KENELERE KARŞI DUYARSIZLIK ORTADAN KALDIRILMALI

0

Ülkemizde ilk olarak 2002 yılında Tokat yöresinde görülen KKKA hastalığı, önce 8 ile yayılmış daha sonra riskli il sayısı 36’ya çıktığını söyleyen Amasya Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr Nurdoğan Karadağlıoğlu içinde bulunduğumuz mevsim itibarı ile KKKA hastalığı ve bu hastalıkta vektör olan keneler konusunda kamuoyunda panik havası sezilmekte olup, kaygılar giderilememiş görülmektedir.Dedi. Karadağlıoğlu benzeri kötü örneklerinde olduğu gibi, yine konunun uzmanı olmayan hatta konuyla ilgili herhangi bir eğitim almamış meslek mensuplarının yaptığı açıklamalarla kamuoyu yanlış yönlendirilmekte, bilgi kirliliği devam ettirilmektedir. Bilime dayalı olmaksızın bilinçsizce alınan önlemlerle, bir taraftan insan sağlığı riske edilirken, diğer taraftan ilgisiz canlı türleri yok edilerek doğada geriye dönüşümü olmayan hasarlara yol açılmakta olduğunu söyledi.

         Özellikle sağlık personeline iyi bir şekilde eğitim vererek gelecek olan vakaya daha bilinçli davranmasını sağlamalıyız diyen Dr. Karadağlıoğlu, insan hayatı söz konusu olduğundan Türkiye’de KKKA hastalığından korunmada öncelikle, kenelere karşı kişisel korunma önlemleri eğitimle aktarılmalı, özellikle kırsal kesimde yaşayan insanlarımız tehlike hakkında bilgilendirilip, kenelere karşı olan duyarsızlık ortadan kaldırılmalıdır. dedi. Çıplak vücut ile açık alanlara giderken, el ayak gibi açıkta kalan yerlerimize haşere kovucu losyon sürmeliyiz. Kişisel korunma için gerekli kene uzaklaştırıcı ve öldürücü ilaçlar hekim kontrolünde kullanılmalı, bu hizmete kolay ve ücretsiz erişim organizasyonu hükümetçe sağlanmalıdır diyen Karadağlıoğlu açıklamasına şu şekilde devam etti; kene ısırığı ile karşı karşıya kalındığı zaman öncelikle kenenin çıkartılması bunun için kene üzerine zeytinyağı, sabunlu sıvılar gibi materyallerle girişim yapılmamasıdır. Bu gibi işlemler kenenin kusmasına neden olacak ve kenenin taşımış olduğu virüsün daha fazla miktarda ısırılan kişiye bulaşmasına yol açacaktır. Bu nedenle kenenin çıkartılma işlemi uzman kişi tarafından yapılmalıdır. Sağlık personeli yanı sıra kene enfestasyonuna maruz kalma konusunda risk grubunda yer alan, hayvancılıkla uğraşanlar, mezbaha çalışanları, çiftçilikle geçimini sağlayanlar, kırsal kesimde yaşayanlar, avcılar, kırsalda görev yapmak zorunda olan askeri personel ve veteriner hekimlere kene ve keneden korunma hususlarında eğitim /hizmet içi eğitim verilmelidir. Çevre kirliliği oluşturacak ve ekolojik dengenin daha da bozulmasına yol açabilecek geniş alanlara kimyasal atılmasından kaçınılmalı, çevre ilaçlaması, vektör kene açısından riskli olan küçük mesire yerleri ve piknik alanları ile sınırlı tutulmalıdır. Hayvanlar üzerinde kene mücadelesi yapılırken ete ve süte geçmeyen ve veteriner hekimlerce önerilen ilaçlar ile uygulama yapılmasına özen gösterilmelidir. İlköğretim müfredatına hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar ve korunma yollarını anlatan dersler konulmalıdır. dedi. Amasya Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr Nurdoğan Karadağlıoğlu Sonuç olarak kamuoyuna, çevre ilaçlaması yapılarak kenelerden hemen kurtulacağımız izlenimi verilmesinden kaçınılmalıdır. Kenelerle, uzun yıllar birlikte yaşamak zorunda kalabileceğimiz, bu nedenle de keneyle mücadele ve korunma önlemlerinin süreklilik arz etmesi gerektiği ve mücadelede hiçbir önlemin tek başına yeterli olmadığı bilinmelidir. Dedi.







 

 

Yorum Ekle