Ömrümün cümbüşü

http://www.facebook.com/cupraengin

 

Ömrümün cümbüşü



Ne çabuk geçti bilmem ki ömrümün cümbüşü


Ne çabuk soldu bilmem ki gönlümün sümbülü


Ne çabuk sustun ey güzeller güzelim ey şeyda bülbülü


Külümden köz yaptım kendime,yandıkça diriliyorum


Hatıraları alnından Maziyi şakağından deliyorum



Vah anam vah….




Yok şimdi dostlarımdan bir muhabbet gürültüsü


Hani nerde Sevgilimden düne dair bir aşk öyküsü…


Bu nasıl bir yalnızlıktır Bu nasıl bir hayat,


şu gönlüm kuru ekmekten de bayat….


yaşamın bu türlüsü bir ömür törpüsü…


vay anam vay…




bu ne sessizlik ya rap bu ne acı bu ne keder


bu yangında ne böyle Her yanım elem dolu hicran dolu


bu nasıl bir yazgıdır Bu nasıl bir kader,………


kim demiş, Bir de akıllı yanan delirmez derler


kederin böylesi en akıllı adamı bile deli eder



ah anam ah…



demli mi demli yüreğim şimdi,Tek şekerli bir çay gibi..


Zoraki alkış tutan eller,zorla duyulan fısıltılar..


Akşam sefası olmuş ,Ezbere okunan fasıllar..


Ne çabuk geçti bilmem ki ömrümün cümbüşü..


of anam of…engin aydın


*YAMANSIN EY AŞK AŞK*


 


*zaman zaman kokunu özlüyorum..


bir rüzgar esiyor


ansızın yanımdan gelip geçiyor


sen geldin sanıyorum selvim


rüzgar esip gidiyor


sen kalıyorsun kokun kalıyor…


 


Özledim
Hem de çok özledim
Sen öyle Özlediğime 
bakma benim
Umursuzluğundan 
çok biriktirdim yüreğimde
aklıma her gelişinde
bir iki tanesini bozduruyorum
ne özlem kalıyor ne hasretim
özledim….


hem de çok..


 


*Alev alev yanmadıktan sonra


Mevlana gibi,
Artık dönsen ne Dönmesen ne….


 ama dön,


 ben ölüyorum..


 


*Ne öldüğümü biliyorum,


Ne yaşattığımı seni,


Belli ki Birimiz diri,


Kesin ölü ikimizden biri….


 


 bilmiyorum….


 


 


*Bir gülü güldürmek için,


şebeklik yapmaya gerek yok,


şebeke kuyusundan da olsa,


elinde bir ibrik su bulundur yeter…


gülün gamzelerine gam yükleme…


 


diyorum bazen..


 


ve sihirbazlığı bırakıp


çıkıyorum bir sirkten..


palyaço olmaz ben gibi bir adamdan..


canbazlıgı sevmezsin biliyorum..


ben de pembesini


sevmem rüyaların..


 


ve yer trabzon


sanki bu son


 hayatın tam gerçeğindeyim..


 


 


 *Buranın martılarını beğenmedim.


bir acayip bakıyorlar..
daha hiçbirini yemlemedim.
belki ondan böyle tuhaflar…


 


istanbulun denizi maviydi


martıları yadımdan kalma,


bu denizin dibi simsiyah


Karadeniz işte ne olacak adı kapkara…*


 
yemedim içmedim…


senden sonra,



 


*Öyle zayıfladım ki,


küçük bir zarfa sığdırdım kendimi,


ayaklarımı bile aldım içeri,


varımı yoğumu kolumu bacağımı


bütün düşüncelerimi,hayallerimi…


bir lokma ekmeği bile içim almazken..


içimden geçirdim hepsini,


içimden sen geçiyordun gülüm


yanıyordum ,suya öyle kanmışım ki,


o birine kandığım gibi..


ne böyle susadım ben 


ne böyle kandırıldım hiç..


ne böyle sustum bir mektup gibi..


sevdam mı benim?…


bir pulun ıslak dudaklarında gizli….


 


dedim,sustum kaldım öylece..


 


*Bazen kırılır ya hani insan,


hani ille de o,


ille de o dersin ya her şeye rağmen,


dökülsen de bölünsen de bin parçaya,


hani sendeki o parça var ya


işte o


 darılsan da


kırılıp saçılsan da


paçavra olsan da


 savrulan ne kadar yanın varsa


kanayan yanlarını koyup ta bir tarafa,


ve onsuzken kendini ölüme


çok yakın hissedersin ya hani..


hani çok çaresiz kalır ya insan


feryadım işte beni bu kadar dilsiz yapan…


 


susuyorum..


ve ben konuşmayı çok özledim.. 


 


yokluğunun en dayanılmaz bir anında..


kara denizin hırcın dalgaları


delirmişçesine vururken  yüreğime…


seni deli gibi seviyorumun çığlıydı bu….


 


sen de konuşma hiç..


sus ey sevgili


dudaklarını sakla sen


şimdi sakın dokunma bana..


Madem meramımı anlatamadım ben 


bari gerisini dudaklarım anlatsın……..


 ey şiirim


ey dizelerim


sen bir şarkı değil


bir ağıtsın..


o yarin gözlerinde bir gram yaş kaldıysa,


gama kedere hüzne gerek var mı hiç,


ağlayacaksa eğer,


onu bu ağıt ağlatsın..


 


 


 


Sen benden bir şey istiyorsun


senden yeni şarkılar yapmamı..


başım gözüm üstüne ey sevgili..


ilhamımın yettiği,


elimden geldiği kadar…..


 


 


 


*Yamansın aşk*


 


aylar oldu cemalini görmedim,


ne halim kaldı..


lal mı oldu senin bana bir gelin,


ne mecalim kaldı..


o gelinle muradıma ermedim,


ne hatrım kaldı..


sarı gelin beyaz gelin hoş gelin,


ne hayalim kaldı..


sımsıcacık sarılacak bir yarim,


ne eşim kaldı..


içinde salınacak yarim yok benim,


ne köşküm kaldı..


gül yüzlüm güneş gözlüm ay yarim,


ne neşem kaldı..


al yazmalım güler yüzlüm bal yarim,


ne meşkim kaldı…


 


kara deniz kara deniz oy deniz,


ne haber var ne bir biz,


kara deniz kara deniz oy oy,


ne türkü ne şarkı koy…


 


bir sel vurdu aldı gitti sevdamı,


ne bendim kaldı..


bir yel esti kattı gitti yarimi,


ne benim kaldı..


el mi oldun herkes bana yabancı,


ne benzerim kaldı..


yastayım hastayım o günden beri,


ne benzim kaldı..


senden başkasına yar mı derim,


ne tenim kaldı..


atma beni dertten dertlere,


ne ferim kaldı..


yorma beni gurbet elden ellere,


ne terim kaldı..


yarına çıkacak bir güneşim,


ne tanım kaldı..


 


kara deniz kara deniz oy oy,


ne şarkı ne türkü koy,


kara deniz kara deniz oy deniz,


ne haber var ne bir biz….söz-müzik,engin aydın


19 ağustos pazar..Trabzon


 


 


bu o zamandı..


ne şarkıydı ama


ben şarkı saydım


sen eğıt say..


ne gündü ama


saydım tam on gün olmuş..


senden ayrılalı tam iki ay..


bugün benim doğum günüm


bugün otuz ağustos


tuz buz oluşum,


sensiz bir ölüyüm


sen yine de beni yaşıyor say…


 


 


ne olduysa oldu


yaşanan ne varsa


hepsine kanaatkarım


bilirsin benim


bir tarafım allah..


onun da kanatları var


o da uçuyor diye


ben arıya sinek demem..


ben ettim ben buldum


üzdüm üzüldüm


düzdüm ovaydım


iki büklüm oldum


büküldüm 


gel demeden


el vermeden