OKULUMUZU İSTİYORUZ

Amasya Üniversitesi’nin kurulması ile gündeme gelen, şu anda yılan hikayesine dönen ilçemiz yüksek okulunun hangi safhada olduğu bilen bir yetkili  mercii varsa, lütfen açıklama lütfunda bulunsun ki,  ortalıkta rivayetler  değil gerçekler konuşulsun.      Okulumuz 2009/2010  öğretim yılına belki!..yetişecek diyenler var, açılması mümkün değil diyenler var,  gerekçe olarak Üniversite’ye gönderilen bütçe Rektör tarafından sadece Amasya’ya yeteceği, Taşova’ya bu sene gönderilmesinin imkansız, tekel binalarının ise eğitim için  yetersiz olduğu, yerine yeni bina inşa edilmesi veya tadilatı için minimum 1,000.000 YTL maliyeti olduğunu ve bununda Taşova belediyesi öncülüğünde , esnaf , sivil toplum örgütlerinin  katılımı ile yapılması gerektiğini,  hatta hayırsever  vatandaşların maddi desteklerinin beklendiği gibi bir sürü duyumlar alınmakta …..


Ben 1977/78 öğretim yılında Amasya meslek yüksek okulunda öğrenci idim. Okulumuz şimdiki Defterdarlık binasının olduğu yerde eski iki katlı bina idi… yemekhanemiz ve kafeteryamız ise  şantiye işçilerinin kullandığı galvanizli saç olan  baraka idi, o zaman Eğitim Enstitüsü de halen olduğu yerde modern bir bina idi. Okulumuzu seviyorduk oradan  tatlı anılarla mezun olduk. Adnan UÇAŞ, Fuat BURSALI, Fatih PEKER, Şükrü AYTAÇ, Zeki GÖKREM, Bekir AYDIN ..vs.


Kaldı ki şu an üniversiteye tahsis edilen  tekel binası, eski görünümlü olmasına rağmen bizim o  mütevazi  okulun yanında kıyaslanamayacak kadar kullanışlı ve modern görümündedir.


Yıllar sonra okulumuz, Amasya  Üniversitesi  kampus içinde modern hüviyetine kavuşmuştur. Problem!.. binanın yeni olmamasında, donanım eksikliğinde  veya AB standartları ise, çözüm; teferruatın arkadan gelmesi ile olur yani bunla başlayalım gerisi olur…


Milli Eğitim ile yapılacak bir anlaşma ile İmam Hatip Lisesi ile Anadolu Lisesi aynı çatı altında yıllarca birlikte nasıl öğrenim yaptı ise herhangi bir lisemizin bir katı yüksek okula rahatlıkla tahsis edilebilinir. Yeter ki ilgililer bu konuda samimi olsun. Bu konunun kesinlikle çözümsüzlüğü yoktur, var olan kararsızlık ve samimiyetsizliktir. Sudan bahanelerle oluşan bürokratik engeller, Taşova’nın geleceği üzerine konan kara mizahtır.


Yetkililerden acil olarak bu konuya ağırlık verilmesi yetersiz olan ödenek ise, ilgili kuruluşlara il vekillerimiz aracılığı ile eğer ki Taşova’yı bir nebze düşünürlerse öncelikli ödenek çıkarmaları elzemdir. Sıkıntı YÖK veya Rektörlükte ise sıkıntı aşılmalı.. Okulumuz açılmalı, beklenen maddi destek her yerden akacaktır.. Hedeflenen bir trilyonun Taşova esnafından toplanmasının mümkün olması beklenmesin… Öyle bir düşünce varsa okulumuz 2020 öğretim  yılına ancak yetişir.


Taşova tarihine altın harfle geçmek isteyen bürokrat ve siyasiler, ilçe sivil toplum örgütleri, sayılarının fazla olduğu ile övündüğümüz!.. metropellerdeki köy, kasaba  dernekleri işte fırsat, elinizi taşın altına sokma zamanı gelmiştir.


Okulumuzu 2008/2009 yılında  en az bir yüksek okulla istiyoruz.  Neden mi?..


Yüksek okul gelirse Taşova’da  eğitim seviyesi yükselecektir


Eğitim seviyesi yükselmesi, Sosyal aktivitelerin artmasını, beraberinde kültür ve toplumsal yaşamayı getirecektir


Öğrencinin ihtiyaçlarının   karşılanması için zamanla yurt, sinema, tiyatro eğlence yerlerine ihtiyaç hasıl olacağından yeni istihdamlar olacaktır.


 İstihdam olan yerde nüfus, nüfus olan yerde hareketlilik olacaktır, çok seslilikten den ziyade beyin fırtınaları esecek yeni ufuklara doğru yol alınacaktır. Sahili gözden kaybetmeye dayanamayacaksanız,  okyanusta yeni yerler keşfedemeyeceksiniz..


 İktidar partisinin  milletvekilleri Akif bey ve Avni bey lütfen.! Taşova üvey evlat muamelesinden bir an evvel çıksın!…  Taşova’da yaptırım gücü olan siyasi yetkililer, bu hedef doğrultusunda biraz kafa yorup, imkan yaratmak isteyin, YÖK’ün istediği fiziki binamız hazırdır..  Sıkıntı bürokrasi  ise, onlar  boş laf… Bürokrasi  oyalamadır, zaman kazanmadır. Bizim oyalanacak, kaybedecek zamanımız yok. Biz ilçemize havaalanı, Polis okulu, askeri birlik talep etmiyoruz.  Devasa tesisler kurulsunda demiyoruz,  sadece ve sadece okulumuzu ve devlet imkanları ile sağlanabilecek küçük kuruluşları  istiyoruz.


Derseniz ki…. Siz  üvey evlatsınız, ne verirsek onu alırsınız, yine de teşekkür ederiz … Biz  küçük şeylerle de  mutlu oluruz. Yeter ki siz rahat olun… Bizim de bir gün sözümüz olur…

Yorum Ekle