Boğalı Dağları’nda vahşi madencilik ve sondaj faaliyetlerine karşı başlatılan çadır nöbeti, sivil toplum kuruluşları ve gurbetteki hemşehrilerin de katılımıyla dev bir çevre direnişine dönüşüyor. Ankara ve İstanbul dernek başkanlarının öncülüğünde Şahin Yaylası’nda bir araya gelen yüzlerce vatandaş, “Madene geçit yok” mesajı verdi.
Taşova’nın can damarı olan Sakarat ve Boğalı Dağları’nda maden şirketlerinin sondaj hamlesine karşı Esençay Şahin Yaylası’nda yakılan direniş meşalesi çığ gibi büyüyor. Bölge halkının geçtiğimiz günlerde başlattığı çadır nöbetine, metropollerdeki sivil toplum kuruluşlarından çok güçlü bir destek geldi.
Dernek Başkanları Sahaya İndi
Maden aramalarına karşı verilen mücadeleye güç katmak amacıyla; Ankara Esençay Gönüllüleri Derneği, İstanbul Esençay Gönüllüleri Derneği ve Karaağaç Köyü İstanbul Derneği başkanları Taşova’ya gelerek sahaya indi. Dernek başkanlarının yanı sıra Esençay halkından oluşan yaklaşık 350 kişilik kitlesel bir grup, 1235 rakımlı Şahin Yaylası’ndaki nöbet alanında bir araya geldi.
350 Kişilik Grup Mücadele Azmini Haykırdı
Geçmişte kazanılan hukuki haklara rağmen maden şirketlerinin bölgeye yeniden iş makineleriyle girmesi üzerine tek vücut olan kalabalık, doğayı ve su kaynaklarını koruma konusundaki kararlılığını yineledi. Yaylada bir araya gelen yaklaşık 350 kişi, siyanürle altın aranması ve vahşi madencilik faaliyetleri nedeniyle tarım arazilerinin, ormanların ve 24 köyün içme suyunun tehdit altında olduğunu belirterek mücadele azmini ortak bir sesle haykırdı.
“Boğalı’nın Göğsündeki Yarayı Birlikte Saracağız”
Gurbet ve sılayı bir araya getiren buluşmada, metropollerde yaşayan Taşovalıların da kalbinin memleket toprakları için attığı mesajı verildi. Dernek başkanları ve yöre halkı, İliç’teki maden felaketinin bir benzerinin kendi topraklarında yaşanmaması için sondaj makineleri tamamen bölgeden çekilene kadar direnişe her türlü maddi ve manevi desteği vermeye devam edeceklerini vurguladı.
Taşova genelinde “Boğalı’nın göğsünde açılacak her yara, bizim bağrımızda açılmış sayılır” sloganıyla başlayan çadır nöbeti, sivil toplumun bu büyük katılımıyla birlikte hukuki ve fiili zeminde çok daha güçlü bir şekilde kararlılıkla sürdürülüyor.






