CHP İLÇE BAŞKANLIĞINDAN AÇIKLAMA

0

KAMUOYUNA DUYURULUR

Son dönemde bir yandan Türk Milli Eğitim Sisteminden Kemalizmi silmek haberleri yükselirken bir yandan da AKP’ye yakınlığıyla bilinen vakıf ve kişiler tarafından çocuklara cinsel taciz haberleri yükseliyor. Gerek Ensar vakfı gerekse okullardan gelen bu haberler milli eğitim sistemimizi ve yurt meselesini sorgulamamızı gerektiriyor. Karaman’da Ensar Vakfında meydana gelen çocuklara taciz olaylarının araştırılması konusunda yetersiz davranan ve bir kere tecavüzle bir şey olmaz diyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ramazanoğlu hakkında verilen gensoru AKP oylarıyla reddedildi. Bu olaya tepki gösteren Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında bakan Ensar Vakfının önüne yatmıştır, diye tepki gösterdi. Çocuklara taciz karşısında yandaş vakıfların yanında taraf olan AKP Genel Başkanımızın bu açıklamasını çarpıtarak cinsiyetçi zihniyetini ortaya koymuştur. Oysa önüne yatmak deyimi Türkçe deyimler sözlüğünde herhangi birine gelen tepkilere engel olmak için o kişiye siper olmak anlamı taşımaktadır. Önüne yatmak deyimini AKP’li eski bakan Muammer GÜLER 17-25 Aralık sanıklarından Reza ZARRAF için “Gerekirse onun önüne yatarım.” Diye destek açıklaması yapmıştı. Yani bu deyimin siyasi hayatta kullanım patenti AKP’ye aittir. Çocuklara taciz konusunda tepki göstermeyen çevrelerin Genel Başkanımızın açıklamasını çarpıtarak algı operasyonu yapmaları ibretle takip edilmektedir.

Ortaöğrenim altı çocukların özel yurtlarda kalması kanunen yasak olmasına rağmen;  çocukları yasa dışı cemaat yurtlarına mahkûm edenler denetlenebilir, resmi yurtlar açmak yerine Atatürk’e ve Atatürkçülüğe saldırıyorlar. Bu yurtlarda Atatürk ve cumhuriyet düşmanı nesiller yetiştirme amacını taşıyorlar. Toplum olarak çocuklarımızın kapalı kapılar ardında hangi koşullarda, kimlerin elinde nasıl yetiştiklerinden bihaber durumdayız. Çocuklarımıza Milli Eğitim Bakanlığı kontrolünde,  denetlenebilir, şeffaf yurtların yapılması memleketin en acil ihtiyaçlarındandır. Çocuklarımızın barınma sorununu devlet çözmelidir.

Ellerini milletimizin kurtarıcı, devletimizin kurucu önderi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN cumhuriyetinden çekip;  çağın koşullarına uygun insana hizmet eden bilimsel, laik ve demokratik bir eğitim sistemi için kolları sıvamanın vaktidir. Çocukları kutuplaştıran, ötekileştiren değil; bir nazarla gören, insan olarak gören bir siyasi duruş gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi dogmatik değil bilimsel bir eğitim sistemi memleketimizi çağdaş eğitim düzeyinin üstüne çıkaracaktır.

4+4+4 eğitim sistemiyle temelleri atılan, kindar bir nesil yetiştirme amacı taşıyan, öğrenci, öğretmen, veli ve ülkemiz herkesi rahatsız ve mağdur eden bir sistem var karşımızda. Okullara siyaset sokuluyor, okullarda sınavla gelen idareciler hak gaspı yapılarak yandaşlar yönetici yapılıyor. Sonucu önceden belli mülakatlarla müdürlük atamaları yapılıyor. Yandaş sendika üyesi olmayan eğitim çalışanları üvey evlat, hatta düşman ilan ediliyor. Hatta öğrenciler iktidarın istediği yaşam tarzına sahip olmaları için baskı altında bırakılıyor. Artık devletin hiyerarşik sisteminde memurlar amiri olarak siyasi iktidarı görme durumunda kalıyorlar.

Anayasamıza ve kanunlarımıza aykırı, bu hukuksuz uygulamaların takipçisiyiz ve takipçisi olacağız. Yapılan bütün hukuksuzluklar, kazanılan bütün haksız kazanç ve makamlar ellerinizin arasından su gibi akıp gidecektir. Ama o leke her zaman kalıcı olacaktır Hiç kimse kendini hukukun üstünde ve yargılanamaz zannetmesin. Enerjimizi siyasi ve şahsi hırslara değil; hukukun üstünlüğü altında milli birlik ve beraberliğimize ve çocuklarımıza yani geleceğimize harcayalım. Saygılarımızla…  chp-eski-logo

Yorum Ekle