REKTÖRLERİMİZ ve 2060 YILLIK KÖPRÜMÜZ…

Pontus Kralı 6. Mithridates tarafından milattan önce 35 yıllarında yaptırılan 2060 yıllık dalgakıran dubaları ve kesme taş işçiliği ile zirve yapmış sanat eseri köprü 1980’li yıllara kadar kullanılmıştı. 6. Mithridates döneminde Amasya’yı Niksar’a bağlamak amacı ile yapılan bu köprünün yanı sıra bir de Kale yaptırılmıştı. 21 asır önce bölgede Erbaa bile yokken Suna şehri Uluköy yine de 1500 yıllık bir yerleşim merkezi idi. Yavuz Sultan Selim’in İran seferinde geçtiği bu köprünün 100 metre kuzeyine 1985 yılında Amasya Köy Hizmetleri Müdürlüğünce çelik kontrüksiyon Boğazkesen  köprüsü  yapıldı.

Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Amasya ve ilçelerinde görev yapan ulusal ve yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek  17 Haziran 2019 Pazartesi günü bir toplantı yapmıştı. Toplantıda söz alan sitemiz editörü Ahmet Günaydın, 2060 yıllık tarihi köprünün özelliklerinden bahsederek, köprünün aslına uygun bir biçimde restorasyonunu gündeme getirdi. Bu tadilatın ilçemizde 5 yıldır ulaştırma ve lojistik bölümlerinde akademik eğitim veren Taşova Yüksel Akın Meslek Yüksek okulu için anlamlı bir hizmet  olacağını ifade eden Günaydın, bu güzel hizmetin bu yörenin evladı olan Rektörümüze çok yakışacağını ifade etti.

Amasya ve Tokat il sınırında bulunan ve resmi statüye göre yarısı Taşovamızın Andıran, yarısı Erbaa’nın Kale köyü sınırları içerisinde bulunuyor. 2018 yılı Kasım ayında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Bünyamin Şahin’de yine Uluköy doğumlu olup, Taşovamıza önemli bir fırsat doğmuş durumda.

Amasya Üniversitesi Rektörü Uluköy doğumlu Prof. Dr. Süleyman Elmacı; Köprüyü ve bölgeyi çok iyi bildiğini, ayaklarından birinde çok büyük tahribat olduğunu, İstanbul Üniversitesi ile diğer üniversiteler ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde tadilatın yapılabileceğini söyledi.

Tarihi Boğazkesen köprüsüne beş kilometre uzaklıktaki Uluköy, Andıran ve Mülkbükü üçgenindeki Kabayar Höyüğü,  Onbin yıl öncesine dayanan bir tarihe sahip olup, İlk Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Geç Demir Çağı ve Helenistik Çağa ait çanak ve çömlek parçalarının bulunduğu Kabayar Höyüğünde 1940’larda bulunan Sonusa Vazosunun özelliği: Pişmiş topraktan yapılmış, kuş gagası ağızlı formlu, tek kulplu, sivri dipli kaidelidir. Milattan Önce 1650-1500 Eski Hitit Dönemine ait olup, Sonusa Kabayar höyükte 1940’lı yıllarda bulunarak İstanbul Arkeoloji Müzeler Müdürlüğüne teslim edilmişti. Halen bu Müzenin Şark Eserleri Bölümünde Sonusa Vazosu adı altında sergilenmektedir. Vazo 30,4 cm. yüksekliğinde, 11,1 cm. genişliğinde olup, vazonun tarihi 4000 yıl öncesine kadar dayanıyor. Çevresinde bir çok milattan önce tarihi yapıların bulunduğu bölgede İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Doktor Şevket Dönmez, dönemin ilçemiz Kaymakamı Kudret Kurnaz’ı 30 Eylül 2017 günü makamında ziyaret ederek Alpaslan köyünde medfun Seyyid Nureddin Alpaslan türbesini ve toprak altında kalan zaviyesi ile bölgemizdeki tarihi yerleri gezmişti.

İlçe merkezi dışındaki dört bir yanımızdan adeta tarih fışkırıyor ama biz hala değerini bilmiyoruz. Uluköy’deki tarihi Sinanpaşa camii, Kurşunlu camii, Ergüneş Baba türbesi, Alpaslan Müzesi, Geydoğan Baba, Roma dönemine ait Karsavul Zana Hamamı, Tekke Seydi Vakkas türbesi, Felenbel (Hüvelenkale), Selçuklu dönemi Kalekale Hamamı, Aşağıbaraklı camii, Boraboy’daki Bizans dönemine ait hamam, Özbaraklı kalesi, zindan ve kilisesi Roma dönemine ait gözetleme kulesi Esençay, Ballıca’daki (Darma) Etiler dönemine ait şehir höyük, tümülüs ve kilise kalıntıları.

Ne olur dünya mirası bu değerlerimize sahip çıkalım. Sahip çıkarsak Taşovamız çok daha farklı olacak…

Not: İlçemizdeki tarihi yörelerimizle ilgili bilgi ve görsellere, sitemin İlçe Rehberi bölümündeki tarihi yerler ve Evliya ve Türbeler bölümünden ulaşabilirsiniz.

 

 

Yorum Ekle