YEREL SEÇİME GİRERKEN

Ömer CELEP
Yerel seçimlere bir aydan az bir zaman kaldı. Bu zaman zarfında hala partilerden gerek yerel gerekse ülke genelindeki sorunlarla ilgili bir proje henüz duymadık. Bu gidişle duyacak gibi de değil. Sabırla bekliyoruz. Acaba neden böyle bir zahmete gerek duymuyorlar?
Proje üretmeden oy almayı düşünen siyasilerin güvencesi sanırız şudur.
“Biz ne dersek diyelim seçmen bizi destekler veya biz hiçbir şey söylemesek de seçmenimiz bizi dinler ya da bizim proje üreterek kafa yormamıza gerek yok, seçmen; bizim seçmen! Öyleyse bizi desteklemeye deva edecektir.”
Proje üretmede acze düşenler ikinci bir konu benimsemişlerdir.
“Rakip siyasi partileri eleştirirsek, onlara çeşitli entrikalar yamarsak, onları kamu oyu önünde tahkir edersek, onlara kaba saba sözlerle hakaret edersek, onları halka mesnetsiz şikayet edersek, iktidarın hizmetlerini perdelersek, hizmetleri gizlersek, iktidarı dış basında tezvir edersek, dış güçlere ve rakip devletlere jurnallersek oy alabiliriz.”
Evet, böyle de düşünüyor olabilirler… Herkesin düşüncesi kendisine… Hiçbir itirazımız yoktur ama bizim de bir vatandaş olarak beklentilerimiz vardır. Ülkenin ve yerel sorunların çözümüne ilişkin projeler beklentisi içinde olmak her vatandaş gibi bizim de hakkımızdır.
Muhalefetimizin değerli temsilcileri!
Eğer iktidara alternatif olmak istiyorsak hedef büyütmeliyiz, kafa yormalıyız, alnımız ve çenemizle gözyaşı dökmeliyiz, uyumamalıyız, dinlenmemeliyiz, zamanı iyi değerlendirmeli, dünü okumalı, bu günü anlamalı yarını görmeliyiz.
Dününü okuyamayan, gününü anlamayan, yarını göremeyen iktidar yüzü göremez.
Kimi partilerin dinleyicileri meydanlara sığmazken, kimilerinin konferans salonlarında miting yapması milletin gözünden kaçıyor sanmayınız. Başka partiye oy veren seçmenden “bana oy verin” diye yalvararak oy alamazsınız! Milletin önce güvenini, sonra sevgisini kazanacaksınız.
Bölgelerin partisi değil tüm ülkenin partisi olacaksınız. Milletin bir bölümüne değil tümüne hitap edeceksiniz. Sevgiyi kuru ifadeden çıkarıp yaşam tarzı haline getireceksiniz.
Düşüncenizi millete dayatmayacaksınız, milletin beklentilerine göre proje üretip, ürettiğiniz projelere göre destek isteyeceksiniz. Sevgi elbette bir erdemdir ama yetmez! Sevgi gibi bir erdemi, kafa yormak gibi bir emekle ulvileştireceksiniz. Devletinize ve milletinize can vermeniz, harp zamanı geçerli bir kıymettir. Sulh zamanında milletinize “can” vereceksiniz. Millete can vermenin adı; kafa yormaktır, çok okumaktır, iyi yönetmektir, milletin derdiyle hemhal olmaktır.
Bir mahkeme dosyası içinde bulunması gereken evrakı bile düzgün ikmal edemeyenlerin ülke yönetimine talip olması bu milletin kaderi olmamalıdır. Bir dosyaya hükmedemeyen kafaların yetmiş altı milyona hükmetmeye talip olmaları, pirenin deveye hükümdar olmasından farksız bir hadsizliktir.
Bu hedefsizlikler içinde bulunanların halini, bir ay sonra konuşacağız kısmetse.

Yorum Ekle

CEVAPLA

Yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz.