DİZELERLE DANS ETMEK…

Çok güzel ve dua yüklü günleri geride bıraktık. 


 


Mevsimin üzerimize yüklediği onca sıcak günlere aldırmadan on bir ayın sultanını Ankara’da yaşadık. Başkentte oruç ve iftar nasıl oluyor, istediğimizce tattık.


 


Sahurda şafağı, iftarda rüzgârı aldık yüreğimize.


 


Yine her akşam terör haberleri ve komşularımızdaki çatışmaları izledik, dinledik.


 


 Yaşanılan ve planlanan, dün ve bugün olanlara şahsi olarak üzülüyorum. Terörün başladığı 1985’li yıllarda Hakkâri Yüksekova Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordum. O günleri asla yeniden yaşamak istemem. Terörün halen devam etmesi olayın çok ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir.


 


 Bende biliyorum ki ne kadar yüksek sesle sevgiyi besleyen ifadeler kullansam, anlatsam, karşı taraf bunlardan yoksunsa sonuç almak mümkün değildir.


 


 Canansın tenimin her karesinde benimle yaşayan, senden gayrisi benim tamamen ilgi alanım dışındadır. Şimdi dört yanlı sardım seni etrafındayım, sen den başkasına gülümsemez yüreğim, huriler olsa da her yanım senindir.


 


 Hani, alev alev yanışın her atışında milleti oluşturan içi dolu kelimelerin sevgiye dönüşmesindeki sağlıklı günleri yaşamak istiyorum.


 


 Şehitlerimizle gurur duyuyorum.


 


 Ama terör bitsin istiyorum.


 


“Kötü söyleme, kötü düşünme, kötü teşvik ve telkinde bulunma; o zaman ancak kötülüklerin sana gelmesinden kurtulursun.” Denmiştir.


 


 Biz öylesine samimi duygularla denilen ve buyrulanlara uyuyoruz ki ifadesini dahi yapmanın şık olmayacağını düşünüyoruz.


 


 Söz söylemek dilin işidir amma anlamak ve sevmek kalbin işidir.


 


Biliyorum, kimsenin hakkı kalmaz kimsede, kalmaz ya ne bir milim ileri ne bir milim geri şaşmadan adaletin yerini bulacağına inanırım.


 


Yolunu beklediği ile devam etmeyenin vay haline…


 


 Ateşin yakmadığı İbrahim’i, kuyunun boğmadığı Yusuf’u, bıçağın kesmediği İsmail’i, koruyan Rabb’im bizleri de korumaktadır.


 


 Her yaşta ömrün bütün karelerini kendinde toplamak isteyenler, yaşıyorum diyenler istediğince yaşasınlar. Mevcut halimi yaşamakta dahi zorlanan ben kareleri çoktan geride bıraktım.


 


 İhtiyaçların sürekli hareket halinde olduğu, değiştiği çoğu zaman bize ulaşılmaz olduğu günleri yaşıyorum.


 


 Yaşadığım ülkemin onca problemi bitsin artık diyorum.


 


 Hasreti bilirim, yürek yangınlarını bilirim, kül olmak için neleri yaşamak gerektir, ölmeden önce ölmenin tende ve beyinde oluşturduğu bütün titreşimleri, yok oluşları ve uykusuzluğunu bilirim. Adını koyduğum bir hasretin her hatırlanışındaki nefes alışın bende bıraktığı ile günlük çevrem ve ülkemde olanlarla bir araya getirdiğimde neler yaşıyorum Allah biliyor.


 


 Oruçlu günler bitti. Bitmesine amma bayramım şen olmadı. 


 


Şimdi ben âşık olmadan şiirin dizeleriyle nasıl dans edeceğim.


 


 


 

Yorum Ekle