GEBRAN MAHALLELERİ Amasya

0
155
Amasya’da bugün de yaşayan bir mahalle var; “Üçler Mahallesi.” 1520’de ismi “Üçler-i Kebir” mahallesi olarak geçer. Adını Çelebi Mehmet devrinde yaşamış üç ulu zattan alır. Bunlar: Feyzullah Çelebi, Yakup Çelebi ve Sofi Bayezıd. Mahalle 1520’de 26 hane ve 1576’da ise 63 hanedir. Hane, Osmanlı’da vergi nüfusunu ifade eder. (BA. TD 387/A.Şimşirgil.)
Gebran ve Yahudi Mahalleleri:
Vartan Mahallesi:
1520’de 53 hane, 1576 yılında ise 61 hanedir.
Çadırcı / Papas Mahallesi:
1520’de 33 hane ve 1576’da 18 haneden ibarettir.
1576 yılında adlarına tesadüf edilmeyen Bulak mahallesi 1520 yılında 73 hane, Anderyas mahallesi ise 63 hanedir.
Galiba ki bu mahalleler, 1576 yılında Suvadiye adıyla ve 93 hane olarak kayıt edilmişler.
Nasara Cemaati:
Cemaat olarak kayıt edilmişler. 1520 yılında 73 hane ve 1576’da ise 13 hanedir.
(BA. TD. 387 / A. Şimşirgil.)
Elbette devr-i alem olur, toplum kendi içinde değişim ve dönüşüm sağlar. Sosyal, ekonomik ve güvenlik nedenlerine bağlı olarak göçler meydana gelir. Mahallelerdeki hanelerin artış ve eksiliş nedenlerinden birisidir. Tabii ki idari yönden de uygulamalarda, mahalle nüfusunda ve hane sayılarında artış ve azalış görülür.
Yahudiler:
1520’de 21 hane olduğu kayıtlı iken, 1576 yılında kayıtlı 38 hane görülmektedir.
Hane ve nüfus konusunda, 1525 yılında Amasya’nın 5’i gayrimüslim olmak üzere 55 mahallesinde yaklaşık 8.000 nüfus ikamet etmektedir. Bu sayının 2.000 kadarı gayrimüslim nüfustur.
1831 yılında Sivas vilayetine bağlı Amasya Sancak merkezinde, 4326 müslim erkek nüfus, 2053 de gayrimüslim erkek nüfus olmak üzere toplam 6.379 kişi yaşamaktadır. Bu kadar da kadın, hasta ve yaşlı olduğu varsayımıyla nüfus iki katına çıkar.
Köylere gelince:
1847 yılı Cizye defterinde, Rum nüfus olmak üzere Zana’da 35 hane, Ziyere’de 24 hane ve Fındıklı’da 2 hane yerleşiktir. Toplam 61 hanede
305 nüfusun yaşadığı kayıtlıdır. (GOPÜ.Dergi. 2016/ Prof. Dr. G. Eken ve H. Şen.)
Osmanlı’da, gayrimüslimler, gebran veya zimmet ehli veya zımmi sıfatıyla anılırlar. Yaşam, can ve mal güvenliği için devlete cizye vergisi verirler. Tanzimat Fermanı’yla hukuki alanda çeşitli düzenlemeler yapıldı. Tanımlar ve tarifler değişti. Islahat Fermanı ise ülkemizde daha ileri düzeyde, hürriyet anlamında değişim ve dönüşüm süreci başlattı. Düzende başlayan yenilikler, değişimler ve inkılaplar Cumhuriyet ile birlikte devam etti.
İktisat Tarihi der ki: “Medeniyetler de insanlar gibidir. Doğarlar, gelişirler, büyürler, hüküm sürerler ve yok olur giderler!” Yani ölürler ve hatıraları yaşar veya yaşamaz.
Enver Seyhan
30.04.2026

Yorum Ekle

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz