O YİRMİNCİ YÜZYILIN DERVİŞ GAZİSİYDİ…

2 Kasım 1975 yılında Ankara’ya veda ederek, Amasya’ya doğru yola çıktım. Amasya’ya vardığımda hava iyice kararmıştı. Atamam Taşova İmam Hatip lisesine yapıdığında o ilçeye gitmem gerekiyordu.
Bir dolmuş taksi ile inşaat halindeki yollardan hoplaya zıplaya Taşova’ya vasıl oldum. Oradan Ülkü  Ocağına gittim, kimseyi bulamayınca matbaada olabileceklerini öğrendim, oraya gittim. Orada Ali Rıza Günaydın (matbaacı) Nazmi Uçaş, Gönül Hayati Özkan, Abdurrahman Turan (öğretmen) Adnan Uçaş (1999 yılı MHP milletvekili) Nizamettin Aksu vardı. Halhatır sorma ve tanışma faslından sonra koyu bir sohbet başladı. Taşova’da aşırı solun çok güçlü olduğunu tedbirli olunması gerektiği anlatıldı.Orada bulunanlar bende çok müsbet etki bıraktılar. Ali abinin iş yeri ülkücülerin buluşma yeri, Ali abi de Ülkücülerin oradaki uç beyi, kültürlü, hitabeti düzgün, şair ruhlu bir ağabeyimizdi. Her gün matbaada toplanıp günün gelişmelerini değerlendirirdik. Merhum Nazmi abi, Gönül kardeşim hareketin lokomotifi idi. Sonra yeni arkadaşlarla tanıştık. Öğretmen Mevlüt Öneş (merhum), Öğretmen Celal Bayrı (merhum), biz aynı zamanda daha sonra Taşova İHL Yaptırma Yaşatma  Derneği yoneticisi idik. Mevlut bey, Celal bey, Ali Rıza abi, ben ve sınıf öğretmeni merhum Mehmet Çetin’den müteşekkil bir yönetimdi. Selami Babacan, Veysi Şentürk, merhum Tümay Öcal, sonra tanıştılarımız Ziya Alaca, Hüseyin Koyuncu vd. Gençlerden İlhan Canlı, merhum Muhittin Gündoğdu, Ferhat Günaydın, Sebahattin Günaydın isimlerini hatırlayamadığım kardeşlerimden özür dilerim. Taşova yiğit ve mert insanların yaşadığı güzel bir ilçe, her zaman saygı ile andığım dostlarım can kardeşlerim var. Ali Rıza abi, herkese yardımlarını esirgemeyen fedakar biriydi. Dost canlısıydı. Ülkücü kardeşim Davut Durak’ın şehit edilişi ile birlikte Taşova savcısının öldürülmesi ile gelişen olaylar onun Taşova’dan ayrılmasına, eski memleketi Of’a yerleşmesine neden oldu, ama buralara alışamadığı için Taşova’ya döndü, yeniden matbaacılığı icra etmeye başlamış bu işte onun en büyük destekçisi kardeşi Ahmet Günaydın olmuştur. Ali ağabey ömrünün kalanını bu topraklarda yaşamış. Burada ruhunu Allah(cc) teslim etmiş, 28 Kasım 2017, Salı günü Merkez Çarşı Camiinde öğle namazından sonra sevenlerinin omuzlarında aile mezarlığına  defnedildi. Yüce yaratıcının “Her nefis ölümü tadacaktır.” ilahi hükmü gereği o güzel insan bu dünyadan ebedi aleme göç eyledi. Beşinci ölüm yıl dönümünde bütün geçmişlerimizin rahmet ve minnetle anıyoruz. Mekanları cennet-i ala olsun.
Başta Ali Rıza abi ve tüm ölmüşlerimizin ruhları için el-Fatiha
Şamil Carus

 

Yorum Ekle