BİRAZ DAHA GAYRET

Sevgili dostlar, geçen makalemizde ilçemizdeki tarımsal gelişmelerin seyrine bakarak ilçemizde  sanayinin tam istenilen boyutlarda gelişmediğinden, istihdam konusunda ağırlıklı görevin tarımla olacağını, tarımdaki gelişmelerin yakından takip edilmesini, bu konudaki yükümlülüklerin Taşova’mızda sadece tarım değil, endüstri, istihdam sağlayan kuruluşlar, üretici birliklerimiz, esnaf sanatkârlar, küçük sanayi işletmelerimiz, oda temsilcilerimiz yani Taşova’da faaliyet alanı olan tüm kamu, özel sektör, siyasi alanda çalışanları hakkında bilgi vermeye çalışmıştık. Bazı önem arz eden hizmetleri alırken, koordinasyonlu bir çalışma gerektiğini, yoksa hizmet alımı hâlâ bürokratik engellerin fazla olduğu, hizmet alımında hantal yapımızın hâlâ yavaş işlediğinden bahsetmeye çalıştık. Burada bu makaleyi yazan bizler yanılmış olabiliriz. Eğer öyle ise yukarıda saydığımız tüm özel sektör, kamu sektörü, özel teşebbüs, işçi, memur, yönetici, idareci, siyasetçi ve tüm hizmet veren kurumlardan özür dilemede hiç bir mahzur görmüyoruz, hem de seve seve yaparız. Yalnız şurada bir duralım. İki yıldır seksenin üzerinde makale yayınladık. Artık Taşova Gazetemiz sadece Taşova’nın içinde yayınlanmıyor. Her kasaba ve köyümüz internet ağı içine girmiş durumda. Sevgili dostlar bu  makalelerimde şahsım adına hiç bir isteğime rast geldiniz mi veya ben çiftçiliğimin yanında bir esnafım, hiç reklam olsun diye bir kelimemi okudunuz mu? Bizler ve benim gibi bu gazetede yazan arkadaşlar dört dörtlük gazetecilik yaptığımızı hiç bir zaman iddia etmedik. Amatörce, hiç bir beklenti içinde olmadan gözlemlerimizi sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Zaman zaman bazı kurumlarımızdan isteklerimiz olursa, toplumun istekleri doğrultusunda onlara bildiriyoruz. Ben bir konuyu devletime basın yoluyla anlatmaya çalışıyorsam, onun temsilciliği olan kurumumuza konuyu anlatırım. Düşünün bir bina var, içine girmek istiyoruz. Eğer ilk adımı merdivenden değil de bacadan girmeye çalışırsak hepimize mantıksız gelecektir. Biz isteklerimizi kurumlarımıza, onlar diğer kurumlarla, bunun içinde siyasi kurumlarda en başta sesimize kulak vereceklerdir. Hizmet benim bildiğim kadarı ile böyle gelir.  Şurda bir duralım, ilçemizdeki istihdamı geliştiren çalışmalarda yeterince yukarıda saydığımız tüm kurumlar uyum içinde çalışabiliyorlar mı? Sizce evet olabilir, ama bence maalesef hayır diyorum. Nedenini ise şurada görüyorum. Bizler siyaseti bir araç olarak değilde, bir araç olarak görüyoruz. Yılın tamamını kısır siyasi çatışmalar “Sen ne dersen de, benim partimin dediği doğrudur” sloganı ile geçiriyoruz. Bu kadar sinirli, asabi, hoşgörüden yoksun bir siyasi çalışmadan, ne o siyasi çalışma yapan siyasetçiden, ne o siyaseti yapan seçmenden ve yaptığı çalışmadan bir verim alabiliriz. Arkadaşlar hangi partiye mensup olursak olalım, önce birbirimizi hazmetmeyi ön planda tutmamız gerekmez mi? Başarı ve başarma ondan sonra gelecektir. Şunu bilmenizi istiyoruz. Biz hiç bir kurumumuzu yıpratmak veya suçlu göstermek gibi bir fikrimiz yok. Okuyucularımız sorabilir, böyle bir durum mu var? Hayır. Aslında biz okurlarımızın nezdinde istediğimiz hizmetleri zamanında yapamayan devletimizi veya siyasetçiyi uyarmaya çalışıyoruz. Yapmak istediğimiz budur.


Ülkemizde siyasetçi, bürokrat, kamu veya özel sektör, işveren, işçi, sanatkâr, esnaf ve hizmet veren, hizmet alan, ne kadar uyum içinde çalışan ile bunlara uyum sağlayan siyaset ve siyasetçi varsa, yani kurumlar ne kadar vatandaş ile irtibat halinde hizmet veriyor ise önce yaşadığımız Taşova’nın, sonra ülkemizin refah seviyesi yükselir. Ondan sonra ne PKK denen illet kalır, ne diğer faktörler.


Bir misalle konunun genelini anlatmaya çalışarak makalemizi bitireceğiz. Alpaslan’da geçimini hayvancılıkla sağlayan bir kardeşimiz var. Eğer rızkını ondan çıkarıyorsan, yapılması mübah olan her meslek bizim için kutsaldır. Bu kardeşimiz yazın arazide koyunlarını otlatır,  bahar gelince ekmek torbasına elma, armut ve diğer yiyeceklerini doldurur, arazide ne kadar yabani ağaç fidanı görürse kimin olduğuna bakmaz aşı yapar. Bir gün bakarsın tarlanın kenarında çeşitli meyveler boy göstermiş. Allah Allah, kim aşılamış bunları dersin.


Şimdi konumuza geçelim. Her türlü vasıta, makine ekipmanlarla donatılmış ülkemizdeki tüm kurum ve kuruluşlardan bu çoban kardeşimiz kadar bir gayret beklemek hakkımız değil mi? O zaman ne IMF ve Dünya Bankası, ne de sevmediğimiz ABD’ye el açmaz, muhtaç olmayız. Arkadaşlar hem istemek, hem de mücadele etmemek insan fıtratında böyle bir şey yoktur diyoruz.  Tüm kuruluşlarımız da çalışan kardeşlerimize işlerinde kolaylık ve başarılar diliyoruz.


Şu notumuzu eklemeden geçmiyoruz, Alpaslanlı olan tüm kardeşlerimiz bu mücadeleci  arkadaşımızın kim olduğunu bilirler. Ağaç ve meyve fidanı dikimi içinde olduğumuz şu aylarda var mısınız? Bu çoban kardeşimize fedakârlığından dolayı bir plaketi çok görmeyelim.

Yorum Ekle