DUA ÜZERİNE-2

Müslümanlar olarak durmadan dua ediyoruz ama dualarımızın kabul edildiğini pek de söyleyemeyiz. Çünkü her şey ortada dünyaya baktığımız zaman Müslüman ülkelerin hali perişan. Örnek alınacak bir yerimiz yok. Bunun sebepleri tabi ki pek çoktur ama bana göre en önemlisi istisnalar hariç çok çalışmayı sevmeyen bir milletiz. İstiyoruz ki biz keyfimize bakalım yorulmadan Allah’a dua edelim ve Allah bizim yerimize yapsın ve başarılı olalım. İstiyoruz ki çalışmadan buradan topluca bir dua edelim Kudüs kurtulsun. İstiyoruz ki bir dua edelim düşmanlarımız kahr-u perişan olsun. İstiyoruz ki bir dua edelim en güçlü ülke biz olalım. Yahudiler Kudus’ü Müslümanlardan alabilmek için 100 yıllık plan yapmışlardır. Avrupalılar kalkınabilmek için yıllardır çalışmışlardır. Dünya işlerine hile karıştırmamışlardır. Biz şu anda bile bir alet alırken kendi malımızdan çok Avrupa mallarını tercih ediyoruz. Yani kendimizden çok onlara güveniyoruz. Çünkü bizim ahlak sorunumuz var özümüzle sözümüz birbirini tutmuyor. Açıkçası birbirimize güvenmiyoruz.

Diğer yönden duamızın kabul olması için doğru hareket etmeliyiz. Geçen gün duydum bir arkadaşın basit bir sınavı varmış. Sınava çalışmak yerine cahil bir hocaya gitmiş ve “hocam benim bir sınavım var başarılı olmak istiyorum bana bir dua öğret” demiş. Cahil hoca da ona sınavına çok çalış demek yerine bir kağıda yarım sayfa bir dua yazarak bunu 3333 defa okuyacaksın demiş. O vatandaş sınava çalışmak yerine bir sürü zahmetle 3333 defa o kağıdı okumuş sınava girmiş ama sonuç başarısız olmuş. Çünkü yöntem yanlış olmuş. Esas dua demek o sınava çalışmasıydı. Eğer o kağıdı okumaya çalıştığı kadar sınavına çalışsaydı kesinlikle başarılı olurdu.

Sonuç olarak dua etmeyelim her şeyi biz çalışarak çabalayarak yapabiliriz demiyorum. Tabi ki insan aklı ve insanın gücü sınırlıdır. Her şeyi başarabilmesi mümkün değildir. Ama Allah’ın tabiata koyduğu yasalar gereği önce üzerimize düşeni yapıp sonra dua etmemiz gerekiyor. Çünkü Allah Furkan suresi 77.ayette ‘kul ma yağbeu biküm rabbi levla duaüküm’ yani “duanız olmazsa rabbim size ne diye değer versin” buyurmaktadır. Ayrıca Mü’min suresi 60.ayette ‘ud’uni estecib lekü’ yani “bana dua edin ki icabet edeyim” buyrulmaktadır. Ayrıca Allah bize Araf suresi 55.ayette ‘rabbinize alçak gönüllü ve derin bir acziyet içinde dua edin’ buyurarak nasıl dua etmemiz gerektiğini de bildirmektedir. Yine Kaf suresi 16.ayette ise ‘ve nahnü ekrabü ileyhi min hablil verid’ buyurarak, yani “ben kuluma şah damarından daha yakınım” diyerek araya kimseyi sokmadan doğrudan doğruya Allah’a dua etmemiz gerektiğini bize bildirmektedir. Bütün bu kurallara uyarak Allah’a dua edersek tabi ki Allah duamıza icabet edecek ve bizlere zaferle beraber iki cihan saadetini lütfedecektir.

 

Hasan APAYDIN-İlahiyatçı

Uluköy-2021

Yorum Ekle