KÖYÜMÜZDE KIZ İSTEME VE DÜĞÜN (4)

DÜĞÜNÜN ÜÇÜNCÜ GÜNÜ
GELİN ALMA GÜNÜ
Pazar günü sabah erkek evinde gelin almak için hazırlıklar yapılmaktadır. Gelen misafirler ve çevrede bulunanlar gelin almaya gitmek için toplanmaktadırlar. Pazar sabahı Düğünün üçüncü günü gelin almaya gidecek arabalar ve gelin arabası süslenir. Gelin alayına katılacak araçların aynasına ve önüne cember, eşarp, fistanlık, işlemeli havlu ve basma gibi eşyalar takılır. Burada belirtelim eskiden gelinin gelinliği ipek kumaştan  işlik üstüne yelek, altına ipek parlak kumaşdan altı lastikli pijama önünde ve arkasında iki etek denilen etek ayağında işlemeli patik çorap Başında kırmızı renkli tepesi huni şeklinde önüne doğru sarkan kırmızı duvak giyilirdi. Şimdi şehirlerde giyilen beyaz gelinlik giyilmektedir. Başına gelin teli takılmaktadır. Şimdi Kız evine yaklaşınca kız tarafı gençler yolu urgan ile keserler, gençlere bahşiş verilir urganın ipi çözülür, yol açılır, Gelin almak için kız evi önüne gelin alma gaydesi ile gelinir. Gelin alma sırasında kız başıları tarafından kapı kilitlenir, kapı parası alınarak kapı açılır, Gelinin ceyiz sandığının üstüne gelinin küçük yeğenleri oturur, damadın büyükleri çocuklara bahşişi verir çocuklar sandıktan  kalkarlar. İşlemeli gelinin yastığı yiğitbaşlarından birine satılır, oğlan evinde yiğitbaşıda kızbaşılarından aldığı yastığı küçük bir bahşişle damada satar. Gelinin kişisel eşyaları ve kalan çeyizleri bir araca yüklenir. Gelinin küçük erkek kardeşi eskiden atın yularını tutarmış, şimdi ise gelin arabasına oturur, Bir miktar para verilir. Buna gardaş yolluğu denir. Küçük kardeş arabadan iner. Daha sonra gelin ailesiyle vedalaşır ve dualarla birlikte evden kardeşi veya amcası kolunda evinden çıkarılır, gelin arabasına bindirilir, Oğlan tarafından genç kızlar kız evinden kaşık veya tabak çalarlar, Bu kaşık veya tabağı gelinin çeyizinin içine koyarlar. Gelin arabasına yengeler biner buna dünüşü binmek denir. Gelin konvoyu gelini ve bir kaç yakınını da alarak yola çıkar. Yolda çocuklar ip, bayrak veya odunla yol keserek bahşiş alırlar.. Gelin eşyalarının indirilmesi işlemi bittikten sonra Bu işlemler sürerken mehterde gelin alma havaları çalmaktadır.
Davul zurna eşliğinde gelin alma gaydesi ile oğlan evine doğru yola çıkılır. Oğlan evine varıldığında gelinin eşyaları indirilir. Gelin arabası biraz dolaşır, oğlan evine gelince Gelin arabadan inmez. Gelin kapıya gelince orada bulunanlar gelin arabadan inmiyor diye bağırılmaktadır. Kaynana ve kayın valide gelinin bu davranışına karşılık ona inek, tosun, koyun, tarla vs. hediye verir. Damadın anası da küpeli bakır kazan, verir buna izengülük denir. Gelin salavatlar eşliğinde arabadan inmektedir. Gelin inerken damat gelinin başından madeni para ve şeker gibi şeyler atar. Gelin eve yollanınca kaynana gelin benden korksun diye çömlek kırar, dili tatlı olsun diye eşiğe yağ bal sürülmektedir. Gelin attan inince kucağına oğlan çocuğu verilirmiş. Gelin attan veya arabadan iner, başına para şeker, leblebi serpilir. Gelin damadın kolunda merdivenden damat evine çıkarılır. Gelini içeri bırakır damat dışarı çıkar. Oğlan evi mutludur. Gelin birkaç kadın tarafından alınarak gelin odasına götürülmektedir. Damat daha sonra gelerek gelinle biraz konuşur. Daha sonra damat gelini alarak orada toplanan kadınların yanına gitmektedir. Gelinle damat orada bekleyen ve gelini görmek isteyen kadınların yanına gelirler, ellerini öperler. Damat daha sonra oradan ayrılarak bir komşu evine gider. Damadın annesi sevinçten  oynar. Yeni gelinin evinde diğer kadınlar oynar eğlence yaparlar. Akşamüstü düğüne gelen kadınların görmesi için gelinin çeyizi kız başıları tarafından oğlan evine asılır. Damadın annesi sevinçten  oynar. Yeni gelinin evinde diğer kadınlar oynar eğlence yaparlar. Akşamüstü düğüne gelen kadınların görmesi için gelinin çeyizi kız başıları tarafından oğlan evine asılır ve orda sergilenir. Gelin odası hazırlanırdı.

DÜĞÜN BİTTİ. GELENEK VE GÖRENEKLER BİTMEDİ,
DÜĞÜNÜN SON AKŞAMI
Düğün günü akşamı eğer imam nikahı kıyılmamışsa imam ve köyün yaşlıları düğün evine gelerek imam nikahını kıyarlar. Akşam yemeği yenir. Erkekler yatsı namazına giderler. Yatsı namazından sonra damadın akrabaları arkadaşları sağdıç, camiden eve gelene kadar dualarla oğlan evine gelirler Camiye giderken ve gelirken dualar, salavatlar okunmaktadır. Camiden geldikten sonra damat orada bulunanlar ve anne babasının elini öperek gerdeğe girer. Yine dualarla damadı sırtına yumruk (Zımzık) vurarak içeri Gelin odasına atarlar. Gelinle gelen gelin yengesi odadan ayrılır. Damat geline hoş geldin der. Gelin yüzünü açmak istemezse damat “yüz görümlüğü” adı altında hediye takar. Yüz görümlüğü kişinin ekonomik gücüne göre değişmektedir. Burada öncelikle gelin ve damat iki rekat namaz kılarlar ve dua ederler. Akşamdan odaya bırakılan yemekler yenir.

Gelin sabahleyin erkenden kalkar. Odayı terk eder. Yatağı akşamdan seren kadın adet gereği yatağı toplar ve bu arada çarşafa da bakar. Bunun nedeni köyümüz ve yöremizde bakireliğe önem verilmesindendir.

KEKÜL GÜNÜ
Ertesi gün kekül günüdür. Düğüne gelen kadınların görmesi için gelinin çeyizi kız başları tarafından oğlan evine asılmıştır. Gelin sandalyede oturur, köyün kadınları gelini ve ceyiz lerini görmeye gelir, Yeni gelinin evinde kadınlar oynar eğlence yaparlar.
Yöremizde gelinle damat aile içinde yüksek sesle ve isimlerini söyleyerek konuşmamaktadır. Gelinin evin büyüklerinin yanında sesli olarak konuşmaması adetine “yaşmak tutma” adeti denmektedir.

EL ÖPME
Düğünden sonra kaynana gelinini yanına alarak komşuları ve akrabaları ziyarete gider. Gittikleri yere kumaş, havlu, yazma, işleme vb. hediyeler götürürler. Evde bulunan büyüklerin eli öpülür. Eli öpülenler “Allah bir yastıkta kocatsın”, “Allah başaca sürdürsün” diye dua ederler.

ANA BABA DAVETİ.
Düğün bittikten sonra haftasına gelinle damat kızın baba evine “ana-baba daveti” ne giderler. Burada da damat konuşmaz, yemez ve içmez. “Damat Küstü” derler. Kayın babası damada  koç, düve veya benzeri bir hediye vererek onu konuşturur. Yemekler yenilir.

Köyümüz ve yöremizde ufak tefek farklılıklar göstermekle beraber düğün adet ve gelenekleri yukarıdaki şekilde yapılmaktaydı. Günümüzde köyümüzde geleneksel evlenme adetleri unutulmaya yüz tutmuş, birkaç saatlik salon nişanlarına ve salon düğünlerine dönüşmeye başlamıştır. Amacımız unutulmaya yüz tutmuş bu adet ve geleneklerimizi yeni yetişen nesillere aktarabilmektir.
Bunu başarabildiysek ne mutlu bizlere…
Hazırlayan: Ahmet Şimşek                SON

Yorum Ekle