Ahmet Günaydın
Boğalı Dağı Maden Arama ve Sondaj Faaliyetlerine Karşı Halkın Ortak İradesini duyurmak adına Taşova Meydanı (eski Dene Pazarı)nda 30 Nisan 2026 Perşembe günü saat 12.30’da Boğalı eteklerinde yer alan köylüler ve muhtarlar ile diğer muhtarlar, Siyasi parti yöneticileri, Sivil Toplum Kuruluş temsilcileri ve vatandaşların katılımıyla Bir Basın Açıklaması etkinliği düzenlendi.
Etkinlik kendi tabiri ile ”Muhteşem Boğalı”’nın avukatı Selim Saray’ın açıklaması ile başladı.
Daha sonra Basın açıklamasına ellerinde pankartları ile kadını, yaşlısı ve genciyle slogan atarak giren ve en büyük katılımı sağlayan Esençay kasabasından Arif Şahin’in Basın Açıklamasını okuması ile devam edildi:
”Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Taşovalılar, Toprağına Can Veren Köylülerimiz ve Doğasever Dostlar; Bugün burada sadece bir protesto için değil, binlerce yıllık geçmişimizi, şehit ve gazilerimizin hatıralarını çocuklarımızın geleceğini ve yaşam kaynağımız olan Boğalı Dağı’nı savunmak için toplandık. Malum olduğu üzere Ülkemizin dağları, ovaları, yaylaları, suları ve hatta özel mülkiyetler vahşi, zehirli ve yok edici kimyasal madencilik tehdidi altındadır. Bu tehditten, İlimiz merkez köy olan Yeşilöz köyümüzden başlayıp; Tokat Erbaa-Niksar sınırına kadar uzanan, bölgenin Akdağ ile birlikte ÇATI EKOSİSTEMİ olan, orman, mera ve su zengini, Yeşilırmak sulama sahasında, 24 Köyün içme ve sulama suyunu ve diğer ihtiyaçlarını karşılayan, bölge su projelerinin yapıldığı, fauna, flora ve yaban hayata sahip, Devletimiz ekonomisine sürekli katkı veren, Taşova İlçemizin güneyindeki coğrafi olarak Sakarat, yerel olarak Boğalı Dağı nın nerde ise tamamı 10 civarında ruhsatla bu tehditten nasibini almıştır. Halende MAPEG tarafından yapılan ihalelere konu edilmektedir.
2021 de Ardıçönü Köyümüz Boğalısından başlayan sürecin durdurulması ile bir-iki girişim dışında yaklaşık 4 yıldır ortam sakindi. Ancak vekil olan maden şirketleri sahiplerinin Meclisimizden çıkardıkları yasa ile sondaj açma gibi ancak çed incelemesi yapılan işlemler ÇED dışına çıkarılmış ve bu tür faaliyetler için sadece ruhsat+orman izni yeterli görülmüştür. Ruhsat sahibi HDD Şirketi 2020/2021 yıllarında Orman Kurumumuzdan izinler alarak Bölgeyi, eritici kimyasallar kullanarak çukurlar açılması, derelerin doldurulması ve izin bölgesi dışına çıkılması gibi aykırı uygulama ve işlemlerle talan etmiştir. Yeni yasal düzenlemelerden cesaret alan bu şirketin yine Orman Kurumumuzdan izin alarak talanını devam ettirmek hatta daha da kötüsünü yapmak için 20/04/2026 tarihinde güvenlik güçlerimizin sağladığı güvenlikle Bölgeye sondaj ve iş makineleri yöre Muhtarlarımıza hiç bir tebliğ yapılmadan maden arama için çıkarılmıştır. Bu Şirket; açıklandığı üzere Bölgeyi talan ederek uzun süre maden aramasını yapmış, maden varlığını tespitleri üzerine proje hazırlamışlar ve hazırladıkları proje tanıtım dosyası doğrultusunda T.C. Amasya Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nden çed gerekli değildir kararı almışlardır. Yörenin çoğunluk Muhtarlıkları ve gerçek kişiler, kararın iptali istemi ile Samsun İdare Mahkemeleri nezdinde iptal davalarını açmışlar, Davayı gören T.C. Samsun 3.İdare Mahkemesi, 2022/200-1080 Esas-Karar Sayılı İlamı ile davayı kabul etmiş ve çed gerekli değildir kararını iptal etmiştir. T.C. Amasya Valiliği’nce ve Şirketçe yapılan TEMYİZ istemi de Danıştay 6. Dairesi’nce reddedilmiştir. Dolayısı ile Şirket, süreçte arama işlemini bitirmiş, işletme aşamasına geçmiştir. Sonraki aşamaları sonuçsuz kalan ve sonraki aşamaları geçemeyeceğini bilen Şirket, maden araması için değil, maden çıkarılması için Bölgeye çıkmış ve izinler almıştır. Kurumlarımız da bu kötü ve art niyeti görememiştir. Yöre Muhtarlarımızın sayın Taşova Kaymakamı ve sayın Amasya Valisi nezdinde yaptıkları orman izninin kaldırılması talepleri yanıtsız kalmıştır. Boğalı Dağı bizim için sadece bir coğrafi isim değildir; o bizim soframızdaki ekmek, bardağımızdaki su, ahırımızdaki hayvanın merası, arımızın çiçeği, evliyalarımızın ve akıncı beylerimizin otağı, atalarımızın hatırasıdır. Bugün, bu kutsal emanete kirli eller uzatılmak istenmektedir.
“Toprağın Üstü, Altından Değerlidir!”
Daha önce verdiğimiz hukuk mücadeleleri neticesinde, Boğalı Yaylası’ndaki maden projelerinin ÇED gerekli değildir kararlarına açmış olduğumuz davaları kazandık. Yargı kararları açık, bilimsel gerçekler ortadayken; bugün yeniden 14 farklı noktada sondaj faaliyetlerine girişilmesi, yargı kararlarının ve halkın iradesini hiçe saymaktır. Şirketlerin kâr hırsı, bizim yaşam hakkımızdan daha değerli değildir!
Buradan yetkililere ve kamuoyuna sesleniyoruz:
Su Kaynaklarımızı Kirletmenize İzin Vermeyeceğiz: Boğalı Dağı, 24 köyün ve Taşova’nın can damarıdır. Yapılacak sondajlar ve patlatmalar, yeraltı su akarlarının yönünü değiştirecek, köylerimizi susuzluğa mahkûm edecektir. Siyanürle ve ağır metallerle zehirlenmiş bir toprak, geleceğimizin idam fermanıdır. Jeolojik Riskleri Görmezden Gelemezsiniz: Bölgemiz, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın doğrudan etkisi altındadır. Bu hassas coğrafyada yapılacak kontrolsüz patlatmalar ve derin sondajlar; yer kabuğunu tetikleme, heyelanları artırma ve toprak kaymalarına sebebiyet verme riski taşımaktadır. Doğanın dengesiyle oynamak, felakete davetiye çıkarmaktır! Tarım ve Hayvancılığımızı Bitiremezsiniz: Amasya’nın ve Taşova’nın bereketli toprakları, maden sahalarına kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir. Biz maden tozu değil, coğrafi işaretli dazlı fasulyesini toplamak, coğrafi işaretli bamyamızı toplamak, meyve yetiştirmek, meralarında koyun otlatmak, ürettiğimiz güvenli gıdalar ile Türkiye yi beslemek istiyoruz. Buna mani olamayacaksınız. Her Türk vatandaşının hakkı gibi; yaşam alanlarımıza dokunulmamasını istiyoruz. Hukuka Saygı Bekliyoruz: İptal edilen ÇED süreçlerine rağmen arkadan dolanarak yapılan her türlü sondaj faaliyeti gayrimeşrudur. Yasaların bizi korumasını bekliyor, hukuksuzluğun bir an önce durdurulmasını talep ediyoruz.
Değerli Dostlar;
Boğalı’nın göğsünde açılacak her yara, bizim bağrımızda açılmış sayılır. İliç’te yaşanan felaketin acısı daha tazeyken, aynı felaket senaryolarının Taşova’da sahnelenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Direnişimiz; havası temiz, suyu berrak, ormanları gür bir Taşova içindir. Boğalı Dağı’nın sessiz çığlığını tüm Türkiye’ye duyurana kadar vazgeçmeyeceğiz.
Bizler için yaşamsal ve vazgeçilmez olan Sakarat-Boğalı için talep, şikayet, dava yollarına başvuracağımız gibi bunlarla birlikte sondaj makinesinin indirilmemesi halinde indirilmesi dshil her türlü mücadele yollarına başvuracağımız kamuoyuna saygı ile duyururuz.”
Basın Açıklaması, Taşova Yerel Kalkınma Derneği Başkanı Yusuf Yücel’in katılımcılara Teşekkür konuşması ile sona erdi.
Basın Açıklamasın katılan Muhtarlar, Siyasi parti ve Dernek yöneticileri:
















