RAMAZANA VEDA…..

Bugün bayram…. Hüznün ve sevincin bir arada yaşandığı ender günlerdendir bayram günleri…..



Hele de Ramazan Bayramı olunca insan; 29 gün boyunca manevi bir yaşam tarzından bir anda uzaklaşıp, normal yaşama uyum sağlamada elbette sıkıntılar yaşayacaktır…Önemli olan Ramazan ayı içinde kazandığımız güzel alışkanlıklarımızı aynen devam ettirebilmek…. İnsanları kırmadan, dökmeden ve incitmeden yaşamasını becerebilmek…


 


Ramazan ayı içinde Taşovalı insanımızın çoğu manevi bir atmosfer içinde huzurlu bir şekilde oruçlarını tutmuş ve teravih namazının coşkusunu birlikte yaşamıştır..


 


Kadir gecesinde ve sonraki günde ise Ramazanı duygulu ve anlamlı bir programla da yolcu etmişlerdir….


Kadir gecesinde Medya Fm ise; Taşova’da iftar çadırından canlı yayın yaparak, ilçemizin tüm Dünyada seyredilmesine ve tanıtımına büyük katkı sağlamıştır. Turan Canik kardeşime ve ekibine binlerce teşekkür ediyoruz… Ayrıca bu programda sunucu kardeşimiz Kasım Alper Özdemir harika bir sunuculuk örneği yanında gecenin ruhuna uygun olarak okuduğu şiirlerle de tüm Taşova’lıların gönlünü fethetmiştir….



 


Büyük küçük demeden herkese ve her kesime mikrofon uzatarak bu konuda ne denli ehil olduğunu da ispatlamıştır….


 

Ne derseniz deyin arkadaş; Kasım kardeşimizin Amasya ve ilçelerini tanıtmak için verdiği uğraşı her zaman takdir etmişimdir….


 


Eleştirmek kolay, fakat bu uğurda fedakarlık çok zor biliyorum…. Kim Taşova için katkı sağlamışsa o zat benim için çok değerlidir…


 


Çoğu kez iftar çadırlarına bizzat bende giderek, Taşovalı her kesimden kardeşlerimle birlikte olup, oruç açmanın hazzını yaşamış biri olarak bu iftarları veren başta Taşovalı esnaf ve dışarıdaki iş adamı kardeşlerime Taşovalılar adına şükranlarımı ifade etmek isterim..


 


Sadece bir konu kafama takıldı. Esnaf ve Kefaletin iftar çadırında verdiği  yemeğin siyasi bir şova dönüşmesini ise hiç etik bulmadığımı da özellikle  belirtmek istiyorum…


 

Ayrıca  çoğumuzun bilmediği bir husus daha var. Bazı Taşova’lı işadamlarımız; Taşova dışında belde ve köylerde de iftar yemekleri vererek bu manevi ayın bereketinden feyizlenme yarışı içinde olmuşlardır…


 

Onlardan da Allah razı olsun…


 


İftar çadırının gizli kahramanlarından bahsetmeden geçmek elbette ki olmaz…..


 

Baş aşçımız Hamdi ve ekibinin yanında görevli olan belediye personeli ve teknik ekipte görevli  CESARETTİN TUZLA ve Tevfik Öztürk’ü de özverili çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum…


 

İftar öncesi ve sonrasında okuduğu dualarla tuttuğumuz oruçları taçlandıran SAMİ HOCAMIZA da ALLAH’TAN uzun ömürler diliyorum….


 


Böyle mübarek bir ayda bizi üzen olaylar da oldu… Aramızdan kayıp giden-bizlere veda eden ve ahirete intikal eden tüm kardeşlerimize de ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM..


 

Hepsi bizim için değerli elbette.. 


 

Lâkin, ALİ UYSAL ağabeyin benim ilk dişçim olması bakımından yüreğimde-kalbimde yeri ve önemi bir başka elbette…..    


 

Sevecen, güler yüzlü ve esprili kişiliği ile tanıdığım rahmetli Ali ağabeye karşı duyduğum sevgi ve saygı; baba dostu rahmetli Mustafa Amcanın oğlu oluşundan mı kaynaklanıyor acaba ? diye de kendime sormuyor değilim hani……..


 

Mekânın Cennet olsun, nur içinde yat ALİ AĞABEY….


 


Böyle kasvetli bir giriş sonrasında çoğunuzun bana homurdandığını da duyar gibiyim. Dedim ya, bayram hem sevinci hem de hüznü çağrıştırır..


 


Rahmetli Yarbay Amcanın oğlu Ali’ye de söz vermiştim….. Eski günlerle birlikte harmanlayıp yazı yazacağım diye…. Sözümde durmalıyım artık.  Ali Darıcı kardeşim; çocukluk günlerinden bahset diyor …….


 

Aliciğim: siz; Yeşilırmak, biz de Yemişhen Mahallesindeki evlerden naylon torbalar elimizde şeker topladığımız çocukluk günlerini  yaz diyorsun bana biliyorum.. Peki şimdi çık dışarı bak bakalım… Kaç çocuğun elinde naylon poşet var..


 

Şeker için kapını kaç çocuk çaldı.. Kent ve zambo sakızlarını çiğneyen çocukları görebildin mi?  Ya da çember ve totik çeviren varmı?


 

Bakkaldan GABARCUK alana rastladın mı? Git bakalım Fahrettin Abi’ye kırık leblebi satıyormu ? Erden şekeri bile tarih oldu..Horoz şeker zaten yok…   Allah’tan lokum ve kaymaklı bisküviler duruyor……


 

Peki Ali’ciğim  Bayram harçlıklarını alıp yazlık sinema da film seyretmek için bilet kuyruğunda olan varmı ?



 



Artist ya da kulüp oynayanlar nerede? Şimdiki çocuklar bizim gibi değil be Alim..  Alt-üst-orta-birinci ortayı bile bilmezler…


 

Bayram tebriği alan – ya da yazana rastladın mı ?   Asma suratını işte şimdi …..


 

Şimdikiler; onun yerine  cep telefonu ya da mail yoluyla haberleşiyorlar….Elbette teknolojiye ayak uydurmak gerek.  Fakat sağlığımızı koruyarak, teknolojiyi amacı doğrultusunda kullanarak…


 


Ha! sahi ya mektuplardaki sıcaklığı maillerde bulanınız var mı ?


 

Bu yazdıklarım; Eski nesilleri yani biz yaştaki insanların bir kısmını hüzne boğacak biliyorum……


 

Olsun …Arada böyle stresli ve karamsar tablo üzerine kurulu yazılardan sıyrılıp eski güzel günleri anmadan da geçmek  hiç olmazdı..


 


Evet, acısıyla tatlısıyla bir RAMAZAN AYINI daha idrak ettik ve uğurladık…..



Vedalar; her daim zordur.. Ramazan ayına veda etmekte bizler için kolay değil biliyorum… ..


 

Fakat bugün  bayram ve Bayramlar ; Ramazan ayını anlamına uygun bir şekilde yaşayanlar için bir mükafat olarak bizlere sunulmuştur….


 

Bayram da; kabirleri, hastalar ve büyüklerimizi ziyareti ihmal etmeyelim.


 

Yetim çocuklarımızın başlarını okşayıp, onlara sahip çıkarak bayramı bayram gibi yaşamaları için elimizden gelen tüm gayreti gösterelim..


 


Ne mutlu bu günleri anlamlı bir şekilde yaşamayı beceren insanlarımıza……….


BAYRAMINIZI CANI YÜREKTEN KUTLUYORUM..

Yorum Ekle