MAHALLEMİN IŞIKLARI…


MAHALLEMİN IŞIKLARI .


    Bu yazımda başlığa bakıpta, sakın sokak lambalarından bahsedeceğimi sanmayın..


    Ben bu satırlar da  sizlere mahallemin sönen gerçek ışıklarından bahsetmek istiyorum….

    Hazan mevsimi ne çabukta gelip geçti..Tam gazellerini döktü derken, kışın ilk haftasında bir gazel daha düştü dalından… Sanki dökemediği yapraklar için kışı bekleyen sinsi bir avcı misali…


    7 Ocak tarihi kimileri için sadece takvimden bir yaprak olarak düşünülsede, benim için 2 önemli ismi kaybettiğim acılı bir gün olarak kalacak zihnimde.. Biri babam diğeri ise mahallemizin beyefendisi, kibarlığı ve bilgeliğiyle tanınan komşumuz, akrabamız NAZIM CABA…..

    Mahallemdeki Üstad başlıklı yazıyı kendisine ithaf ettiğim Nazım ağabeyi de yakından tanımanın mutluluğunu yaşıyorum.. Kendisini bu satırlarla anlatmada yazacaklarımın ne denli kifayetsiz kalacağını bilsemde yinede mahallemizin ışığı, bilge kişisi, Türkçeyi kurallara göre konuşan bu ender insanın bazı yönlerini de sizlerle paylaşmak isterim…….


    Nazım ağabey; Taşova’mızın ilk terzilerden olup, sanat müziği ve amatör bir müzisyen olarak hep hatırlanacak belleklerde…


    Rahmetli olan kardeşleri Namık ve Kenan ağabey gibi kendiside bildiklerini yeni nesle aktarıp özellikle Ahmet Tanış’ın usta terziliğine ve Cavit Dönmez’in mucitliğine olan katkıları ise asla inkar edilemez…Her konuda kendisini iyi yetiştirmiş, genel kültürü, tarih, müzik ve siyaset ile ilgili konularda yaptığı konuşmaları ile kendisini çevresine sevdirmiş ve de kabul ettirmiştir…

    Disiplinli bir hayatı kendine düstur edinen rahmetli Nazım Ağabey’in sabah saat 5’te ışığının devamlı yanışına çok şahit olmuşumdur…Anneme bu durumu sorduğumda ise; Sabah namazı için devamlı olarak kalktığını söylediğinde bu insanımızdaki son yıllardaki değişlikliğin sebebini çok daha iyi idrak edebiliyordum…Artık mahallemde onun evinin ışığı saat 5’te yanmayacak..


    Fakat onun mahallemiz insanının gönülllerine yaktığı ışık asla sönmeyecek..Onun vefat haberini duyduğumda ise kendimi tutamadım. Çektiğim sıkıntı ve acıların bana verdiği yükü atmak istercesine ağladım ağladım….

    Özellikle yazın bizi nerde görse “Akşam gelin de semaver yakalım” demesi karşısında can şenliği arayan bu kibar insanı kırmak ne mümkün……Aydın Baba, Tekin Kılıç, Kaya Dursun ağabey ve arada sırada Cavit’in de gelmesiyle kadro tamam olurdu…İnsanlara birşeyler ikram etmekle çok mutlu olduğu gözlerinden belli olan Nazım Ağabeyin yaşına rağmen yaptığı kahve ve toyga çorbasının da tadına ise  çok az yerde rastladım…


    Her Perşembe olduğunda  elinde pazar arabası pazara gider, sokakta gördüklerine mutlaka selam vererek onlara olan saygısını ortaya koyardı.  Taşova’yı bir başka severdi. Taşova’lı da Nazım Ağabeyi…


   Ne yazıkki bu sevgi artık anılarda ve yüreklerde  kalacak….


   Nazım Ağabey ile birlikte bu zamana dek benim şahit olduğum 37 kişiyi mahallemizden sonsuzluğa uğurladık…


    Mahallemizin sokak lambalarının ışığı gece olduğunda hala yanmakta….Fakat bize bir zamanlar yol gösteren MAHALLEMİZİN  GERÇEK IŞIKLARI  ise bir bir sönüyor..

    Yalnız bir hayat sürmesine rağmen kimseye muhtaç olmadan onurlu bir şekilde yaşamını sürdürmesini becerebilen ender insanlar dan biri olan NAZIM CABA ağabeyimizi saygı ve rahmetle anıyorum…


MEKANIN CENNET OLSUN….KİBAR İNSAN…SENİ ÇOK ÖZLEYECEĞİZ……

Yorum Ekle

CEVAPLA

Yorumunuzu giriniz.
Lütfen isminizi giriniz.