SEFER TASI

Zeki ORDU

Emeğin sermaye olduğu zamanlardı. Hayata tutunmak için helal rızık temin edilmesi gerekiyordu.  Kimsenin malına, mülküne, servetine ve emeğine müdahale etmeden kendi becerileriyle bir şeyler başarmak ve bunu bir kazanca dönüştürmek gerekiyordu.

İster işçi, ister çiftçi, ister zanaat ehli olun bir şeylerle uğraşmanız gerekiyordu.

Medeniyet denilen israf unsuru olmayan, para savurganlığı yapılmayan yıllarda el emeği ile geçinirdi insanlar.

Bundan yarım asır önce bir tarım ülkesiydik.  Evlerimiz  barınak değil “hane” hükmündeydi.  Bir yastığa baş koymuş iki kişiyle başlayan ve zaman içersinde cıvıl cıvıl sesler çıkaran can yongaları dünyaya gelince daha da şenlenirdi haneler.

İşte o zamanlarda herkesin az veya çok bir tarlası bulunurdu. Bölgeye göre ticari bitki türleri olurdu o yerlerde.  Kimi yerlerde fındık, kimi yerlerde üzüm, kuru fasulye, zeytin, çay narenciye, mısır  gibi insan ihtiyacı olan tarım mahsulleri  yetişirdi.

Bu tarlaların bakıma ve işlenmesine ihtiyaç vardı. Çoğu zaman insanlar bu işleri kendileri yapardı. Tarla takını olmayan gurbete gider, balıkçılık, inşaat gibi işlerde çalışır; bazıları da fabrikalarda düzenli bir iş sahibi olurlardı.

Bu ve benzeri misalleri çoğaltabiliriz.

Peki, nereye gelmek istiyorsunuz ey yazar diyecek olursanız, arz edeyim efendim.

Bütün bunların en önemli ortak noktası “Sefer Tası”dır.

Nasıl yani gibi bir soru daha gelir ardından.

Ailesinin rızkını temin için evinden çıkan koca, tarlada, denizde, inşaatta ve gurbette; evinden çıkarken sefer tası ile çıkardı o zamanlar.

Şimdiki zamanda olduğu gibi öğle yemeği bazı işyerleri hariç olmazdı. Kişi çalışırken acıktığında kendini kendisi doyururdu. Hal böyle olunca da kendi yiyeceğini kendisi taşırdı.

Her gün tarlasına giden kişi belki tarlaya gidene kadar saatler alan yol yürüyebilirdi. Akşama kadar sabah yedikleriyle durması mümkün olamazdı. Aynı yolu tekrar gelip, işinin başına dönse çok zaman geçer ve iş kaybı olurdu.  Tam burada sefer tası devreye girer, çalışanı soluklandırırdı.

Hatta halen daha günümüzde de kullanıldığı vakidir. Asıl değeri şehir tolumu olmadan önceydi. Günümüzde adım başı yiyecek maddeleri satan yerler var. Tarla takın işleri zaten bitti. Makineler insanı tarladan kovunca sefer tası da çekildi aramızdan.

Hem siz hiç sefer tasından yemek yediniz mi?

Çok lezzetliydi değil mi?

Dilimizin de tadını kaçırdı medeniyet(!)

Yorum Ekle