Amasya İtimat

BİDEVİ / ESENÇAY (Enver Seyhan)

Enver Seyhan
Sene: 1831
Defter: 2267 ve 2275
Defterdeki kaydı ile:
Karye-i Bidevi
Sülaleler ve bazı sülale büyükleri:
01- -Cüreoğlu
Mehmet oğlu Ahmet. Yaş: 60 Mehmet oğlu Mehmet. Yaş: 28 Mehmet oğlu Süleyman. Yaş: 25
02-
-Velioğlu
03-
-Hancıoğlu
Mustafa oğlu Mehmet. Yaş: 55
04-
-Çakır Alioğlu
05-
-Çontuoğlu
06-
-Neharoğlu
07-
-Katır Alioğlu
Mehmet oğlu Osman. Yaş: 60
08-
Katır Alioğlu
-Köy muhtarı Mustafa oğlu Hacı Mehmet.
Yaş: 43
09-
-Döneoğlu
10-
-İlyasoğlu
11-
-Kesimoğlu
Uzun boylu delikanlı çağında Mustafa oğlu Ali.
Yaş:19
Kardeşi yetim sabi Mustafa oğlu Numan.
Yaş: 11
Büyük kardeşi Ömer İstanbul’da Asâkir-i mansuriyede askerdir.
12-
-Hacı Ahmetoğlu
Tek gözlü Ömer oğlu Mehmet. Yaş: 50
13-
-Topal Alioğlu
14-
-Köy camii hatibi Salih oğlu Abdurrahman.
Yaş: 50
-Köy camii imamı Abdurrahman oğlu Orta boylu
kara sakallı Molla Salih. Yaş: 25
15-
-Küçük Sipahioğlu
Bu boyu iki hane olarak yazmışlar. Dedeleri İsmail ve Mehmet kardeş olmalılar.
16-
-Derviş Alioğlu
17-
-Cibbahoğlu
18-
-Malül Çelik Ömer bin Ahmet. Yaş:70
Çelik Ömer 70 yaşında.
Doğumu: 1760
Baba Ahmet:
Doğum tarihi: 1735
Çelik Ömer’in büyük oğlu Memiş Asâkir-i Mansuriyede askerdir.
Diğer oğlu mefluç Mustafa. Yaş: 43
19-
-Karamanioğlu (Karahani) Mehmet oğlu malül Mustafa. Yaş: 80
Fevt tarihi: 1248
Babası Mehmet aşağı yukarı 1725 doğumludur.
20-
-Genç Alioğlu
21-
-Canikli Yusuf oğlu Ali Efendi. Yaş: 50
22-
-Şaldaroğlu
Topal İsa
23-
-Koca Ömerler
24-
-Kara Abdullah oğlu Mustafa. Yaş: 50
(Mustafa’nın sabi oğlu Mehmet. Yaş: 10)
25-
-Öksüzoğlu
26-
-Topal Mehmetler
27-
-Hatipoğlu
28-
-Yörükoğlu
29-
-Karagözoğlu
30-
-Şabanoğlu
31-
-Teymürcioğlu (Demircioğlu)
32-
-Balioğlu
33-
-Bozsoyuoğlu
(Buzsuyu…)
34-
-Kuytulluoğlu
Mehmet oğlu Ali. Yaş: 70 (Fevt: 1248)
Kuytullu Ali oğlu İsmail. Yaş: 45
Kuytullu Ali oğlu Mustafa. Yaş: 50
35-
-Haliloğlu
36-
-Halil oğlu Osman. Yaş: 42
37-
-Demircioglu
Mustafa oğlu Mustafa. Yaş: 45
38-
-Kel Ömer oğlu Süleyman. Yaş: 27
(Eski Türkçe’de Kef ve lâm birlikte aralarında med harfi olmadan yazılışta “gül” okunduğuna da şahit oldum.)
39-
-Kara Hüseyinoğlu
Ali oğlu Hüseyin. Yaş: 55
Demek ki dedesi Kara Hüseyin denilen şahıs ki dedesinin adını vermişler.
40-
-Dadavuç (Dardavuç) oğlu
41-
-Ömer oğlu Kara Mustafa. Yaş: 50
Kardeşi Ömer oğlu Osman. Yaş: 33
42-
-Ali kişi bin Halil. Yaş: 60
43-
-Hacı Ahmet oğlu yetim sabi Abdullah oğlu Bektaş. Yaş: 13
44-
-İskersirli Veli kişi bin Ali. Yaş: 48
45-
-Canikli Hüseyin oğlu Ali. Yaş: 24 (.)
46-
-İskefsirden Darmeni köyünden Abdullah oğlu İbrahim. Yaş: 50
İbrahim için misafir kaydı bulunuyor.
Büyük oğlu Osman, Asâkir-i Mansuriyede askerdir.
Sabi oğulları:
Abdülkadir 10 yaşında.
Ali 6 yaşında.
47-
-Gocaoğlu Osman oğlu Ali. Yaş: 60
41-
-Safirci Sarı … Abdullah oğlu Ahmet. Yaş:45
Enver Seyhan
29 Haziran 2024
Not olarak:
A)
1831 yılı Nüfus Defteri’nden memleketin (Taşova Erbaa ve Akkuş) birçok köyünü okudum. Üç beş kelime dışında okuyamadığım kelime yok gibi. Bölge ve yöre adlarını okumakta zorlandığım oluyor. Normal. Usta okuyucular dahi yöresel isimlerde takılabiliyor. Acemi birisi olarak ben kendime bu hususta burada, yüksek puan veremem. İnsanların adlarına dikkat ettim. Aynı isimler etrafında döndüklerini gördüm.
Abdullah, Abdurrahman, Ali, Veli, Osman, Ömer, Süleyman, Halil, Hasan, Hüseyin, Mustafa,
Ahmet, Mehmet, İbrahim, İsmail, Salih, Ebubekir, Abidin, Yusuf ve Yakup.
Bu isimler genelde Peygamber Muhammed Mustafa’nın isimleri, yanındaki insanların isimleri veya peygamber isimleridir. Farklı isimlere rastlamak gayrimümkün gibi. Sadece belli merhalede olan kişiler çocuklarına farklı isimler koyabilmişler. Onlar da tek tük; bir elin beş parmağını geçmez. Anlaşılan odur ki ad koymada Efendimize duydukları derin saygı ve hürmeti ön planda tutmuşlar.
Nadiren Bektaş, Memiş, Abdülkadir, Emin, Numan, Recep, İlyas, İsa ve Musa gibi isimleri görmek de mümkün.
Başka başka isimlerle karşılaşmak umuduyla!..
Not olarak:
B)
Başka yazılarımda belki dile getirdim yani kabile isimlerinin bugün köylerde hâlâ kullanılıp kullanılmadığı hususunu ele aldım. Fikir beyan eden olursa sevinirim.
Ayrıca elbette 19’uncu yüzyılda memleket diğer yerleşim yerlerine göç verdi ve yoğun olarak dışarıdan göç aldı. Bu nedenle 1831 yılındaki sayımda köyde yerleşik olup sonraki yıllarda başka köylere veya yerleşim yerlerine göç olmuş olabilir. 1831 yılından sonra köylerde yeni yeni yerleşimler olabilir.
Cetvellerde bu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela benim köyüm “Sepetli Obası” 1825 ile 1850 yılları arasında bugünkü yerine yerleşmiştir. “Sepetli Obası” yazdım zira Sivas Vilayeti’ne dair bir salnamede benim köyümün adının bu şekilde kayıt edildiğine tesadüf ettim. Zaten 1913 yılından sonra Sepetli köyünden bağımsız olarak muhtarlık ihdas edilmiştir.
On dokuzuncu asırda Osmanlı Devleti Ruslarla iki büyük savaşa girdi. Bunlardan ilki Kırım Savaşı’dır. 1853 / 1856 yılları arasında yapılan bu savaşta Osmanlı Devleti insan unsuru bakımından büyük zayiat verdi. 1831 tarihli defterlerde kayıtlı insanlardan asker olanların bu savaşta şehit olma ve geri dönememe ihtimalini göz önünde bulundurmak gerektiğini söylemek isterim. İkincisi salgın hastalıklar bu devirde insanlığın baş belası olmuştur. Çare üretmek neredeyse imkansız gibidir. Her devirde “karantina” salgın hastalıkların önlenmesinde birincil etkendir.
Ruslarla girilen ve kaybedilen diğer bir büyük savaş da 1293 tarihli Osmanlı – Rus Savaşı’dır. Bu savaşlarda insan unsuru yoğun şekilde etkilenmiştir.
Enver Seyhan

Yorum Ekle