DAVUTOĞLU MİSYONU

DAVUTOĞLU MİSYONU

.
Ömer CELEP
.


2002 Yılında Recep Tayyip Erdoğan’la başlayan AK-Parti rüzgarı bundan böyle yeni başbakan Ahmet Davutoğlu ile devam edecek.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı makamına çıkmasından sonra yerini Davutoğlu’na bırakmasına kimileri “atanmışlık”, kimileri; kukla v.s. gibi sıfatlar izafe etse de, onun esasında inandığı idealin gerçekleşmesi için fedakarca çalışan bir misyoner olduğunu görmek ve anlamak mümkün.

Ertuğrul Gazi anma ve Yörük şenliklerine katılması ve orada yaptığı konuşmayı biz çok önemsiyoruz.


Birlik-beraberlik, Mevlana icazeti, Eba Eyyüb el Ensari duası, Ahmed i Hani ve Hoca Ahmed Yesevi himmetiy ve Alâddin Keykubat azim ve dehasıyla yola devam edecekleri yönündeki vurgu ve beyanı şimdiye kadar her başbakandan beklediğimiz ama hiçbir başbakandan duymadığımız mesajlardır.


Başbakan bu ifadeleriyle bize esasında birlik halkasının sınırlarını çizmekte ve birlik-beraberlik adresini alenen ve herkesin anlayabileceği bir eda ve ses tonuyla ilan etmektedir.

Bu çağırıyı kimileri samimi, kimileri gayri samimi bulabilir. Bu bir tercih ve bakış açısı meselesidir. Ancak insanların söylediklerinin samimiyet derecesini test etme hakkımız olmasa bile inanmak gibi bir tercih hakkımız vardır. Bize göre sayın başbakan ifadelerinde son derece samimidir ancak; başarılı olup olamayacağı tartışılabilir.


Şu anda zaten bizim söylediklerimizin sınırı da başlangıcın değerlendirilmesinden ibarettir.

Bu kadar iddialı ifadelere sahip insanlara fırsat vermek ve ona şans vermek gerektiği kanaatindeyiz. Her türlü ön yargılardan üste düşünerek, durup beklenilmesi ve görülmesi düşüncesini taşıyoruz.

Sözünü ettiğimiz şahsiyetlerin tamamı hakkında bilgi uzunca yer meşgul edeceği düşüncesiyle sadece Hoca Ahmed Yesevi hakkında birkaç cümle söylememize izin verin lütfen!


O büyük mutasavvıf Türk dünyasının baş şeyhi, Türk dünyasının ufkudur. Türk gelenek ve göreneklerini İslam potasında eritip, İslam çerçevesinde şekillendiren ve o töreleri adeta İslam “can”ının tabutu nesnelliğinde yaşatmaya cevaz veren bir dahidir. Anadolu’nun İslamlaşmasında çok büyük pay sahibi olan, Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektâş-ı Veli gibi dehaların tarikat zincirlerinin ilk halkasının Hoca Ahmed Yesevi olduğunu da biliyoruz.

21. Yüzyılın hemen başında gelen bir başbakan düşüncesini, hedefini ve yolunu bu çembere oturtmuşsa, bu ülkede yaşayan herkes başını iki eli arasına alıp, etraflıca ve biraz da derince düşünmesi gerektiğine inanıyoruz.


Kısaca söylemek gerekirse “bu adama biraz kredi açmak” gerektiğini düşünüyoruz.

Başbakanın bu ifadeleri, doğrusunu isterseniz beni çok heyecanlandırdı. İnşallah yarınımız bu günümüzden daha iyi ve daha mutlu olur.

Eğer başbakanın sığındığı manevi güç odakları olan o kutup insanlar ise ve tuttuğu yol onların yolu ise ki, en azından şimdilik öyle gözüküyor, onu izlemeye devam etmek gerek.

Duamız milletimizin; dünyanın efendisi olması yolunda gayreti olanlaradır.

Yorum Ekle