BAŞÖRTÜSÜNE BAKIŞ

BAŞÖRTÜSÜNE BAKIŞ


Ömer CELEP

 

 

Türban sorunu böyle giderse daha çok baş ağrıtacak veya daha çok konuşulacak gibi. Referandum öncesinde CHP’nin yeni genel başkanının, önce iktidar olup peşinden başbakan olurum belki hayaliyle düşünmeden, belki de Önder Sav’a danışmadan söylediği “Türban sorununu biz çözeriz” söylemi; soğumaya bırakılan türban sorununun yeniden ısıtılarak sofraya getirilmesine sebep oldu. Bu arada şunu da söylememiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu söyleme aslına bakarsanız CHP’nin yeni genel başkanı da pişman oldu da şimdi bundan çıkış yolu arıyor. Buna kıvırtmanın acemice versiyonu dendiğini bilenler vardır.

 

Elde olmayan dindar kesimin oylarını almak ve kendi tabanları olan laik kesimin oylarını elden kaçırıp-kaçırmama arasındaki bocalamanın şaşkınlığı içinde ne dediğini veya ne diyeceğini aslına bakarsanız kendisi de bilemiyor. Şu anda görünen o ki; Genel başkanın döktüğünü CHP kurmayları şu anda temizlemeye çalışıyor eğer becerebilirse ama sanırız, beceremeyecekler. Yine sanırız bu kez genel başkanın ağzından dökülen o cümleyi bu kez Yargıtay Başsavcısı da temizleyemeyecek. Referandum öncesinde söylenen o malum cümle zaten olması imkânsız olan CHP iktidarını daha da imkânsız hale getirecektir diye düşünüyoruz.

 

Genel başkanlığa geldiği günden beri hiçbir proje sunamayan, sadece sorular sorarak sempati kazanmaya çalışan bu genel başkanın vizyonsuzluğu her geçen gün daha da belirginleşiyor. Her fırsatta hep soru soruyor, cevabı karşıya bırakıyor. Türkiye gibi büyük bir devletin yönetimine talip olanların bu yöntemle iktidar olmaları imkânsızdır.

 

Aklıselim herkes bilir, başörtüsü bu ülkenin sarsıcı bir gerçeğidir. Yine herkes bilir ki; başörtüsü bu ülkede çok önemli ve çok ciddi bir sorundur. Siyaset erbabı, ülkede var olan bütün sorunları çözmekle mükelleftir. Ülkede var olan toplumsal sorunları siyasiler çözmeyecek de kim çözecek?

 

Ülkede var olan sorunları siyaset erbabının dışında olan kurumların çözmesi hem demokrasi kurallarına aykırıdır, hem de evrensel hukuk kurallarına aykırıdır. Ülke sorunlarının parlamento dışında çözülmesi döneminin geçtiğini “Mısır’daki Sağır Sultan” bile duydu.

 

Öyleyse ey CHP! Artık ülke gerçeklerini lütfen görünüz ve inadı bırakıp müzminleşmiş bu yaranın çözümüne katkıda bulununuz. Her şeyi rejim sorunu haline getirme evhamınızdan çıkınız.

 

Eğer bu kuru inattan vazgeçmezseniz, bilin ki; 2011 genel seçimlerinin en geçerli siyasi materyali başörtüsü sorunu olacaktır ve bundan en büyük kayıp da yine CHP’nin olacaktır.

 

Bize göre CHP bu kez köşeye sıkışmıştır. Başörtüsü sorunu çözülse de, çözülmese de neması diğer partilerin olacak. Ama çözülmezse diğer partiler bunun bütün vebalini CHP’ye yıkacaktır ve sanırız CHP bu kadar ağır yüke rağmen beklediği halk desteğine kavuşamayacaktır.

 

Bizden söylemesi.

Yorum Ekle