TAŞOVA’DA PARALEL YAPI

TAŞOVA’DA PARALEL YAPI
Ömer CELEP
Taşova’mızda paralel yapı faaliyetleri ile ilgili yazdığımıza lehte ve aleyhte çok tepki aldığımızı buradan beyan etmeliyiz. Olumlu olumsuz eleştiriler olduğu gibi bazı tehditler aldığımızı da buradan beyan etmeliyiz. İtiraf edeyiz o yazımıza tehditkar davranış içinde bulunanlardan şikayetçi falan değiliz. Ancak şunu söylemeliyiz; yaşadığımızı yeterli görüyoruz. Bundan sonrasının da çok fazla önemi yok. Ama bildiğimiz doğruları söylemeden mezara götürürsek, millet nezdinde sorumlu olacağımız kanaatindeyiz.
Evet tekrar ve büyük harflerle söylüyoruz. Taşova’mızda söylediğimiz manada paralel yapılanma bazı amirler ve iktidarın ilçe yönetiminde bazı kişilerin desteği altında devam etmekte olduğunu çok insan biliyor.
Bu anlamdaki yazımızın yayından kaldırılması için, gerek arkadaşlarımız, gerek siyasi yapılanmalar ve gerekse bazı amirler tarafından oldukça baskı veya telkin gördüğümüzü söyleyebiliriz.
Belirtmeliyiz. “Kul hatadan ari olamaz” prensibinden hareketle, “hatasız” olduğumuzu iddia edecek kadar kibir sahibi değiliz. Hatalı olduğumuzu anladığımızda özür dilemek kadar erdem taşıdığımızı da açık yüreklilikle ifadede sakınca görmediğimizi beyandan utanmayız.
O gün yazdıklarımızın tamamen arkasındayız ve yazımızın yayından kaldırılmasına ilişkin baskı ve telkinleri de elimizin tersiyle itmekten imtina etmiyoruz.
Taşova’mızda paralel yapılanma etkinliği devam etmektedir. İlgili ve yetkililer buna tedbir almalıdır.
Bazı okuyucularımız yaptıkları yorumlarla iftira ettiğimizi söylüyor. Aslında bizim iftira ettiğimizi sanarak kendileri bize iftira ediyorlar.
Değerli okuyucularımız! Faaliyetin devam ettiğine dair bizden belge isteniyor.
Yahu Allah aşkına!… İllegal yapılanmaların ve illegal çalışmaların belgesi olur mu? Eğer faaliyetler belgeye dayandırılsa illegal olmaz ve sorun da kalmaz. Yasalarımız duyumları değerlendirir, yetkililer görevlerini ve gereğini yapar. Bize de laf kalmaz. Bizim eleştirimiz, endişemiz illegal yapılanma ve illegal faaliyetleredir.
İşaret ettiğimiz o yapılanma; hoca efendilerinin yaptığı bedduayı bizim için de yaptıklarını biliyoruz. Hatta o tarihe geçmiş bedduayı çok masum gösterme gayretine giren ve efendilerine kutsiyet izafe etme gayretkeşliğine girenleri de biliyoruz.
Efendiler!
Bu millet ve bu devlet hepimizindir. Devleti yönetmeye talip olmak bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin hakkıdır. Buna hiçbir itirazımız da yoktur, sözümüz de. Devlet yönetimine talip olan her kim veya hangi siyasi veya hukuksal yapılanma varsa herkes ve hepsi genel ahlak ve hukuk kuralları içinde mücadele edecek!
Herhangi bir şekilde elde ettiği gücü, hukuk kurallarını çiğneyerek veya hiçe sayarak kullanmaya kalkarsa, bu aziz millet o kolaycılığa fırsat da pirim de vermeyecektir.
Herkes aklını başına alsın. Uzaktan kumanda göndermelerle hiç kimseyi iktidar da yapmazlar, hiç kimseye imtiyaz da vermezler. Söz sahibi ve iktidar olmanın tek yolu, proje hazırlamak, milletin beğenisini almak, milletin hissiyatına tercüman olmaktan geçer.
Amerikalardan Türkiye’ye emir yağdırmak, karanlık işlerle meşgul olmak kepazeliğine verilecek pirim kalmadı bu ülkede.
Yazdıklarımıza yorum yapacaklar lütfen, yorumlarını önyargılardan uzak ve söylediklerimizle sınırlı yapsınlar.
Şahsen yapılan yorumlardan yararlanmak istiyoruz. Birileri bizi taraflı görse de bildiklerimizi paylaşmaya devam edeceğiz. Bizim bildiklerimiz; yazdıklarımız ve yazacaklarımızdır. Eğer yazdıklarımız ve yazacaklarımız birilerinden tarafsa yapılacak bir şey yok demektir. Çünkü eli kalem tutan herkes aldığı kültür, edindiği birikim ve kazandığı beceri ile yazar.
Yazılanları kimileri benimser ve kimileri de reddeder. Okunan yazılar okuyucuya hiçbir şart altında hakaret hakkı vermez.
Hakarete varan eleştiriler kendilerine, aydınlatmaya ve bilgilendirmeye varan eleştiriler bize yöneliktir.
Herkes hak edildiği kadar sevilmeli, hak ettiği kadar ceza görmelidir. Hak ettiğimiz kadar ceza adalet, hak etmediğimiz uygulama zulümdür.
Allah hiç kimseyi adaletten ayırmasın.

Yorum Ekle