Fatih’e Selam Olsun

İstanbul’un Fethinin yıldönümü münasebetiyle 34 yıl önce ( 1986 yılında) Lise’de iken okuduğum; Yahya Kemal Beyatlı’ya ait “ Yeniçeriye Gazel” adlı bir şiir bu gün hatıralarımda tazeliğini hala koruyor…

O gün Osmanlı Türkçesi ile, yani orijinal haliyle okuduğum dizelerin ikinci kıtasındaki;

“Ey leşker-i müfettihü’l-ebvâb vur bugün
Feth-i mübîni zâmin o tebşîr aşkına”

Mısrasındaki sözlerin manası biraz Osmanlıca ve Arapça bilmem ve aldığım eğitim münasebetiyle hafızama nakşetmiş. Hala o şiirin anlamını yaşıyor ve özümsüyorum yüreğimde. Tabi ki bu günün Türkçesi ile şiiri özümsemek ve anlamak hepimizin için bir hayli zor.

Bu yüzden günümüz Türkçesi ile sadeleştirilmiş haliyle ( yani bu gün rahat rahat anlayabileceğimiz şekliyle) sizlerle paylaşmak istiyorum bu şiiri sizlerle…

Yeniçeriye Gazel

Vur Ali’nin elindeki kılıç aşkına
Duası gökleri tutan pir aşkına

Ey kapıları açan ordu, vur bugün
O apaçık fethi haber veren müjde aşkına

Vur küfrün dünyasına hilalin yükselmesi için
Gelmiş bu cihan fatihi süvari aşkına

Düşsün çelengi Rum’un, eğilsin Frenk’in başı
Vur, Türk’ü gönderen ilahi el aşkına

Son gücünle vur ki açılsın bu surlar
Şafak hücumunda duyulan tekbir aşkına

Yâ Settâr, yâ Cebbâr, yâ Gaffâr
Yâ Allâh.

Yahya Kemal’e ait bu dizeler, o gün yaşanan hadisenin yıllar sonra şairin yüreğindeki tezahürü aslında. Şair olmak demek, o şiiri yazmak değil yaşamakmış meğer, şimdi daha iyi anlıyorum. Bu gün 567 yıl geçmesine rağmen, Yahya Kemal’den Montaj tekniği ile yazıma eklediğim bu şiiri, manası ile birlikte aktarma fırsatını bulduğum için ayrıca çok mutluyum.

Ayrıca,

Ayasofya’da okunan Fetih Süresi bu günün ayrı bir heyecan bizler için…

Bu meseleyi aslında yazıya eklemeyi pek düşünmemiştim. Ancak satırlar ilerledikçe, Kavala’da İbrahim Paşa (Church Agiou Nikolaou )Camii’nin minaresinin yıkılarak “Çan Kulesi “ yapılması bu yazıya, bu meseleyide ekleme düşüncesini zihnime düşürdü bir anda. Gidip yerinde görme fırsatını da bulmuştum bir kaç yıl evvel. Neyse ki Cami olduğu gibi duruyor yerinde şükür. Sadece minaresi yıkılmış ve minarenin yerine kilise çanı yerleştirilmiş. Orijinali Cami olan bu mabedimiz Kilise’ye çevrilmiş durumda. Ezan sesinin yayılması gerektiği minaresinden ne yazıkki her pazar sonradan yapılan çan kulesinden “Ding-dong” sesleri yüreğimi burkmuştu.
Ve hala utanmadan sıkılmadan burada ibadetlerine devam ediyorlar. Ne diyelim yüce İsa affetsin artık onları da. Ayasofya’da o zaman kimseyi rahatsız etmesin.

Niye Ayasofya’da okunan Fetih Süresi” Yunan’ı rahatsız ediyor anlamış değilim. Önce kendi yaptıkları provakatif uygulamalarından vazgeçsinler. Hala Balat’ta ki Rum Ortadoks Kilisesi Fetih gününde olduğu gibi açık ve Fatih’in fetvasında olduğu gibi taze, ibadetlerini o gün gibi Fetih olmamış gibi yapıyorlarsa çok müteşekkir olmalılar Türklere…

Hz.Muhammed’in bir hadisi ile hareket eden nice Fatih’lere selam olsun. Fethi Mübine, selam olsun…

O apaçık fethi haber veren müjde aşkına selam olsun.

Selam olsun…

Yorum Ekle