SİYANÜRLE ALTIN ARAMAK MI? AMAN HA!

Nevahi-i Erbaa’nın, Sonusa’nın, Taşabad’ın dolayısıyla bölgenin tarih içindeki yerini, kimliğini, konumunu, durumunu zaman zaman yazdım, yazmaya da devam edeceğim. Çünkü bu bölge gerçekten bağrında çok farklı ayrı gayrı özellikler barındırmaktadır. Bugün itibariyle de tabiatında var olan hususi özelliklerinde bir değişme meydana gelmemiştir. Yaşam mücadelesini doğal haliyle sürdürmekten yana tavır sergilemektedir. Savaşlara, tabii afetlere, kıtlığa ve yokluğa rağmen şahsiyetinden, duruşundan, kimliğimden taviz vermemiştir, görünen odur ki bugün de vermeyecektir.
Bugünlerde dilden dile, kulaktan kulağa, kalemden kaleme, kelamdan kelama bir şayianın ortalıkta dolaşmakta olduğuna birlikte şahit oluyoruz. Bu şayianın varlığının sebebi de bölgede, Erbaa ve Taşova topraklarında siyanürle altın aranacağına dair yapılan haberlerdir. Bölgemizde halkı temsilde selahiyet sahibi kişilerle, kurumlarla, kuruluşlarla, sivil örgütlerle, halkın bizzat kendisiyle görüşme konuşma müzakere etme nezaketinde bulunulmamış olması düşündürücüdür.
Hayati bir konuda bölge halkının görüşüne, düşüncesine, fikrine müracat etmek gerekirdi. Böyle bir başvuru yapılmadığı, istişareye lüzum görülmediği anlaşılmaktadır. “Yangından mal kaçırır gibi” nedir bu? Biliyorlar ki halk böyle zararlı hasarlı, tahrip edici, yıkıcı, ziyan edici işlere onay vermez. Haberiniz olsun halk asla ve kat’a yine izin vermeyecektir.
Asla ve kat’a!
Doğanın, çevrenin, tabiatın, ormanın, suyun bozulmasına müsaade edilmeyecektir.
Taşova Eski Belediye Başkanı Sayın Özgür Özdemir’in ifade buyurduğu gibi: ” Taşova’nın dağı taşı ormanı suyu ve insanı altından çok daha kıymetlidir.”
Aman ha!
Maden arama işinin gerçekleşmesi durumunda bölgedeki can damarları kuruyacak ve bir daha sağalmayacaktır…
Aman ha!
Boğalı Dağları zehirlenecektir. Endemik bitkiler kaybolacaktır. Boğalının eteklerinde doğal olarak kendiliğinden yetişen çay ağaçları bir daha yetişmeyecektir…
Aman ha!
Karınca Dağı’nda dünyada eşi benzeri emsali sadece Muğla’da bulunun Sedir ağacı ormanı etkilenecek ve belki de yok olacaktır…
Aman ha!
Temiz ve içilebilir suyun kökü kuruyacaktır. Kuru ve sulu tarım küsecek ve bir zaman sonra da toprak çoraklaşacaktır…
Aman ha!
Tabiatın dengesi bozulacak, halk yaylacılıktan imtina edecek, zaten ivme kaybetmiş olan hayvancılık yok olup gidecektir.
Aman ha!
Suya ve havaya öldürücü zehir karışacak, doğal hayat tebdil olacaktır.
Aman ha!
Boğalı Dağları ormanlar ve köylerimiz ranta menfaate oldu bittiye kurban edilecektir!
Bugünümüz için yarınlarımız için çevremiz için suyumuz için ormanlarımız için nehirlerimiz için tarımımız için yaşama hakkımız için siyanürlü siyanürsüz altın veya maden arama kazma eşme deşme işine karşı durmak üzerimize büyük bir vebaldir.
Boğalı Dağları yok olmasın!
Karınca Dağı kurumasın!
Aman ha!
Bütün bölgede oradan oraya sirayet etme ihtimali de yüksek bir mesele bu. İşin bu yönünü hiç mi hiç unutmamalıyız…
Aman ha!
“Bir elin nesi var? İki elin sesi var!”
Birbirimize ses olalım!
Enver SEYHAN
23.11.2020

Yorum Ekle