girinceye kadar bekledi. Birbirlerine karşılıklı el salladılar. Eve geldi kahvaltı masasını sildi, temizledi, bulaşıkları yıkadı. Kirli çamaşırları makineye koydu.  Balkonda kuruyan çamaşırları topladı. (Sonra ütülerim diye geçirdi içinden.) Ortalığı silip süpürmeye başladı. Yorulmuştu. Telefonu çaldı. Arayan askerdeki oğluydu. Konuştular. Tüm yorgunluğu geçti gitti. Günlük ev işlerini görüp, yetiştirmek ne ki bu vatana “asker” yetiştirmişti. Mutluydu.  Güzel hayallere daldı. Askerden gelince oğlunu evlendirip düğün yapacağı günleri hayal etti… Çamaşır makinesinden çamaşırları çıkarıp astı. Öğle yemeği için akşamdan ısladığı kuru fasulyeyi ocağa koydu.  Yemek pişene kadar ütü yaptı. Çocuk öğle arası okuldan geldi. Yemek yenildi. Çocuk okula gönderildi. Yemek masasını temizledi. İhtiyaç listesi yaptı. Pazar çantasını aldı ve pazara gitti. Eve geldi pazardan aldıklarını yerleştirdi. Akşam yemeği için  lâzım olanları ayırdı. Ekmek pişirmekte olan komşusuna yardıma gitti. Eve dönünce akşam yemeği için hazırlık yapmaya başladı. Çocuk okuldan, baba çarşıdan gelince hep beraber yemekler yenildi. Masa temizlendi, bulaşıklar yıkandı.

Öğretmen, “Dünya Kadınlar Günü” ile ilgili bir ödev vermişti. Çocuk evde bunu ortalığa öylesine söyledi. Baba sanki ödül almış ünlü bir yazar edasıyla getir kızım ben yardımcı olayım beraber yazalım dedi. Aklına bir şey gelmedi. Sen yazmaya başla kızım ben sana yardımcı olurum dedi. Sonra birden yaz kızım dedi kendinden emin bir şekilde: Kadınlar iyidir. Evde yemeğimizi yaparlar dedi. Biraz bekledi. Kadınların her dediği yapılmaz. Çünkü onların “saçı uzun aklı kısa,” kendilerine kalırsa “ya davulcuya ya zurnacıya varırlar” dedi. “Kızını dövmeyen dizini döver.” “Ellerinin hamuru ile her işe karışırlar” dedi.   “Erkekler kadınlardan güçlü ve yiğit olurlar” diye ekledi baba. Kendilerinin işlerinin ağır olduğunu kadınların onlara yardımcı olmaları gerektiğini söyledi. Saçmaladı durdu. Çocuğun aklı karıştı. Babasının söylediklerinde bir yanlışlık olduğunu düşündü. Çünkü işleri sabahtan beri evde annesi yapıyordu. Ama işin edebiyatını babası yapıyordu. Kafası iyice karıştı.      Babanın söylediklerini işiten ve çocuğun halini anlayan anne müdahale etti. Babanın; “kızını dövmeyen dizini döver” sözüne karşı çıktı. “Babasının dövdüğü kızı kocası da döver” diyerek okkalı bir cevap verdi. Kadınların saçı da aklı da yerindedir ve yeterlidir. Çünkü, “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.” diye ekledi. “Elleriyle beşik sallayan dünyayı sallar.” “Ekmeğin iyisi deneden yiğidin iyisi anadan olur” diyerek babanın yukarıdaki sözlerini bir bir cevapladı.

“Bir babanın çocuklarına yapabileceği en büyük iyilik onların annelerini sevmektir.” Dedi ve taşı gediğine koydu.

Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun.

Abdullah Seçkin

 

Yorum Ekle