ANKARA DAN MEKTUP VAR

Bu yazımı da, Ankara’da Gazi mahallesinde bir çay ocağında yazıyorum.


      Ne işi var?   Bu adamın oralarda diyen dostlarımın sesini duyar gibiyim….  .

 


Üç hafta önce bir ziyaret için geldiğim Ankara’da Gençlerbirliği yöneticisi-iş adamı  Cemal Baymaz ağabeyi,   oğlu Memduh ile  birlikte ziyarete gittik.


 


Yanımda Cihan Eroğlu’da var. 27 sene önce onun ekmeğini yediğimizden birlikte bir  helallık alalım istedik. Cihan, Memduh ve ben Balgatta aldık soluğu…..


      Cemal Baba, çok sıcak karşıladı bizleri…..

 


Bana; “Ne yapıyorsun?” Dediğinde “Emekli oldum” diye cevap verince sorgusuz-sualsiz “Atatürk Orman Çiftliği’ndeki işletmenin başına geç” diye talimat verdi. Şaşırdım. Geçer misin? diye de sormuyor da, geç diyor.


 


Bizi evladı gibi sevdiği için Cihan’la birlikte hayır diyemedik, yaşlı kurda….


 


İşletmenin Müdürlüğünü ben, yardımcılığı ise Cihan üstlenmişti. 15 personel vardı. Bu arada disiplinsiz davranışları nedeniyle iki personele  çıkış verdik.


 


İkinci haftasında Taşova’ya geldim. Çıkışı verilenlerin yerine Taşova’dan iki işsiz genci yerleştirmek istiyordum.


 


Ne yazık ki elim boş döndüm.


 


Bizim gençler; kendilerine masa başı iş aradıklarından olsa gerek, hizmet sektöründeki işlere pek sıcak bakmıyorlar.


 


Üç haftalık zaman içerisinde beni ziyaret eden dostlarım da oldu.


Önce Ömer Torun, Şamil Soyal ve Hüsnü Gürel, Bekir Eskici, Şevket Aytaç…… Daha sonra da Yemişen Mahallesi Muhtarı Kadir Gündüz……. ardından manevi kardeşim Kadir Torun ve aile efradı. ……


 


 Bu ziyaretler beni çok mutlu etmişti…. Taşovalılar  burda da beni yalnız bırakmamıştı…… 


 


Çalışan personele şapka dağıttım. Şapkalarda ise “Mahalleli Buluşuyor-TAŞOVA” yazısı vardı. Gelen Taşovalılar kendilerini evlerinde hissetsinler istedim.


 


Burada olmamın sebebi; maddiyattan ziyade, ahde-vefa ve Taşovalı bir kaç genci yanıma almaktı. …. 


 

      Kışın işletmenin Müdürlüğünü bırakacağımdan dolayı Taşovalı bir ağabeyden bahsettim patrona. “Hemen gelsin” dedi.

 


Taşovalı olup da, çok iyi konumlarda olan dost ve arkadaşlarıma da bu vesile ile  buradan sesleniyorum:


 


”Taşova’da fabrika yok. Fakat mevki sahibi insanımız çok. Gelin hep birlikte gençlere sahip çıkalım. Onlara;  dışarıda da olsa iş imkanı sağlayalım.”


 


Bu arada Taşova’mız yüzme havuzuna kavuşuyor. Bu işyeride 5-6 kişiye ekmek kapısı olacak.


 


Böyle bir girişimden dolayı Ömer Torun ve Kadir Torun kardeşlerimi de kutluyor, gözlerinden öpüyorum.


 


Taşova bizim.  Gençler bizim. Başka Taşova varmı?  Yok…..


 


O halde hep birlikte Taşovamıza ve gençlerimize sahip çıkalım.





 

Yorum Ekle