NOVUS ORDO SECLORUM

Yalan Dünya Böyle Nereye?
Nereye kadar?

Her sabah şafakla beraber kendimi ve dünyayı selamlıyorum, elimi açıp dua ediyorum.
Sonra içimden garip hisler geçiyor, duygular bir o yana, bir bu yana deli danalar gibi koşuşup oynaşıp duruyor…

Düşünüyorum!
Bu dünya böyle ipini koparmış vaziyette bir allem kullem içinde deli divane nereye doğru koşuyor?

Çok yüksek hızla hatta gözle görülmesi imkansız şekilde hareket eden kontrollü bir çark, herkesi içine almış dönüyor, çalkalıyor, sarsıyor, içini dışına çıkarıyor, düşünmeyi engelliyor, ifade etmeyi sınırlandırıyor, emanete hile katıyor, gönlünün istediği gibi koşuyor, coşuyor, taşıyor, yıkıyor, kırıyor, gülümsüyor ve bazı da güzelliğiyle baş döndürüyor…

Kim kimin yerine idare etme hakkını kullanıyor, kim kimin yerine konuşuyor, bağırıyor, çağırıyor, ürkütüyor?

Vekalet insana dünyanın ipini eline alıp arzu ettiğin gibi meydanda at oynatma hakkını verir mi? Veriyorsa bunun bir hesabı yok mu? Hesapsız, kitapsız bir dünyada, hak, adalet ve denge sağlanır mı?

Dünyanın döngüsünde, evrilip çevrilmesinde bir görünmez el önceden plan, proğram yapmış olamaz mı? Ünvanları ve adları bu kadar meşhur kurum ve kuruluş iyilik hareketi mi, kötülük hareketi mi? İyilik hareketiyse bu ölümler, zulümler, kıyımlar, savaşlar, iptidai hayatlar, salgınlar, korkular, kültürel ve sosyal değişimler, dönüşümler, yeni düzenler neyin nesi?

Benim psikolojim bozuk!
Sizin de bozuk, biliyorum. Düşünüyorsanız, hareket ediyorsanız, karşı duruyorsanız; olayların iç yüzünü görmek için baktığınız ayna mutlaka bir şeyler söylüyor olmalı…

Ürkütücü değil mi?

Para!
Hangi iş ve eylem yok ki paradan güç almadan hayatını idame ettirsin!
Ve parayı kim kontrol ediyor?

Paradan ve menfaatten güç almadan devam eden değerler vardı. Bu değerlerin gücü, kuvveti genele kapalı toplantılarda görüşülüyor, ele alınıyor, konuşuluyor, filhakika, demek ki alınan kararlara, planlara, proğramlara mani oluyor. Mani oluyor ki değersizleştiriliyor. Manevi hayat yani din, kültür, yaşam şekli, gelenek, örf, adet toptan tekelleştiriliyor…

Bu tekelleşme işine küreselleşme deniyor…

Neden acaba?

Neden acaba farklı bir söz, ifade ve duruş özellikle dünyanın geri kalanında hücuma hatta hakarete uğruyor? Dünyanın geri kalanında hücum, hakaret ve yönlendirme işini kimler üstlenip yürütüyor? Merkezi dünyanın sözleri, hareketleri, düşünceleri, yeme içme mekanları, siyasi yalanları neden hep allanıp pullanıyor? Niçin alkışlanıyor?

Ve niçin dünyanın geri kalanı merkezi dünyaya doğru yürüyor? Bin yıllara varan kültürün, adetin, örfün, maneviyatın suyu mu çıkmış?

“Bu gidiş nereye?”

Dolar!

Dünyanın rezerv parası dolar. Her yerde geçiyor ve her kapıyı açıyor. Çin’in elinde trilyon dolar değerinde hazine bonosu ve tahvil olduğu söyleniyor. Hatta kafi düzeyde dolar. Çin niçin elinde tutuyor bu evrak ve değerli kağıtları?

Dünyanın geri kalan ülkeleri de dolarla yatıp dolarla kalkıyor. Dünyanın geri kalan ülkeleri kavramını diğer ülkeler veya çevre ülkeler olarak ifade eden ekonomistler de var. Burada geri kalandan maksadım gelişmiş yani merkez ülkeler dışında kalan ülkelerdir. Parası pulu değerli, rezerv ve iktisadi yapısı güçlü ülkelerse merkez ülkelerdir…

Elinde, evinde, yastık altında, bankada dolar cinsinden para saklamayan kaç kişi var, gücü olup da…

Dolar öyle bir para ki adamlar, yıllar önce doların üstüne çizmişler planlarını…

“Bir” doların üstündeki piramit ve novus ordo seclorum kime sesleniyor?

Enver Seyhan
30.05.2020

Yorum Ekle