SAMİ ASLANIN ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER.

SAMİ ASLAN’IN ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER.


 


OY BİZİM ELLER


 


Çoban çuha giymiş türküler söyler,


Akdağ yaylasından koyunlar iner,


Anadan ayrılmış kuzular meler,


Ne güzeldir ne güzel oy bizim eller.


 


Amasya ovasında harman sürerler,


Toplanmışda gençler soku döverler,


Tarlada bağı tolar güzeller,


Ne güzeldir ne güzel oy bizim eller.


 


Amasya Taşova taşlıdır yollar,


Atının ayağında kalmamış nallar,


Oturmuşda bağına bir gelin ağlar,


Ne güzeldir ne güzel oy bizim eller.


 


Efsaneler,şehzadeler şehri burası,


Serin serin eser Akdağ yaylası,


Bahar gelince çiçekler açar ovası,


Ne güzeldir ne güzel oy bizim eller.


 


Özledim yar sılamı gözümde tüter,


Seher vakti ovasında keklikler öter,


Sormazlarki halimi neylesin eller,


Ne güzeldir ne güzel oy bizim eller.


 


Amasyanın vardır altı kazası,


Dünyaca bilinir misket elması,


Gurbetele çıktık ekmek parası,


Ne güzeldir ne güzel oy bizim eller.


 


Amasya-30-08-2006



 

                 UĞUR

 

                  Dileklerim yazıldı semaya doğru,

Ulaşmak istedim Rabbim yanına.


Rahmet deryasına dalıp giderken,


Aşkınla yandım, susuz kalmadım,


Nurunla açtım, gülsüz kalmadım.


 


Utanırım emrine uymasam eğer,


Gökler bile ağlar, gözyaşı döker


Umutlar tükenir, bir ömür geçer,


Rabbim sana şükür, Allahuekber.


 


                                      (İstanbul


 


 


  DÖNER DÜNYA


 


Kalkıp sabah ezanıyla,


Başla günün namazıyla.


Bol kepçeli kazanıyla,


Döner dünya Allah diye.


 


Durup namaz secdesinden,


Yer al cennet bahçesinden.


İç o kevser şerbetinden,


Döner dünya Allah diye.


 


Ömrün geçmiş vah boşuna


Aklar düşmüş bak saçına


Uyan Allah’ın aşkına


Döner dünya Allah diye.


 


Geçirme ömrün boşuna


Gitmez Mevla’nın hoşuna


Seyret bak şu kainata


Döner dünya Allah diye.


 


Dinle Resullah sözünü


Bil ibadetin özünü


Kıl namazın aç gözünü


Döner dünya Allah diye.


 


  (İstanbul, 10.08.2009)


 


 


                      GERÇEK SEVGİLİYE


 


Uçup gitsem bir kuş gibi,


Mekke ile Medine’ye.


Kavuştursa Mevlam beni,


O gül yüzlü sevgiliye.


 


Ne güzeldir Mekke,


Ne güzeldir Medine.


Gitmek için oraya,


Bir yol çizdim kendime.


 


İçtenlikle isterim,


Görmeyi kutsal yeri.


Allah Allah diyerek,


İçsem keşke zemzemi.


 


Ol  Peygamber aşkına,


Sakalına saçına


Varıp yüzümü sürsem,


Toprağına taşına.


 


Vardım Hakk’a tövbeye,


Arzuhalim demeye.


Kâbe’yi ziyaretim,


Olsun bana hediye.


 


    (İstanbul,10.09.2009)


 


          KÖYE GELSENE


 


Gittin gurbet ele, mesken mi tuttun?


Özledik seni biyol gelsene.


Hiç aklına gelmez mi doğduğun yerler?


Biyolcuk çıkıp da köye gelsene.


 


Dereler artık çağlamaz oldu,


Kurudu göz pınarlarım ağlamaz oldu.


Hani söz vermiştin,gelirim diye,


Biyolcuk çıkıp da köye gelsene.


 


Bizsiz geçirdin bak, onca seneyi,


Hiç mi özlemedin, yârin Ayşe’yi,


Belli ki sevmişsin,soyka akçeyi,


Biyolcuk çıkıp da köye gelsene.


 


            (İstanbul, 12.12.2009)


 


 


               TAŞOVA’M


 


Taşova’nın üstünü bürümüş duman,


Bu ne sevgi böyle sanki bir bayram.


Gurbet elde bizlere haber salmışsın


Koştuk sana geldik, güzel Taşova’m.


 


İlçeler içinde Taşova’dır adın,


Bamya Festivali ile başkadır tadın.


Gelince bahar mis kokar bağın,


Koştuk sana geldik, güzel Taşova’m.


 


Gurbet elde hasretinle geçer ömrümüz,


Sana gelince, huzur bulur gönlümüz.


Çağırmışsın bizleri gurbet ellerden,


Koşarak sana geldik, güzel Taşovam.


 


                     (İstanbul, 10.12.2009)


 


 


       ZOR DEDİ BANA


 


Tutuldum dikenli bir gül dalına,


Ateşten kor koyup gitti bağrıma.


Çöllere düştüm Mecnun misali,


Sürükleyip de gitti, beni ardına.


 


Ulaşmak istesem de aşkın hazına,


Var git sevdiğim, var diyor bana.


Boynumu büküp elveda derken,


Seninle olmamız zor diyor bana.


 


                 (İstanbul, 09.12.2009)


 


 


             O SANA YETER


 


Semadaki bütün yıldızlar sönse bile,


Korkma, o yıldızları söndüreni düşün.


Dalıp gitme dünyanın boş hayallerine,


Dünya’yı durmadan döndüreni düşün.


 


Kainatı yaratmış yüce Yaradan,


İçine koymuş binbir çeşit canlıdan.


Vahiy Muhammed’e, Yüce Allah’dan


Hakikatı oku, öğret diye Kur’an’dan.


 


Kendini bilmeyen, anlamaz laftan,


Bilmez ki bizler, var olduk yoktan.


Uyumaz melekler, gece ve gündüz,


Müjdeler getirir, verirler Hakk’tan.


 


Gerçek bir dostu ararsa gönlün,


Kâinatı yaradan, Allah var yeter.


Hakikatı öğrenmek isterse dilin,


Kur’an’ı Kerim var, Resulullah var,


Onu oku, onu anla, o sana yeter.


 


               (İstanbul, 04.07.2009)


 

Yorum Ekle